esmâ

"çevremde üstesinden gelmem için çalışıp duran insanlar olmaksızın derin bir umutsuzluk içinde var olabileceğim bir yere ihtiyacım vardı," dedi.
Sayfa 211
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
az şey değil seninle olmak düşünüyorum da içimde bir sevinç dallanıyor kaç kişi
Sayfa 31
birinin eylemlerinin bizi tanımlamasına izin vermeyerek kendimizi ve bizi incitenleri affetmeyi öğrenebiliriz.
Sayfa 153
yaşamak, durmadan, ardında yıkıntılar bırakarak bir yerden bir yere gittiğimizi sanmak mıdır?
Sayfa 138
“sana, penceremin önünde duran o vişne suyu ağacını anlatmıştım. karanlıkta bile, ona bakmak bir mutluluktu, bolartırdı gönlümü. sen o vişne ağacı gibisin, demek isterim sana. ilkyaz güneşinde sert, yalız, ışınımlı aklığıyla bir kışın daha ödülünü dağıtır gibi göğe karşı çiçeklenen, taçyaprakları pörsüyüp döküldüğünde ardından gelecek alın umuduyla bizi oyalayan, yemişi, koparılmazsa, uzun süre karara karara kışı bekleyen vişnenin bütün hallerini sende görüyor değilim elbet. ama onun gibi bir yaşam umudusun benim için. yaşanabileceğini, yaşamağa çalışmak gerekeceğini duyurup duran. ama böyle sözler sana söylenmezmiş, söylenemezmiş gibi gelir hep. kurağın ateşini söndüren, soluk aldıran, kapıları açan yaz yağmuru gibisin bana. ama sıkılırsın diye söylemekten kaçınırım."
Sayfa 124