Kimilerine göre sadece bir oyun. Ben oyundan daha fazlası olduğunu düşünenlerdenim. Hatta hayatımızın neredeyse bir satranç maçı olduğunu bile söyleyebilirim sizlere. Sözgelimi satrançta bir hamle , sonraki milyonlarca sonucu değiştirme kabiliyetine sahipken hayatimizda da alınan bir karar, o gün yürüdüğümüz sokak, kaçırdığımız bir otobüs fark etsek de etmesek de tüm hayatımızı değiştirme yetisini kendisinde barındırır.
S.Zweig bu mucizevi oyunu hayatımızdaki izdüşümü olarak kelimelere dökmüş. Kitap o kadar uzun olmamasına rağmen içinde çok şey saklıyor. Sözgelimi siyaset , özgürlük , felsefe içinde ne ararsanız barındırıyor.
[ alt kısım kitabin konusu bakımından %1 lik spoier içerir ]
Kitap bir gemi seyehati sırasında dünya şampiyonu bir satranç ustasının bir grup satranç meraklısı tarafından varlığının keşfedilmesi ile başlıyor. Sonra sizi alıp 2. Dünya savaşının ortasında gespetonun ellerine bırakıyor.
[ bu kısımdan sonra spoiler yoktur ]
Kitap çok uzun olmamasına rağmen çok yoğun bir anlatımı var. Piskolojik açıdan çok başarılı bir eser. Karakterlerin piskolojisine sizi büründürmekte hiç zorlanmıyor. O sıkıntıları karakterle birlikte yaşıyor , onunla birlikte sinirlenip onunla birlikte çaresiz kaliyor ve onunla umutlanıyorsunuz.
Kitabı okuduktan hemen sonra içimde satranç aşkı alevlendi ve bu alev neredeyse 1-2 yıldır hiç sönmedi. Bu şaheseri okumaya karar verir ve sonrasında sizi de bir satranç aşkı kaplarsa buyrun sizi maça davet ediyorum.
( lichess uygulaması üzerinden arkadaşlık isteği yollayabilirsiniz.
Lichees ismim : ibodgn123 )
Ama dün gibi taşıdığımız bir umut gözlerimizde
Saatlerimize bakıyoruz hiç yoktan
Çok uzaklara bakmaktır, diyoruz, durmadan saate bakmak
Yemyeşil bir su takılıyor akrebe, bir çavlan
Yüzü akide gibi parlayan bir gün takılıyor yelkovana
Anılardan anılardan çoktan vazgeçtik
Yaşadığımız bugün nasıl
Güzelliğimiz hangi güzellik.
Biliyor muyuz, hayır, bilmiyoruz da
Acılarımızdan bir yaz kurduk onarıyoruz
Belki bir hazırlık bu başka yazlara
Yakın yazlara, uzak yazlara
Çünkü her şey eskiye kaldı, anılar bile
Her şey, ama her şey eskiye kaldı
Vakit yok bir daha yemyeşil eylül tramvaylarına
Sayfa 470 - Adam Yayınları - Sonrası Kalır, 1974·Kitabı okudu