“Bu yol dardır, oradan çok ince duygular geçer.
Susarsanız susarım, anlaşırız.
Zekâmız kelimeleri sevdiği kadar kalbimiz bunlardan nefret eder.
Kalbimizin dili sükûttur. Çünkü hiçbir duyguya isim verilemez. Kendilerine birer ad taktığımız duygular, şuurumuzda kabuk bağlamış,
aklileşmiş ve kalple rabıtasını kesmiş kalp unsurlarıdır.
Kelime kalpazanlığı yapmadan konuşmak sırrını kalp bilir.”
“Nihad, kendi memleketinde olduğunu unuttu; Beyoğlu'nun birçok sokakları gibi, burada da bir aykırı yabancılık, ecnebi memleketlerin sokaklarına mahsus, bir Türk'e mülâyim gelmeyen sahte ve başka bir seciye vardı.
Bir Türk'e, Türkiye'de, Türk olduğunu unutturan bu gizli ve galip ruha karşı, milli bir kin duydu.”