“Çağdaş müzenin kökeni…giyotinin geliştirilmesine bağlıdır." —Georges Bataille, Ekim, 1986 Kültür eleştirmeni Georges Bataille'ın bu sözü aşırı uç gibi gözükebilir, ancak bu söz hem doğru hem de sembolik olarak açıklayıcıdır. Paris'teki Louvre Müzesi'nin kuruluşu Fransız İhtilali ile doğrudan ilişkilidir. İhtilal yanlıları düşmanlarını idam etmek için giyotin kullandılar. Genel olarak müzeler politikayla ve güç gösterileriyle iç içedir. Louvre Müzesi'ni incelersek bu tür bağlantıların 200 yıllık bir sürece yayıldığını görebiliriz. -Dr. Elizabeth Rodini
vasiyet
Kalbimde senede kaç kez birisi idam aldı ha!?
Müzik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaman daralıyor
Yazdığım şiirler de sen vardın. Anlatmak istediğim hikayeyi sendin, Yasaklı bir dilin içinde sen vardın, Ama seni sana anlatamadım... Bazen sözcükler yetmedi. Bazen de sen beni gözlerinde sürgün ettin, Ama ben seni hiç kalbimde idam ettirmedim, Ama sen beni idam sehpasında idam ettirdin... Bu ayaz gecelerde seni yazdım! Yalnız kalan ruhum, Senin yokluğunda çöl oldu... Çünkü sensizliğin yağmurun da kurudum... Bazen gizemli mektup olursun, O gün ki gibi! Senin gözlerin gözlerimde iken, Kalbim yerinde çıkar gibi oluyor... Ama ben artık sensiz öleceğim! Çünkü zaman daralıyor... Kefenim cebimde iken, Sense yoksun...
Şiir
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
ÖLÜRÜM TÜRKİYE’M SELİMGÜRBÜZER Uzun yıllardır hem Bayburt Postası, hem En Politik adlı internet sitesinde yayınlanan yazıları 2023 yılı içerisinde Ölürüm Türkiye’m adlı üçüncü eserimi Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan okuyucu ile buluşturmanın heyecanını yaşamak apayrı bir duygu seli olsa gerektir. Yayınlanan bu eserim 612 sayfa hacimli, 10 bölüm altında 100’e yakın makaleden oluşuyor: -Hayat öykümden Ölürüm Türkiye’m Sevda kareleri, -Ölürüm Türkiye’m Sevdama ruh katan Şahsiyetler, -Türkiye’m Sevdasını Tehdit Eden İç ve Dış Mihraklar, -Fitne Katilden Beterdir, -Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz, -Türkiye’m Sevdasından Yeni Türkiye Yüzyılına Doğru, -Kimlik Bunalımı, -Kültür Buhranı ve Medeniyet Ruhu, -Rol Model Arayışları, -Sivil Toplum-Sivil Katılım-Sivil İnisiyatif vs. adlı bölümlerden oluşan kitapta, ayrıca Lise çağlarımda matbaasında çalıştığım Bayburt Postası Gazetesinin kurucusu Osman Okutmuş’u da “Kop Tipisi Işığı: Osman Okutmuş” başlıklı yazısı ile yâd etmiş oldum. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Ölürüm Türkiye’m ölümüne bir sevdadır. Çocukluğumuzdan gençliğe, gençliğimizden ihtiyarlığımıza ve ölene dek heyecanı hiç dinmeyecek sevda yüklü bir tutkudur bu. Hatta sevda yüklü bu tutku seli öyle derinlemesine ruh iklimimize işlemiş ki, geriye dönüp şöyle baktığımda hayat hikâyemin hemen her karesinde bunu görebiliyorum. Nitekim kaleme aldığım eser incelendiğinde Dede Korkut hikâyeleriyle doğup büyüdüğüm Bayburt’tan tutun da Dadaşlar diyarı Erzurum’da üniversite yıllarıma uzanan öğrencilik anılarımda, mezuniyet sonrası meslek hayatına başladığım Aziz İstanbul’un manevi ikliminde ve kuvayı milliye ruhunun merkezi Ankara’da meslek hayatımın devamında bir kısım
Geçmişin mezar, geleceğin karanlık...
Geçmiş zaman, senin gibi bir misafire, bir mezar-ı ekberdir(büyük bir mezar). Gelecek zaman ise, bir karanlık gümrahlıktır(karanlık bir yol). Bugünün ise, bir dakikadır; o da bir idam sehpasıdır. Bediüzzaman Said Nursî Sözler
Din
İçimde kurduğum bir mahkeme ile tüm duygularımı idam ettim..