kaderi tasarlama boşuna
suya düşer planların
gözün uymaz olur kaşına
sana oyununun bilmediği bir eğimle
gövdene teslim olacak bir duruş gerek
Alper Gencer
Ayın parçalanışını bir dişi kedi gördü
Waterloo’yu gördü bir asker, bir kahraman
ama bizim için ne Waterloo, ne yağmur öncesi hüznü
bir aptalca büyü uğraştırıyor bizi durmadan
çünkü umulmadık bir şey oluyor artık insan
bir şey, bir kahkaha sabahın karşısında
ve yüzüm, o deşilmiş, o iğrenç yara
artık kendine yürüyor kalkıp onlardan.
yolculuğa çıktım Pim'i buldum Pim'i yitirdim bitti bunlar bu yaşam bu yaşamın o devreleri birinci yaşam ikinci yaşam bitti şimdi üçüncüsündeyiz soluk alış veriş sürüyor soluk alış veriş duruyor alçacık sesi duyuyorum yolculuğumu nasıl yapıyorum çuvalımla konserve kutularımla birlikte karanlıkta çamurda ağır aksak bilinçsizce sürünüyorum Pim'e doğru bu parçacıklar hep şimdiki zaman kipinde tüm bu şeyler çok eskide kaldı mırıltıyla duyuyorum onları nasılsa öyle duyuyorum ancak işitilir bir sesle
çamura fısıldanıyorlar
Heyecan yaşanır, ansızın yakalar, kendi yasalarına göre gelişir ve bizim bilinçli kendiliğindenliğimiz onun akışında kayda değer bir değişiklik yaratamaz.