İbrahim Şahin' in yazı başlığı şöyle, Kiralık Konak yahut Ero­sun Fenomenolojisi. Eros1a Kiralık Konak'ın ne ilişkisi var den­ dikte, İbrahim Şahin bu ilişkiyi şöyle kuruyor, Panorama'dan başlıyor, Yaban, Erenlerin Bağından, Okun Ucu'ndan çıkıyor. Sonra şöyle diyor, ''Anadolu insanını yaşama bağlayacak olan erosu arar. " (y. 72) Peki bunu nasıl yapacak Yakup Kadri, İbrahim Şahin'e göre, "Tasavvuf münasebetiyle klasik edebiyat metinlerinde gördüğü­ müz 'aşkınsal' erotizm"Ieri yaparak yapacak bunu. .(y. 72) İbrahim Şahin 'in iki yanlışı var. Birincisi eros' u yanlış yorumluyor. İki, yöntemi yanlış. Eros' tan başlıyorum. Eros1a ilgili söylemem gereken şu. Eros'un tasavvufla, aşkınsal olmakla hiçbir ilgisi yoktur. Eros kadınla erkek arasında yarahlan estetik bir ilişkidir. Bu estetik yarahnın oluşabilmesi için, insanın toplumsal bir varlık olması zorunludur. Oysa kapitalizm insanın toplum­ sallığını bozar. Kapitalizmde insan bencildir. İnsani değerle­ rini yitirmiştir. Böylesi kişiler aşkı... eros'u oluşturamaz.
Sayfa 35 - İnsancıl yayınları 2024
Araştırma inceleme deneme edebiyat
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı ibrâhîm güneşi evime sokan kim asma bahçelerinde dolaşan güzelleri buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim (Asaf Hâlet Çelebi)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Yolundaydı her şey, ben bile yolumdaydım Ama Kıyıya vardığımda Kendimi unuttuğumu anladım Karşı kıyıda...”
Alıntı
Ateş güle hayran, gül İbrahim’e, İbrahim ateşe Ondan mı yakar bu kadar ateş Cehennem bu yüzden mi bu kadar sıcak? İbrahim’e su götüren karınca bana da uğrar mı ya Resulallah? Bir damla suya ihtiyacım var, Bu kin çok sıcak. Nasıl gittin Ebû Cehil’in kapısına söğüdün gölgesi? -bir kelam et.
Sayfa 73·Kitabı okudu
“Sorma, Yangın sönseydi suyla Denizler her akşam böyle yanmazdı.”
Alıntı
Duygusal ve akli verilerin mezcedildiği yer olan kalp itminana erdiğinde hem duyularımız hem de aklımız hakikatle bütünleşir. Huzur bulmak ile huzurda olmak, bütün varlığımızı kuşatır. Allah'ın, kalbine sükunet indirildiği kişi, duyularını ve aklını doğru kullanıyor demektir.
Sayfa 92·Kitabı okuyor