#okudumbitti
Yaşar Kemal bu eserde, Ukrayna doğumlu ünlü şair ve eleştirmen Alain Bosquet in sorularına verdiği yanıtlarla kendini anlatıyor.
Dili ve anlatımı açık ve anlaşılır. Soru cevap şeklinde ilerleyen eserde Yaşar Kemalin sohbet şeklinde ilerleyen samimi dilini görüyoruz.
Yaşar Kemal sorulara geniş bir perspektiften cevaplar veriyor. Doğumundan önce meydana gelen olayları aile ve akrabalarından dinlediği kadarıyla anlatıyor. Doğduktan sonra, kendini bildiği andan itibaren yaşantısını bir film şeridi misali gözlerimizin önüne seriyor.
Yaşar Kemal kendini anlatırken zamanın siyasetine, adaletine, sistemine, kültürüne ve insan ilişkilerine de ayna tutuyor.
Çektiği zorluklar ve kişiliği insanı hayretler içerisinde bırakan yazarın azmi ve mücadelesi hayranlık uyandırıyor.
Büyük bir merak ve keyifle Yaşar Kemal'in yani Kemal Sadık Gökçeli nin hayatına kendi dilinden şahit oldum.
Tavsiye ederim.
#okudumbitti
Márquez'i çok severim, "Albaya Mektup Yok" yazarın okuduğum dördüncü kitabı ve büyük bir keyifle okuduğumu belirteyim.
Dili ve anlatımı yazardan aşina olduğum masalsı, anlaşılır ve keyifli.
Márquez bu eserde açlığı, sefaleti, umudu ve umutsuzluğu, gururu ve hayal kırıklığını işlemiş. Dönemin savaş sonrası yaşantısına ve siyasetine ışık tutmuş,
İnsanı uzun uzadıya düşündüren Nobel ödülü almış kısa novella.
Okunmasını tavsiye ederim.