Benim tüm çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiç bir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar ,hiçbir kötülük etmezlerse ,yeterince iyilik yapmış sayılırlar...
Medeniyet ortalama insanın üretim gücünü artırdıysa, neden ortalama insanın kaderini iyileştiremedi?
Sadece, tek bir cevap olabilir -yanlış yönetim. Medeniyet, her türlü yaratığın rahatını ve eğlencesini mümkün kıldı. Ortalama İngiliz ise bunda yer almıyor. Eğer sonsuza kadar katılmayı başaramazsa, medeniyet düşer. Başarısızlığı bu kadar açık itiraf eden bir hilenin varlığının devam etmesi için bir sebep yok. Ama, insanoğlunun bu devasa oyunu boşuna yaratmış olması imkânsız. Aklın gelişmesine engel oluyor. Böyle ezici bir yenilgiyi kabul etmek, mücadeleye ve ilerlemeye ölüm darbesi indirmektir.
Bir başka alternatif ortaya çıkıyor. Ortalama insanın kaderini iyileştirmesi için medeniyeti zorlamak gerekiyor. Bu kabul edildiğinde, anında iş yönetimi sorunu haline geliyor. Kârlı olan şeyler devam ettirilmeli; kârsız olanlar ise elenmelidir. İmparatorluk İngiltere için ya bir kazançtır Ya da bir kayıp. Eğer bir kayıpsa, ortadan kaldırılmalıdır. Eğer bir kazançsa, bu yönetilmelidir böylece ortalama insan kârdan pay almaya başlar.
Ticari üstünlük için verilen savaş kârlıysa, devam et. Değilse, işçiyi incitiyor ve onun kaderini bir vahşininkinden kötü yapıyorsa, o zaman, yabancı pazarları ve sanayi imparatorluklarını gemiden fırlatın. Çünkü şu açık bir gerçektir ki eğer medeniyetten yardım alan 40000000 insan Innuitlerden daha çok bireysel üretim gücüne sahipse. O zaman bu 40.000.000 insan, Innuitlerden fazla rahattan ve eğlenceden yararlanmalıdır. Eğer 400.000 'işsiz' İngiliz beyefendisi, 1881 nüfus sayımındaki kendi cümlelerine göre, kârsızsa, onları ortadan kaldırın. Onları patates ekme ve pulluk sürme işine koyun. Eğer kârlı olurlarsa devam edin ama ortalama İngiliz'in, bir şekilde kendi ürettiği kârdan payını aldığının görülmesine izin verin.