Büyü, Casusluk ve Zorbalık... İkisi Seride Biri İncelemede: İlahi Kentler Serisi
Kara Kule, Dune, Cosmere, Üç Cisim Problemi, İlk İmparatorluğun Efsaneleri ve Kızıl İsyan gibi türlerinin en iyilerinden olan ve çok sevilen serileri ağırlayan "İnceleme(?)" adındaki masamızda bugün, ismi geçen serilere nazaran daha mütevazi bir seri olan İlahi Kentler serisini konuk ediyoruz.
Ve hiç vakit kaybetmeden fantastik kurgu türünde bir seri olan konuğumuza rahatlaması için çeşitli içecekler ikram edip konuğumuzu benzer tür kitapların kendi aralarında konuşmaya daha meyilli olmasından dolayı* yan yana oturan Dune, Üç Cisim Problemi ve Kızıl İsyan serilerinin karşısına; Cosmere, Kara Kule ve İlk İmparatorluğun Efsaneleri serilerinin ise yanına yerleştiriyor ve diğer misafirlerimize İlahi Kentler serisine başlayabilmeleri için gereken basit bilgileri vererek onları tanıştırmaya başlıyoruz**(*)
*Bu türcü bir tutumdur, evet. Fakat her ne kadar bizi başkalaştıran yapılarıyla kişilik sahibi olsalar da kitaplar insan değillerdir ve bu nedenle türlerine, yazarlarına, yayınevlerine veya kapak renklerine göre kategorize edilebilirler. Ama insanlar EDİLEMEZLER.
**BKSBİGBB'ye nasıl bağlandık ama? İyi ama BKSBİGBB de ne mi diyorsunuz? Yenisiniz galiba... Bakıyım... YENİSİNİZ! Yaşasın yeni gelenler var! Hoş geldiniz! Umarım bir arkadaşa bakıp çıkacaktım demez ve buralarda kalmaya devam edersiniz. Kim bilir belki de BKSBİGBB'nin gizemini keşfederken Matematiğin, Kuantumun, yani "Hayatın" sırlarına da vakıf olursunuz. Sonuçta tüm büyük buluşlar en acayip yerlerden çıkma değil midir?
(*)Tekil kitaplarımız nerede mi oturuyor? Onlar özgürlüklerine düşkün ve biraz da başlarına buyruk olduklarından otoriteyi reddediyor ve masamızda gösterilen yerlerine oturmak yerine sağda solda dolanıyorlar. Bu
Mucizeler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 201953 okunma
Çocuğun sağlıklı gelişimi, küçük yaşlardan itibaren kendi yaşamına dair sorumluluk almayı öğrenmesiyle başlar. Kendi yatağını yapmak ya da bulunduğu ortamı düzenlemek gibi görevler, onun “ben yapabilirim” duygusunu beslerken, ailenin sunduğu değerli hissetme, güven, yakınlık, sorumluluk, başarma ve kendini gerçekleştirme gibi temel ihtiyaçlar bu gelişimin zeminini oluşturur. Bu ihtiyaçların sevgi temelli bir anlayışla karşılandığı ailelerde çocuk kendini özgürce ifade edebilirken, korku ve yasak merkezli yaklaşımların hâkim olduğu ortamlarda çocuk hem kendine hem hayata yabancılaşır. Aile içindeki en belirleyici unsur ise anne-baba arasındaki ilişkinin niteliğidir. Bu ilişki sağlamsa, çocuk duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebildiği, çatışmaların konuşularak çözüldüğü bir ortamda büyür, aksi halde iletişim örtükleşir ve bastırılmış gerilimler gelişimi zedeler. Bu süreçte çocuğun sınırlarını fark etmesini sağlayan sağlıklı utanma duygusu gelişimi desteklerken, baskı ve değersizlikten beslenen utanç duygusu çocuğun kendilik algısını zayıflatır ve uzun vadede derin yaralar bırakır.
Sözün kısası kötü alışkanlıkları korkuları bağlantılara bırakıp daha özgür daha bilinçli ve daha gerçekçi olma yoluna girdiğimiz zaman yaşamımızın olumsuz yönlerini olumlamaya dönüştürmeye başlarız bu tür kişilik dönüşümü içimizdeki çocuğa ulaşmak ve onun sorunları ile ilgilenmekle mümkün olur. Ben kitabı keyifle okudum. Herkese tavsiye ederim.
Gelişime açık bir ruh kendi ile yüzleşmekten kaçınmaz hepimiz gelişmekte olan ruhlarız her zaman yüzleşmemiz gereken farkına varıp geliştirmemiz gereken yönlerimiz olacaktır.
Doğan Cüceloğlu hocamızın kitapları insanı kendi ile yüzleştiren geliştiren büyüten olgunlaştıran yeri geldiğinde içindeki çocuğu besleyen kaynaklardır kendisine sonsuz teşekkürler.
“İnsanın bugünkü yaşamı, çocukluk yıllarında oluşturduğu iç dünyasının bir yansımasıdır. O yıllarda kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişki biçimi, büyüdüğünde de davranışlarını yönlendirmeye devam eder.”
"Gençlerin hata yapmalarını olgunlukla karşılayıp, bu fırsattan yararlanarak onlarla iletişim kurma yerine, içimizdeki çocuğu yeren, boğan ve yaşama hakkı tanımayan bir anlayış sergiliyor. "
Doğan Cüceloğlu'yu bilen bilir. Psikoloji alanında kitaplarıyla olsun, içerikleriyle olsun; hatrı sayılır, çok önemli bir yeri vardır. Vefat etmesine rağmen hâlâ canlı bir karakterdir.
Neredeyse bir asırlık ömür, benim kanaatimce, "anlam macerası" olarak adlandırılabilirdi. "Anlam" derim, çünkü benim içimdeki arayışların başrolüdür bu kavram. Eminim ki herkesin kalbinde bu kavramdan bir pay vardır.
Okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen tamamlayıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çünkü öz'den kültür'e, öğrenme'den para'ya, evlilik'ten cinsellik'e kadar; hayatımızda etkili yerleri olan tüm ana konulardan bahsedildi.
Kitabın amacı, gözlemci bilinci ve farkındalığı tanıtmak. "Uyuyanları uyandırmak". Korku kültürü ve sevgi kültürü nelerdir, farkları nedir? Biz ülkecek neyin içindeyiz? Örneklerle güzelce uyandırıyor.
Bölümlerin sonunda maddeler halinde çeşitli Doğan Cüceloğlu tavsiyeleri bulunuyor. Böylece pratik ve açıp okumalık sayfalar çok mevcut.
Var mısın? kitabı söyleşi yani soru-cevap tarzında. Cevaplar kısa değil, birkaç sayfaca uzun. Sohbetvaridir. Anılarından örnek verir. Hayatını öğrenmek isteyen için bu kitap fazlasıyla yeterli olacaktır.