Her gün, her saat hayata dört elle sarılmak, gelecekten yoksun olduğunu bile bile günübirlik yaşamayı sürdürmek, tıpkı hava olduğu sürece nefes almayı bırakamamak gibi karşı konulamaz bir içgüdüydü.
Nasıl ki bireyin kişiliği toplumdan beslenmeden gelişemezse, toplumun gelişimide yaratıcı, özgür düşünen ve hüküm veren kişilikler olmadan mümkün olmayacaktır.