Gecenin içine ipince bir İstanbul minaresi,bir kır kahvesi,bütün bir mayıs günü çizgilendi.Yanımda birisi olsaydı ağlayacak kadar mesut olurdum.Kimsesiz,terk edilmiş,serseriydim.Şimdi geçmiş ağustos öğleleri,akşamları,mavi deniz,karpuz kokuları duyuyordum.Halbuki buraya girmeden evvel her şeyden tiksinmiş,çok uzakta da olsa bir intihar havası koklamıştım.