“ Üçüncü Mehmet’in, padişah olur olmaz, aralarında bebek olan ondokuz kardeşini tek tek nasıl idam ettirdiğini herhangi bir tarih kitabından okuyan şehzade delirmeye mahkûmdu; çünkü delirmek, Ben yarıştan çekiliyorum, anlamına gelirdi. “
Yaklaşık yirmi bin kişiden oluşan Haçlı Koalisyonu Kuduüs Krallığı’nın kuzeyindeki iaşesi ve su kuyuları yeterli bulunan Sephoria Kenti’nde toplandı; buradan Selahaddin’in Kudüs Yolu’nu kesebilirlerdi. Gelgelelim, yaklaşık otuz bin kişilik bir ordunun başında bulunan Salahaddin, doğrudan onların karşısına çıkacağına yandan dolandı ve Raimond’un karısını, geri kalan savunmalarla birlikte iç kalede kıstırarak Tiberias Kenti’ni yakıp yıktı. İbn el- Aşir, “Tiberias’ı kuşatmasının nedeni, Frenklerin komutanlarını terk etmelerini sağlamaktı” der; Sephoria ve Tiberias arasındaki arazi çıplak korumasız ve kuruydu. Bir süre tartıştıktan sonra, Haçlılar çölü aşıp Tiberas’ı kurtarmaya karar verdiler. Temmuz başlarının güneşi, ilerleyen Haçlı ordusunu kavuruyordu. Yollarına çıkan tel sarnıç, Selahaddin’in adamlarının savunması altındaydı. Hattin’in Boynuzları olarak bilinen sönmüş volkan zirvelerinin dibindeki ovada Selahaddin’in karşısına çıktıklarında, askerlere ve hayvanlar sıcaktan ve susuzluktan felç olmuş gibiydi. 4 Temmuz sabahı gerçekleşen Hattin Muharebesi bir bozgun oldu. Muharebenin Fransızca anlatısına göre, altı saat içinde Haçlılar kılıçtan geçirildi. Raimond kaçtı, ama Renaud de Chatillon ve Kral Guy ile hem de Hospitalier tarikatlarının komutanları esir alındı. Kral Guy ve Renaud de Chatillon’un çadırına getirilmesini emreden Selahaddin, (İbn el- Aşir’in ifadesiyle, “suzuluktan neredeyse ölecek olan”) krala soğuk bir içecek ikram etti. Müslüman misafirperverlik kuralı, ev sahibinin, suyundan içen ya da yiyeceğini yiyen birini öldürmemesini gerektiriyordu. Selahaddin dedi ki, “Bu lanetli adam benim iznimle su içip güvence altına giremez.” Ayağa kalkıp kendi kılıcıyla Renaud’un başını kesti. Sonra Selahaddin yakalanan Templier ve Hospitalier ve mensuplarının idam
Sayfa 187 - Alfa Yay. İst. May. 2022, 3.b. Rönesans Dünyası, Susan Wise Bauer, dipnotlar : İbn al – Athir, kısım 2, s.321,Peter E. Edbury, çev., The Conquest of Jerusalem and the Third Crusade (1998), s. 158-159,İbn al- Athir, kısım 2, s. 323-324.,A.g.e., s. 324-325,·Kitabı okuyor
Victor Hugo, isimsiz mahkûmun iç hesaplaşması ve toplumun "adalet" adı altında meşrulaştırdığı cinayet üzerine şu sarsıcı felsefi tespiti yapar:
"Gözlerinizi kapatıp adaleti sağladığınızı sanıyorsunuz. Oysa bir hayatı yok etmekle suçu yok etmiyorsunuz; sadece yaşayan bir varlığı, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömüyorsunuz ve bu karanlığın gölgesi er ya da geç tüm toplumu sarıyor."
" Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek,onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar,cevap verir, konuşurken,sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!"