Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay’ın 1932’de yayımlanan önemli anı kitabıdır. Yazarın I. Dünya Savaşı sırasında yedek subay olarak Cemal Paşa’nın karargâhında (Kudüs yakınlarındaki Zeytindağı’nda) yaşadıklarını, gözlemlerini ve izlenimlerini aktardığı bir eserdir.
Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemini (özellikle Suriye-Filistin-Hicaz cephesini) ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına geçişi kapsar. Falih Rıfkı Atay, savaşın patlak vermesiyle orduya alınır ve Cemal Paşa’nın yanına tayin edilir. Eser, bu dönemde karargâhta yaşanan olayları, cephedeki askeri ve idari durumu, Araplarla ilişkileri, Alman müttefiklerle yaşanan gerilimleri ve imparatorluğun çöküşünü gerçekçi bir dille anlatır.
Ana temalar: İmparatorluğun çöküşü, yönetim hataları, “bizim olan ama bize yabancılaşmış” topraklar (Filistin, Suriye, Hicaz), İttihat ve Terakki’nin siyaseti, Cemal Paşa’nın kişiliği ve yenilikçi tutumu ile Enver Paşa’nın Turancılık ve Alman yanlısı yaklaşımının eleştirisi.
Kitap, bir imparatorluğun nasıl kaybedildiğini (askerî yenilgiler, lojistik sorunlar, yerel halkla kopukluk) ve yeni bir devletin (Türkiye Cumhuriyeti) doğuş gerekçelerini ibret vesikası olarak sunar.
Zeytindağı ismi, Cemal Paşa’nın karargâhının bulunduğu Kudüs’e hâkim stratejik tepeden gelir. Yazar, buradan hem coğrafyayı hem de tarihi olayları gözlemler.
Edebi ve Tarihî Değer
Falih Rıfkı Atay’ın duru, sade ve güçlü Türkçesi eserin en büyük gücüdür. Dönemine göre modern ve akıcı bir üslubu vardır; ironi, çarpıcı imgeler ve realist betimlemeler kullanır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi isimler kitabı övmüş, “Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hâdiselerinden biri” olarak nitelendirmiştir.
Tarihî açıdan değerli bir birincil kaynaktır. Yazar, Cemal Paşa’ya saygısızlık yaptığı iddialarına karşı “tarihin hakkını