40 yıl sonra, Türkiye’de değişen birşeyin olmadığını görmek kahredici. Yabancı bankaların ipotekli kredileriyle üretim araçlarını kaybeden, giderek artan girdi fiyatları nedeniyle üretim yapamayan, üretimden bağlantısız doğrudan desteklerle üretimden koparılan; yoksullaştırılan, bağımlılaştırılan, istismar edilen bir köylü tipolojisi. Tohumdan gübreye, ilaca kadar bağımlılaşan bir girdi yapısı. Özelleşetirmeler ve küçülmelerle kamunun tarımdan çekilişi, Anadolu köylüsünün yabancı şirketlerin adeta esiri haline getirilişi. Rant uğruna biyoçeşitliliğin ve tarım topraklarının katledilmesi, genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinin yıllardır ülkeye kontrolsüz girişi, şimdide GDO’lu ürünlerin temiz topraklarımıza ekilme çabaları. Kır ve kent yoksulu milyonlarca yurttaşımızın yeterli ve dengeli beslenmeden uzak bir yaşam sürmesi...