İki tür yazın türü vardır benim için. Birinci tür yazın türü sırf halkın iştahına göre şerbet veren yazınlardır. Günlük sıradan romanlardır bunlar. Bol acılı aile, aşk ve aldatma dramları işlenir. Bir de Puslu Kıtalar Atlası gibi yaşamsal örgünün bütün şartlarını zorlayan belki hiç yaşanamayacak yazınlar vardır. Sizi gerçekten de bambaşka bir dünyaya götürür.
20. yüzyıl başlarını, birinci dünya savaşı sonrasını ve ikinci dünya savaşına giden yıllarda işçi sınıfının çekmiş olduğu sıkıntıları işleyen birçok kitap okumuştum. Fakat bu kitap bende derin izler bıraktı. Bu kitabı okurken birkaç araştırma daha yaptım. Amerika, İngiltere, Fransa, Belçika işçi sınıfı hakkında. Şunu çok iyi anladım ki işçi sınıfına dayanan yönetim ancak ve ancak o zamanlar kurulabilirmiş. O zamanki işçi sınıfın hakları ile bugünkü işçi sınıfı hakları arasında dağlar kadar fark var. Kitabı okurken. Engels, Marx, Lenin gibi oturup bir komünist manifesto hazırlayasım geldi. Ayrıca o dönemki işçi sınıfı ile bu dönemki işçi sınıfını karşılaştırınca anladım ki, Sosyalizm öğretisi yeniden gözden geçirilmeli ve Marxist Leninist teoriye başka tezler kazandırılmalıdır.
Uçurum İnsanlarıJack London · Zeplin Yayınevi · 20154,553 okunma
1984 Kadar başarılı bulmadım. zorlamalarla uzatılmış konular. Bir masal nasıl uzatılırın güzel bir çalışması olmuş. Bazı çarpıcı tespitlerin günümüzde hala daha uygulanır olduğunu görmek ise şaşırtıcı. İnsanoğlu ve zekası değişmyeceğine göre bu tespitler sanırım bir 200-300 yıl daha geçerliliğini korur.
Ne diyeyim; darılmaca gücenmece yok. Beni sarmadı Sebahattin öyküleri. bana biraz basit geldi. Belki de ben artık değiştim. Yani sanırım her kitapta farklı şeyler aramaya başladım. Çok okumanın zararlarıdır belkdi.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Yer Yer bazı olaylar gereksiz yere çok uzatılmış olsa da Öykünün sonu Raif Efendi'ye büyük bir hayranlık uyandırıyor. Yani öyküde Raif Efendi adeta evriliyor. Benim için 5 üzerinden 4 lük bir kitaptı.