Acaba Nasıl?

Samuel Beckett
Çevirmen:
Uğur Ün
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
2001
İlk Yayın Tarihi:
1961
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
Comment c'est
ISBN:
9789755392615
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·160 syf.·
2018 16. kitabı
SENİ BİR BEN ANLADIM SANIRIM BEN DE YANLIŞ ANLADIM.. Ben ona Behçet diyorum. Kendi karakterinden ötürü sanırım aramızda böyle bir yakınlık oluştu. Eminim hayatta olsaydı ve bir karşılaşma imkanımız bulunsaydı “Behçeeeeeet” dememden kesinlikle rahatsız olurdu. Bazı yazarları tanımıyoruz, tanıyamıyoruz. Ama nasıl? Genelde çoğu kişinin düştüğü hata en bilindik kitaplarını okumak oluyor. (Benim için bir hata ve bu hataya ben de düşüyorum.) Behçet için de geçerli olan “Godot’yu Beklerken” oldu. Onunla daha fazla tanındı. Ya da insanlar diğer kitaplarına ulaşmak istese bile ulaşamadı? Anlayamadı... okunmadı.. Ha şu var -onu anlamak- herkese göre de değildi.. Yazar hakkında bilgi vermeyeceğim. Bunlar zaten internette türlü şekilde dolaşıyor. Fakat genelde kendisine varoluşçu diyen sayfalar olmuş. Bana göre varoluşçuluk ile pek bir alakası da yok. Tamamen bir hiçlik, yokluk.. Nobel edebiyat ödülünü kazanınca konuşma yapmaya gitmemiş bir yazardan bahsediyoruz. Hatta eşi bunun bir felaket olacağını söylemiş. (Kazanacağı ünden dolayı.) Kendisi son derece umutsuzlar prensi. Her gün ölmeyi arzuluyor ama bunun olacağını da ummuyor. (?) Hatta kitapta bir yerde babaannesinin notlarına ulaştığını ve onun ölmeyi arzulayan sayfalar yazdığını belirtiyor. Ama babaannesi gayet uzun seneler yaşamış bir kadın... Kendisini ve ailesini bu konuda bir zayıflık gibi görüyor. Nasıl desem sanki bu düşünceyle lanetlenmiş gibi. “MUTSUZLUKTAN DAHA HOŞ BİR ŞEY OLAMAZ,” bakış açısıyla yıllarını kendi karanlığında öylece sürdürüyor. Kitap da tam bir kara kutu. NOKTALAMA İŞARETLERİ SIFIR! Ne virgülle cümlelerini ayırmış ne de noktayla paragraflarını bitirmiş.... Tamamen dümdüz yazılar. Ben de aslında bu kitabın bir günlük olduğunu düşünüyorum. Ama nasıl günlük? Sanki kendi hayatını bir şekilde
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2001194 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 23:01
"nasıl mıydı bana söylendiği gibi aktarayım Pim'den önce Pim'le birlikte Pim'den sonra böyleydi üç bölümdü anladığım gibi söylüyorum önce dışardan her yerde vak vak sonra içimde nefes almam durunca sesler anlat bana bir daha yeter çok oldun kes yakarmış eski takıntı ya da günlük taze düşler gecmis anlar ya da hep ayni gevelemeler ve anılar ne anlıyorsan onu söylüyorum onları çamura fısıldıyorum" Böyle başlıyor Acaba Nasıl?, Samuel Beckett'in zihin sıçramaları diyebilirim. Uyku ile uyanıklık arası hayat öncesi ve sonrasına ait düşünce egzersizleri . Hiç bir noktalama işareti yok desem eksik okur en azından Pim' den sonra tırnak işareti var. Özel kişi,kişinin özel oluşunu vurgulamak kimliği belirtmek için belki bende yazara özendim ve noktalama işareti koymadım akışkan ve özgürlük hissi veriyor durup düşünmeden düzeltip bozmadan esas düşünceye teslim olmak güzel bir duygu "guzel anlar olacak bunlar sonra daha az guzelleri gelecek bunlarda soz konusu hazırlıklı olmalı insan gece çökecek böyle yazdım işte uyuyabileceğim bir uyanabilirsem eger" sayfa 34 deki cümle alıntısı ile devam edeyim bende anlatabileceğim okuduklarımı beyin süzgecimden gecirebilirsem eger okunması ve ne okuduğunu anlatması zor bir metin ama okumak hoşuma gitti. Arka Kapak da kolay metinlerden hoşlanan okur için değildi diyor Ve ekliyor edebiyatın salt konuya indirgenmeyecegini bilen okur için diye, Diger okurlar ne okudu,ne çıkarımlar yaptı, kim ne anladı , ne düşündü bilmem ama , Acaba Nasıl ? diye sordugumuz o kadar çok soru ve o kadar sonsuz cevap varki... Acaba nasil? diye sormaya devam edebilecek okumalar yapmak niyeti ile hayatı ve kitapları iyi okumalar.
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2001194 okunma
2/10
·160 syf.··
2017 245. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2017 14:40
Bu kitaptan gerçekten bir şey anlayan var mı merak ediyorum. Kitabın tanıtım metninde "Acaba Nasıl? Kolay metinlerden hoşlanan okur için değildir. Noktalama işaretlerinin, kahramanın ve konunun yokluğu, roman boyunca söz konusu edilen ama bir türlü içeriklendirilmeyen özel adların bolluğu, kolaycı okuru şaşırtacaktır. Edebiyatın salt konuya indirgenemeyeceğini bilen has okur ise çetrefil bir dil yolculuğuna çıkacaktır." diye bir bölüm var. Açıkçası burayı okuyup bir anlık gazla neymiş bu kitap diyerek alıp okumaya başladım. Anladığım tek şey ise bahsedilen 'has okur' filan olmadığım. Bilinç akışı yöntemi desem öyle bir şey de değil. Birbiriyle genel olarak alakası olmayan uzunca bir metinden oluşuyor kitap. Kendinizi çok zorlarsanız zaman zaman bazı anlamlar çıkarabilirsiniz metinden ama bunlar kendi uydurduğunuz şeyler mi değil mi ondan bile emin olmak zor. Yazarla tanışmak için yanlış bir kitap oldu diye düşünüyorum; bilmiyorum diğer kitapları da böyle midir. Kitaptan rastgele bir bölüm paylaşıyorum ayrıca. Okumak isteyen olursa en azından kitabın içeriğini kafasında canlandırsın. ben de işitmeyeceğim sonunda ben de işitmeyeceğim artık hiç işitmedim de böyle söylüyor ses ben de fısıldıyorum bunu yalnızca onun sesi var Pim'in sesi hayır Pim diye biri yok Pim'in sesi olmadı hiç inanmak güç buna karanlıkta çamurda sesten yoksun görüntüden yoksun sonunda iyice önceleri
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2001194 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Şubat 2024 18:09
Samuel Beckett "Acaba Nasıl", dilin sınırlarını zorlayan ve okuyucuya alışılagelmişin dışında bir okuma deneyimi sunar. Beckett, bu eserinde, yalnız kelimelerle resmedilen bir dünyada, insanın yalnızlığını, çaresizliğini ve umutsuz arayışını anlatır. Baş karakter, yani anlatıcı, çamurlu bir yerde sürünerek yaşamını sürdürmekte ve karşılaştığı diğer varlıklarla ilişkiler kurmaktadır. Bu ilişkiler, varoluşsal sorunları ve insanın diğer insanlarla olan karmaşık ilişkisine hitabendir. "Çamur" diye bahsettiği şey, yaşamın kendisidir. Bazı karanlık mizahlara yer vererek, Yazarın kendi minimalist ve sorgulayıcı tarzı eseri daha ilginç kılar. Acaba Nasıl?
Edebiyat
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2001194 okunma
Samuel Beckett Külliyatı #6
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 15:10
Beckett’in Adlandırılamayan’dan yedi yıl sonra yayımladığı Acaba Nasıl?, varoluşun sadece parçalanmadığı, aynı zamanda şekilsiz bir çamura indirgendiği edebi bir enkaz. Becket'in kalemini bir defa sevdiğiniz zaman tüm kitaplarını arka arkaya okumak isteyeceksiniz. On beş gün içerisinde Becket'den okuduğum bu 6. kitap. Ben de kalemini sevenlerdenim görüldüğü gibi. Beckett bu eserinde bedeni bir solucana, dünyayı ise uçsuz bucaksız, zifiri karanlık bir batağa dönüştürmüş. Edebiyat tarihinin bana göre en nefessiz metni, hayatta kalmanın ve ötekiyle temas kurmanın yarattığı dehşeti tavizsiz bir dille masaya yatırıyor. Anlatıcı, zifiri karanlıkta, yüzükoyun çamurun içinde sürünür. Sahip olduğu yegâne şey, içinde birkaç konserve kutusu ve bir konserve açacağı bulunan bir çuvaldır. Zamanın olmadığı bu boyutta, anlatıcı sürünmek ve o konserveleri tüketmek zorundadır. Bu çamur deryası, dış dünyadan tamamen kopmuş, insanlardan gizlenerek sadece önüne konan sipariş fotoğraflarından yağlı boya portreler çıkaran bir ressamın atölyesindeki o boğucu rutubetin ontolojik karşılığıdır. Sanatçı için o atölye nasıl ki hem bir sığınak hem de onu yavaş yavaş yutan bir bataklıksa, anlatıcının çamuru da öyledir. O konserve kutuları ise, sanatsal bir coşkudan ziyade salt hayatta kalmak, bedeni ayakta tutmak ve kirayı ödemek için kabul edilen o ruhsuz, mekanik siparişleri temsil eder. İnsan, kendi varoluşsal tiksintisine rağmen hayatta kalmak için o çuvalı sürüklemeye mahkûmdur. Kitabın en sarsıcı bölümü, anlatıcının çamurda Pim adında başka bir yaratıkla (bir insanla) karşılaşmasıdır. Anlatıcı, Pim'in tırnaklarını etine geçirir, ona konserve açacağıyla vurur; amacı onunla sevgi dolu bir iletişim kurmak değil, ona zorla konuşmayı, ses çıkarmayı öğretmektir. İnsanlar arası temas, mutlak bir işkenceden
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2001194 okunma
"… bir şeydim azdım ama var oldum zorunluydum ..."
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Samuel Beckett külliyatına girmeyi planlıyorsanız, bu eseri listenizin en sonuna saklamanızı öneririm. Beckett’in tüm yapıtları arasında çözümlenmesi en güç, zihni en çok zorlayan metin şüphesiz budur. Noktalama işaretlerinin tamamen dışlanması ve benzer cümle yapılarının bir sarmal gibi yinelenmesi, okuma sürecini başlı başına bir mücadeleye dönüştürüyor. Yazarın, "… bir şeydim azdım ama var oldum zorunluydum ..." ifadesi, kanaatimce kitabın tüm ruhunu özetleyen en sarsıcı cümledir. Eserin temelinde yatan soru ise oldukça karanlık: İnsan, kendi varoluşunu kanıtlamak için bir başkasına acı çektirmek zorunda mıdır? Varlık, ancak ötekinin ıstırabı üzerinden mi inşa edilebilir?
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Ayrıntı Yayınları · 2001194 okunma
PİM'DEN ÖNCE, PİM'DEN SONRA;
10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2025 60. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 13:02
Acaba nasıldı? Dehşetli uzun zaman parçaları. Bu parçaları birbirine denk getirmek zormuydu, zaman mı alıyordu yoksa en sade şekliyle mi anlatmalıydı. Evet en sade şekliyle fazlalıklardan arınmış, duygu,düşünce ve sevdiklerine yer veren bunu önemseyen "Minimalist akımının" öncüsü olan yazarın bir meselesi var ona göre büyük bir mesele. Okura göre ise kafa karıştırıcı,zor,absürt,saçma bu ne biçim dedirten cinsten... Eleştirmenlere göre ise has okurların okuyabileceği bir esermiş. Kime göre neye göre... Ben bir okur olarak yolunuzu açmak ve anladıklarımı sizinle paylaşmak isterim müsaadenizle... ama önce kısa bir bilgilendirme yapmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Şöyle ki; 1961 yılında yayınlanmış olan bu eser "Minimalist Akımının" da keşfedilmesine denk gelir. Bu akımı denemek adına düşüncelerini o an ki durumunu kaleme almış yazar ve Sayın Beckett, 1969 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almıştır. Tuhaftır ki ödül almış olmasına rağmen ödülle ilgili hiç bir sempozyuma, toplantılara davetlere katılmamıştır. Bunları sizinle paylaşmamın sebebi de satırlarda saklı... çünkü normal bir ruh durumunu yaşamayan bir karakter... Başlayalım; Ben senin derdini anladım. Sıkıntılarını ruhsal buhranlarını, ne kadar zor bir çocukluk ve gençlik geçirdiğini anne ve baba sevgisi görmeden büyüdüğünü ve en yakınım dediğin kardeşinden bile darbe yemek sana bunları yazdırmış içini dökmek istemişsin belli ki... Yapayalnızsın. Kimsen yok. Bir eşin vardı aşık olduğun, taptığın. O da intihar edip seni bırakıp gittikten sonra bütün sanrıların, dibe attığın ve derinde bıraktığın tüm duyguların dışa vurdu ve kendini kaybettin. Kendini çuvalın içine hapsedilmiş gibi hissetmen, sürekli işkence gördüğünü dile getirmen hiç kolay değil. Ama şunu bil ki hepsi sensin.Hepsi senin beyninin oyunu...
1000Kitap
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Kırmızı Kedi · 2023194 okunma
BEN HİÇBİR ŞEY DEĞİLİM
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 19:32
Bir yolculuksa yaşamak, hep aynı yerde kalmaktan başka bir çabam olmadı. Ben kaçmıyorum ki sürgün yaşıyorum. Dünyada sürgün… Varoluşunuzu sorgulamayı bırakmazsanız eğer ömrünüz sürgünde geçiyor. Öldürmeyen zamansız bir sürgünde. Ölmeyi dilemek işe yaramıyor. Sorgulamayı bırakmak ise sarıldığınız ateşli bir bedenden kendinizi ayırmaya çalışmak kadar zor. Ölüm sizi sevebilir mi? Ölüme kendinizi sevdiremeyeceğinizi öğrenmeniz gerekiyor. O sizi tanımayan bir sayaç. Süre bittiğinde siz olmayacaksınız ama sayaç işlemeye devam edecek diğerleri için. Varoluşunu sorgulamaktan yorulmayan Beckett’i ben de okumaktan yorulmuyorum. Çünkü Beckett balıkçıyı arıyor. Bir olta var ucunda da yem. Balık oltayı değil, yemi görüyor. İnsanlar da balıklar gibi yem peşinde. İçgüdüleri yemi yemesini öğretiyor onlara. Olta kimsenin umrunda değil, ipin ne kadar uzakta olduğu da. Peki ya balıkçı? Beckett balıkçının peşinde. Ben de balıkçıyı izlemeyi seviyorum. Balıkçının yemi oltaya takışını, balıkları kovaya atışını, can çekişen balıkları görüyorum. ‘yani karşılıklı kurulan ilişkilere yani bir yanda cellat bir yanda kurban ilişkisine her birimiz yaşıyor benzeri şeyleri’ Cellat olarak başladığımız yolda hareketsizliğimizin bizi kurbana çevirmesi de olası. İşte tam da bu yüzden Beckett gibi ben de balıkçıyı öldürmek istiyorum. Beckett’in dediği gibi; ‘her şeyi anladım ve hiçbir şeyi bağışlamadım.’ ‘sonunda terk edilen biri olacağıma cellat oldum sonunda’ Çünkü gerçek olan şey, yalnızca kurbanların yolculuk ettiği. Balıkçıyı öldür. Yemi unut. Açlıktan ölsen de Oltanın ucunda ölme. Kitap nasıl mı? Acaba Nasıl? Acaba Nasıl? Noktasız virgülsüz büyük harfsiz binlerce kelime. Sıkılmazsanız eğer kitaptaki kelimeleri sayabilirsiniz. En azından bu kitap hakkında elinizde ‘içindeki kelime sayısı’ gibi
1000Kitap
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Kırmızı Kedi · 2023194 okunma
7/10
·176 syf.··
2025 2. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2025 15:59
Az biraz karışık. Kitabın başlangıcı ilerde başlayacak diyerekten ilk sayıları alışık olduğum hızda okudum. Yaklaşık bir 4 sayfa, bir şey anlamadım. Başa döndüm tekrar :). Bir an Jose Saramargo geldi aklıma. Roman tam roman değil gibi daha çok bir roman parodisi. Pim kim, romanın kahramanı mı? Anlatan mı? Her ikisi aynı kişi mi? Kim ve Kram kim? Tamamen noktasın virgülsüz yazılmış, git gelleri hatırlatan, pişmanlıkları ve aydınlanmaları var ile yok arası anlatan , bir sonuca varmayın anlatımlar.. İpin ucu kaçabiliyor bazen. Bur da ne demek istemiş tam olarak dediğim çok yer oldu, onların beynini kurcalaması hoşuma gitmedi değil..
Felsefe
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Kırmızı Kedi · 2023194 okunma

Yazar Hakkında

Samuel BeckettYazar · 38 kitap
Samuel Barclay Beckett, (13 Nisan 1906; Foxrock, Dublin - 22 Aralık 1989, Paris), İrlandalı yazar, oyun yazarı, eleştirmen ve şair. 20. yüzyıl deneysel edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir. James Joyce'un takipçisi olduğu için "son modernistlerden", daha sonraki pek çok yazarı etkilemiş olduğu için de "ilk postmodernistlerden" biri olarak değerlendirilir. Beckett ayrıca, Martin Esslin'in "Absürd Tiyatro" olarak adlandırdığı akımın en önemli yazarı sayılmaktadır. Eserlerinin çoğunu Fransızca ya da İngilizce yazıp, diğer dile kendisi çevirmiştir. En bilinen eseri Godot'yu Beklerken'dir. Beckett'in eserleri sade ve temel olarak minimalisttir. Bazı yorumlara göre, çağdaş insanın durumu hakkında oldukça kötümser, hatta hiççi eserler vermiştir. Gittikçe daha kısa ve özlü eserler veren Beckett, bu kötümserliği kara mizah yoluyla anlatır. "Roman ve drama türlerinde yeni formlarda oluşturduğu eserlerini, modern insanın yoksunluğu üzerine kurguladığı" için, 1969'da Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Beckett, ayrıca 1984'te Aosdána'da Saoi seçilmiştir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Samuel_Bec...