İbrahim Halil Gülben

İbrahim Halil Gülben
@ibrhalgul
Benim tüm çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiç bir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar ,hiçbir kötülük etmezlerse ,yeterince iyilik yapmış sayılırlar...
Sosyolog
Sosyoloji-Fırat Üniversitesi
134 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Kinyas'ın yolu
Çok hızlı bir ilerleme kaydediyordum. Uykum yavaş yavaş saklandığı yerden yüzünü göstermeye başlamıştı. Ayakkabılarımı boyuyor, trafikte önümdeki arabaların şoförlerine sinirleniyordum. Sıradanlığa ulaşmama az kaldığının farkındaydım. Kalabalığı bir yorgan yapıp üstüme örtmektense, yorganın ipliklerinden biri olmak istiyordum. Sadece yalnız kaldığı zamanlarda kendini öldürmeyi düşünen sıradan bir adam olmak istiyordum. Herkes gibi...
Sayfa 496 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam
Esnaf pazarlığı...
“Tamam. Anlaştık!” dedi. “Sen anlatana kadar ben hiçbir şey sormayacağım. Ama benim de senden bir isteğim var. Bana güvenmeni istiyorum. Lütfen, hep dürüst ol bana karşı.” Çocuk saflığında başlayan ilişkimiz, küçük esnaf pazarlığına dönüşüyordu. Sen şu kadar ver, ben bu kadar vereyim! Aşkın mantıkla yoğrulduğu çelişkili bir dönemde yaşıyorduk. Tabiî ki çıkarlar grafiği çizilecekti kalplerin yanına. Şaşırmamalıydım yirmi üç yaşındaki kızın benden bu kadar çok şey istemesine. Daha kendine güvenemeyen benden, kendisine güvenmemi beklemesi imkânsıza yakın bir arzuydu. Ama yalan söylemek o kadar zor olmadı. “Ben de senin gibi düşünüyorum. Birbirimize karşı hep dürüst olmalıyız. Ancak bu şekilde mutlu olabiliriz.”
Sayfa 493 - Doğan·Kitabı okudu
Edebiyat
Kinyas'ın yolu
Eğer bu kadar güzel bir yüzüm olmasaydı, asla normal hayata dönmem kolay olmazdı. Hâlâ yakışıklı olduğum için toplum beni kucaklıyordu. İyi görünen bir ferdini kaybetmek istemezdi. Nadide parçalarına özen gösterirdi kalabalıklar...
Sayfa 492 - Doğan·Kitabı okudu
Edebiyat
Kinyas'ın yolu
Bir labirent gibidir Kayra’nın içi. Dünyadan büyük bir labirent taşır içinde. Aslında herkes biraz öyle. Annem, babam, kız kardeşim... Hepsi birer labirent. Onun için sevmedim ben insanları. Çünkü girince içlerine, nerelerinden çıkacağım belli değil. Belki kıçlarından, belki gözlerinden...
Sayfa 469 - Doğan·Kitabı okudu
Edebiyat
Kinyas'ın yolu
Birkaç saniyemi aldı, doğum günümün kutlandığını anlamak. Annem, elindeki çikolatalı pastayı şarkılarını bitirdikten sonra bana doğru uzattı. Üzerinde bir tane mum vardı. Tuğba, “Dilek tut!” diye bağırdı. Hayatımda ilk defa bir tane tuttum. Arzumun muhatabının kim olduğunu bilmiyordum tabiî. Pasta tanrısı mı, mum tanrısı mı, krema mı? Ve içimden o dilek cümlesini kurdum: “İyi bir insan olmak istiyorum...” Mum söndü.
Sayfa 462 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam