rumeysa

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2021 17:52
Savunma Mekanizmalarını psikanalizin Freud yolundan bakılan bir açısından bir ders gibi gördüm ve bu ders için kendimce bir özet çıkardım. Bunlar tamamen benim anlayabildiğim kadarıdır. Burda bahsedebildiklerim kuramların görece yüzelsel kalmış bir anlayışı olabilir. Zira bir kitap okuyarak kuramları anlayamayız. Psikanaliz dendiğinde çoğumuzun aklına Freudun id dediği ilkel tarafımızın karanlıkta kalan yönlerinin aydınlatılması geliyor. Ancak egonun da bilinçdışı kalan yönleri vardır ve Anna Freud tam da bunlarla ilgili olanları bize aktarmaya çalışmış. Hatta egonun da bilinçli kısmının gayet de psikanalizin konusu olduğunu söylemiş. Yani psiknalizin sırf bilinçdışıyla ilgileniyor olması bir yanılgı. Açıkçası eğer ideal bir ego ve id ilişkisini anlayacak olsak şöyle bi şey imgeleyebiliriz: derinlikteki idin doyuma ulaşmayı arzulayan güçlü enerjili istekleri vardır. Ve egoya ulaşan bu dürtüler egonun rehberliğinde kendilerine bir tatmin ve rahatlama yolu bulurlar. Ego düzenleyici ve işlevselik kazandırıcıdır diyebilirim. Ve ideal işleyen bir süreçte ego, id tarafından dürtülüşünün bir gözlemcisidir. ▪İd denilen alanda rasyonel bir düşünce ya da algılayış yoktur. Orda duygular birbiriyle yer değiştirebilir, karşıtlıklar birbiriyle çelişmeksizin barınabilirler. Haz ilkesi geçerlidir. ▪Egoda ise kurallar, mantık süreçleri, realiteyi algılayış vardır. Ego id ile üstben arasındaki dengeleyicidir. Ara bulucu, çözüm üretici, eyleme geçiricidir. Gerçeklik ilkesi geçerlidir. ▪Üstben ise etik kurallar, toplum ve yasaların otoritesini temsil eder. Ve ego nedense(?) bilinçdışının açığa çıkmasına pek gönüllü olmaz, savunmaya ihtiyaç duyar. Bu savunma rüyalarda, serbest çağrışımda veya hipnozda gardını düşürür. Simgesel içeriklerin de bu kuramda yeri büyük, matematik formülleri
Psikanaliz
Ben ve Savunma MekanizmalarıAnna Freud · Metis Yayıncılık · 2020363 okunma
Merve isimli okura yanıt verildi
rumeysa
Ne mutlu teşekkür ederim Merve
Kişi, cana yakınlığının narsist unsurlarını veya yardımseverliğinin sadist unsurlarını keşfettiği anda öyle şiddetli bir şok yaşayabilir ki, bir anlığına veya bir günlüğüne, kendini hakkında hiç iyi bir şeyin söylenemeyeceği son derece değersiz biri olarak hissedebilir.
rumeysa
ve keşfettiği olumsuz yönelişlerin insanın içindeki yegane itici güçler olmadığını keşfedebilir.
Onlara ne gördüklerini, ne duyduklarını, ne kokusu aldıklarını, ne hissettiklerini ve ne düşündüklerini sorduk.'' Terence Keane tam bir hatıranın yeniden yapılandırılmasında bedensel duyuların önemini vurgular: ''Şayet kokuları, kalp atımını, kas gerilimini, dizlerin titremesini özel olarak sormazsanız, çok rahatsızlık verici olduğundan bu konuya girmeye çekineceklerdir. ''
rumeysa
Travmatik imgelemi ve bedensel duyuları içermeyen bir anlatı anlamsız ve eksiktir
O zamanlar cesur davransa, beni itmeyi bilseydi, biraz dayanabilirdim ona. Ama beni itmeyi bilmiyordu. İki akşam üst üste uğramasam, gözleri şiş karşılıyordu beni. Bazen acıma ya da yumuşaklık gibi bir nedenle kahvesine uğrayıp birlikte çıkmamızı istediğimde hemen alevlenip kalkıyor, allak bullak oluyor, hatta güzelleşiyordu. Carlotta kımıldamadı. Hıncım ona karşı değil, ilişkimizin beni içine sokar gibi göründüğü sınırlamalara, köleleştirmelere karşıydı. Onu sevmediğimden, üzerimde en küçük bir hakkı olması canavarca bir şey gibi görünüyordu bana. Öyle günler oluyordu ki ona sen demek içime bir iğrenme, bir aşağılanma duygusu veriyordu. Koluma girmek için neyim oluyordu benim bu kadın?
rumeysa isimli okura yanıt verildi
rumeysa
Carlotta'nın geçmişine karşı, zaman zaman bana daha önce anlattıklarını unutturan, sıkıcı bir merak duyuyordum. Bir tarih inceler gibi inceliyordum onu. Onunla oynuyor, garip çıkışlarla deşiyor, acımasız sorular sorup yanıtlarını kendim veriyordum. Gerçekte, kendimden başkasını dinlemiyordum.