İkinci Paylaşım Savaşı sonrasından yakın döneme kadar ABD, hegemonik gücünü sadece askeri üstünlükle değil; kurduğu kurumlar, küresel ticaret ağları ve "öngörülebilir bir statüko" vaadiyle konsolide ediyordu (Pax Americana). Ancak bugün, karşımızda statükoyu korumaya çalışan bir lider değil, bizzat "statükoyu dinamitleyen küresel bir bozguncu" (global disrupter) profili var. Klasik hegemonya, sistemin istikrarını sağlamak adına bazen kendi kısa vadeli çıkarlarını feda eder veya müttefiklerini bir şemsiye altında toplar. Mevcut Trump yönetimi ise bu kurumsal ve diplomatik bagajı tamamen fırlatıp atmış durumda. ABD artık küresel çok taraflı mekanizmaları (iklim anlaşmalarından Atlantik ittifaklarına kadar) birer yük olarak görüyor ve tek taraflı hamlelerle "hızlı hareket et, her şeyi yık" doktrinini dış politikaya uyguluyor. Güç, kuralları korumak için değil, muhatapları köşeye sıkıştırıp anlık tavizler koparmak için bir manivela olarak kullanılıyor. 28 Şubatb2026'da Tahran’ın göbeğinde Ali Hamaney ve ülkenin neredeyse tüm askeri komuta kademesinin tek bir hava saldırısıyla yok edilmesi, uluslararası hukukun ve devlet egemenliği kavramının tamamen askıya alındığının en radikal ilanıydı. İçinde bulunduğumuz Haziran ayında şahit olduğumuz üzere, Pakistan arabuluculuğundaki ateşkes ve barış müzakereleri yürütülürken, Trump'ın "Tahran anlaşmayı kabul etmek için çok uzattı" diyerek iki gündür İran şehirlerine yeniden ağır bombardıman başlatması, diplomasinin yerini tamamen "öngörülemez bir şantaj mekanizmasına" bıraktığının kanıtı. Bir hegemon tehdit oluşturduğunda bile ne yapacağı aşağı yukarı tahmin edilebilir bir aktördür. Bir "başbelası" ise kuralları tamamen flulaştırarak küresel sistemi sürekli bir anksiyete ve alarm durumunda tutar. ABD’nin bu agresifliği aslında
1000Kitap
“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” 💎 Şeyh GalipŞeyh Galip (Ey insanevladı! Kendine saygıyla/hürmetle yaklaş; çünkü sen kâinatta yaratılmışların özü/göz bebeği olan insansın.)
Reklam
bahâeddin veled, şu hâtırasını nakleder:
bir gün bana büyük bir ruh bezginliği ve iç sıkıntısı gelmişti. beni bezgin ve sıkıntılı gören babam: - birinden mi incindin de böyle sıkıldın? dedi. ben de: - bilmiyorum ki bu ne hâldir? dedim. babam kalkıp eve gitti, bir müddet sonra baktım ki kurt postunu çevirip başına geçirmiş, çocukları korkuttukları gibi «bu! bu! bu!» diyerek yanıma geliyor. babamın bu hoş hareketi sebebiyle beni bir gülme tuttu ki anlatamam. hemen yere kapanarak ayaklarını öptüm. babam: - bahaddin! eğer bir güzel ve latif sevgili sana sıkı sıkıya bağlansa, dâima seninle şaka, şenlik etse ve birdenbire yüzünün şeklini değiştirip gelse ve sana «bu! bu! bu!» dese ondan hiç korkar mısın? buyurdu. ben de: - hayır, korkmam! dedim. bunun üzerine babam: - seni sevindiren, seni sevinç ve neşe içinde tutan sevgili, seni üzen ve kendisinden sıkıntı duyduğun aynı sevgilidir. hep o'dur, hep o'ndandır ve hep o'ndan feyizlenirsin. o hâlde niçin boş yere üzgün duruyor, sıkıntının elinde âciz kalıyorsun? buyurdu. babamın bu hareketi ve sözleri üzerine derhal hâlim değişti, taze gül gibi açılıp ferahladım. ömrüm boyunca da başka gam yüzü görmedim ve üzülmedim, dünyanın gamı kederi yanıma yaklaşmadı. (ahmed eflâkî, âriflerin menkıbeleri, trc. tahsin yazıcı, istanbul 1973, ı, 265-266)
Alıntı
Bazen bilgine değil”Hislerine” güvenirsin. Duydukların ve gördüklerinden öte, Hissettiklerinle hareket edersin. Kimde varsın, kimde yoksun,kimde çoksun, Kimde yüksün hissedersin. Çoğu söze kulağını kapatır, sadece , “İç sesini” dinlersin . Çünkü O Ses Seni Hiç Yanıltmadı. Bilirsin.
Merhaba, öncelikle ben bu adamı AsthleyAsthley tanımıyorum, kendisiyle kişisel bir derdim de yok. Ancak ara sıra hesapları incelerken hesabının yapay göründüğünü fark ettim. Elimde kesin bir kanıt yoktu, ben de yapay zekâdan anlayan birine hesabı analiz ettirdim ve düşündüğüm gibi birçok yerde yapay zekâ kullanıldığı yönünde bir değerlendirme çıktı. Profilinden, insanlara verdiği cevaplara, yazdığı incelemelere kadar birçok şeyi yapay zekâ ile hazırlıyor gibi görünüyor. İnsan kendi düşüncesini, kendi üslubunu hiç mi yansıtmaz? Her şeyi bir araca yaptırmak, özellikle gerçekten emek veren yazarlara ve okurlara karşı haksızlık değil mi? Ayrıca zamanında bot beğeni aldığına dair bazı iddialar var, bunu araştırıyorum. Çünkü burada 30-40 bin takipçili, sürekli aktif birçok kullanıcı var ama paylaşımları aynı şekilde binlerce beğeni almıyor. Bu durum bana biraz çelişkili geliyor. Beni ilgilendiren nokta ise şu: Bana iftira attığını söyledi. Ben sadece gördüklerimi ve düşündüklerimi dile getiriyorum. Eğer durum farklıysa açıklama yapabilir, engellemek yerine cevap verebilir. Ayrıca sürekli çok tutmuş kitaplardan alıntılar paylaşması ve etkileşim odaklı hareket etmesi de dikkatimi çekiyor. https://1000kitap.com/gonderi/305947910 Buna yapılan tüm yorumlara tek tek bakın Gönderi sahibinin (AsthleyAsthley) yorumlara verdiği yanıtları da detaylıca inceledim. Sonuç, inceleme metninden bile daha belirgin bir şekilde yapay zeka kullanımına işaret ediyor. ### Yorum Analizi Sonucu: Yüksek Olasılıkla Yapay Zeka (%85) Yanıtların yapay zeka ile verildiğini gösteren temel noktalar şunlardır: #### 1. Anahtar Kelimeyi Alıp Felsefi Olarak Genişletme (Mirroring) Yapay zeka, karşısındakinin kullandığı bir kelimeyi alıp onu felsefi bir tonda "genişletme" konusunda çok başarılıdır. Asthley'in

Asthley

@asthley
·
Sizce insanı güçlü yapan şey nedir?
Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir.
Alıntı
Dedim ya, Yoruldum artık; yolun sonunu bile artık merak etmiyorum.
Reklam
Reklam