Bir gün bir şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. İşte insan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte. Kim demiş hayat zevk ve mutluluktur. Ne saçma düşünce! Hayat hayattır, bir ödevdir, ödev dediğin de çetin bir iştir.
Gonçarovun Oblomov kitabını okuyorum şu cümle dikkatimi çekti hatta iki üç kere tekrar edip not aldım."batıda hayaller gerçekleştirmek için kurulur, doğuda gerçeklerden kaçmak için" coğrafya bu yüzden kaderdir, aksi gibi düşünen varsa, en son kurduğu hayali tekrar gözden geçirsin
"Bir şey yapmamanın da bir eylem olduğunu çoktan anlamıştı. Protesto için evinden dışarı çıkmıyordu. Kur'an okuyarak, ibadet ederek somut protestosunu sürdürüyordu."