''Ancak bir dağı aşmak zorunda olan bir yolcu gibi boyun eğmek gerekir, dağ orada olmasa elbette yol daha rahat ve kısa olurdu, fakat o orada ve onu aşmaktan başka çare yok!''
Toplama kampında insan belki elleri kanayana, ayakları ayakkabıların içinde donana kadar el arabasıyla taş taşımak zorunda kalabilirdi, iki düzine insanla birlikte soğuk ve pis bir koku içinde yaşardı ama insan yüzü görüyordu. Tarla, ağaç, yıldız ya da herhangi bir şeye bakabiliyorlardı. Buradaysa beni düşüncelerimden, evhamlarımdan ve hastalıklı tekrarlarımdan uzaklaştıracak hiçbir şey yoktu.