10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 00:00
İnsana verilen hastalık şiddeti ve zorluğu nisbetinde bir imtihandır. Özellikle hasta olanlara bir şifa niteliğinde yazılmış risale aslında (Lem’alar) 25. Lem’a’nın tamamıdır. Okurken manevi bir huzur verdiğini söyleyebilirim, bazen cümleler tekrar ediyor gibi görünse de hepsinin faydası var. Hastalık; ahireti kazanmak için bir vasıta, ibadetin sevabını artıran manevi bir reçete, gaflete düşürmeyip ahireti unutturmayan bir şükür sebebidir. Risale ciddi manada manevi bir reçete, okurken bazı yerlerde “iyi ki hastayım” demek bile geçti içimden. Said Nursî’nin Risalelerinden ilk kez okudum. Osmanlıca‘yı ve eski Türkçeyi bilenler rahat okurlar ama kelimelere aşina olmayanlar için okuma çok zorlayıcı olabilir. Hastalara, hasta yakını olanlara ama bilhassa hastalığından dolayı üzgün olan hastalara okunmasını, okutulmasını tavsiye ederim. 
Din
Hastalar RisalesiBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 20172,603 okunma
Ehl-i Sünnete göre Oruç ibadetinin incelikleri
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 00:00
Bu risale, bir müslümanın "Orucum kabul oldu mu?" veya "Hangi durumda ne yapmam gerekir?" sorularına cevap veren bir başvuru kaynağıdır. Eserin ana gayesi, ibadetin geçerlilik şartlarını (sıhhat şartlarını) Ehl-i Sünnet fıkhına, özellikle de Hanefî mezhebine göre eksiksiz öğretmektir. (Hanefî Mezhebi Ekseni) ​Kitap, orucu bozan ve bozmayan durumları çok ince ayrıntılarına kadar ele alır. Modern tıp ve teknolojinin getirdiği (iğne, fısfıs, endoskopi vb.) güncel meseleleri, kadim fıkıh kitaplarındaki (Reddü'l-Muhtar gibi) usullerle kıyas ederek açıklar. Niyet ve Vakit Meseleleri ​Ehl-i Sünnet fıkhında niyetin yeri kritiktir. Kitapta; ​Ramazan orucuna ne zamana kadar niyet edilebileceği, ​Kaza orucu ile nafile oruç niyetlerinin farkı, ​İmsak vaktine dair modern takvim tartışmalarına karşı temkinli duruş (imsakın vaktinden önce kesilmesi yönündeki fetvalar) detaylandırılır. İcma ve Kıyas: Sadece şahsi yorumlara değil, ümmetin üzerinde ittifak ettiği (İcma) meselelere vurgu yapar. ​Selef-i Salihin Yolu: Orucun sadece bir "aç kalma" değil, bir "teslimiyet" olduğunu, sahabe ve tabiun döneminden nakillerle destekler. İnceleme Sonucu: Bu eserde Ehl-i Sünnet bir mümin için "İhlas" kadar "İttiba" (usulüne uygunluk) da önemli olduğu için, bu kitap ibadetin şekil şartlarını garanti altına almanıza yardımcı olur. Ahmet Mahmut Ünlü Oruç Risalesi
1000Kitap
Oruç RisalesiAhmet Mahmut Ünlü · Cübbeli Ahmet Hoca Yayıncılık · 201491 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:23
Yirmibeşinci Lem'a (Hastalar Risalesi) Üçüncü Şuâ (Sekizinci Hüccet-i İmaniye - Münacat) Yirmialtıncı Lem'a (İhtiyarlar Risalesi) Yirmibirinci Mektub (Yirmialtıncı Lem'anın Zeyli) Evdeki ihtiyarlara hürmet ve kıymetlerini bilmek hakkında Onyedinci Mektub (Yirmibeşinci Lem'anın zeyli - Çocuk Ta'ziyenamesi) Onyedinci Lem'anın Onikinci Notası (Eski Said'in gülmeleri, Yeni Said'in ağlamalarına inkılab edeceği hengâmda; gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığı bir anda yazdığı Arabî münacat ve niyazının Türkçeye çevrilen bir kısmı) Bir Nur Talebesinin mahkemedeki müdafaasıdır. Valla ben erdim mi bilmiyorum ama şöyle bir şey oldu, bu risaleyi okurken baktım başında hastalar risalesi, münacat derken peşine ihtiyarlar risalesi, dedim ki dur yazayım anlaşılan bir iki Risale-i Nur dersinin toplamı bu risale. Ne okuduğumu unutmayım çünkü derse dalınca başlık başlık bilemem. Başladım yazmaya. Yukarıdakiler benim yazmam değil ama. Çünkü son sayfaya gelince bir de ne göreyim âdet olmadığı bir şekilde arkasında fihrist var. Buna mı erdim? Bilmem bence kıymetli. Ben her zaman risale okumanın himmetini hissettim üzerimde. Mutlu oluyorum. Bana sanki sen yorulma dendi. Ne bileyim hoş geldin bana. Üstad üstad diye gezmem ortada yalan yok şimdi çünkü öyle bir şey hissetmiyorum. Bu kitapları seviyorum ve üstadın da o kitaplara talebe olduğunu düşünüyorum. Bunu birine söylesem, daha doğrusu söyleseydim kesinlikle kınama yerdim. Hiç zannetmiyorum anlaşılabileceğimi. Yargılama kesin bence. Neyse. Zaten üstadın da benimle bir derdi olduğunu zannetmem. Mesela bir keresinde babam bizim namaz odasında talebelerle ve üstad ile namaz kıldığını görmüş. Peki ben ne gördüm, kabenin içinde meğer risale kütüphanesi varmış ve ben orayı görünce tamam diyorum kabeye gidilir bunun için.
Edebiyat
Zühretü'n-NurBediüzzaman Said Nursî · Söz Yayınevi · 2005163 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Yirmibirinci Lem'a İhlas hakkında (Onyedinci Lem'anın Onyedinci Nota'sının yedi mes'elesinden Dördüncü Mes'elesi iken, ihlas münasebetiyle Yirminci Lem'anın İkinci Nokta'sı oldu. Nuraniyetine binaen Yirmibirinci Lem'a olarak Lemaat'a girdi.)Bu Lem'a lâakal her onbeş günde bir defa okunmalı.بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِوَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ ٭ وَ قُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ ٭ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا ٭ وَ قَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا ٭ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلاًEy âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat, en makbul bir dua-yı manevî, en kerametli bir vesile-i makasıd, en yüksek bir haslet, en safi bir ubudiyet: İhlastır. Madem ihlasta mezkûr hâssalar gibi çok nurlar var ve çok kuvvetler var.. ve madem bu müdhiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyikat karşısında ve savletli bid'alar, dalaletler içerisinde bizler gayet az ve zaîf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'aniye omuzumuza ihsan-ı İlahî tarafından konulmuş; elbette herkesten ziyade bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz ve ihlasın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız. Yoksa hem şimdiye kadar kazandığımız hizmet-i kudsiye kısmen zayi' olur, devam etmez; hem şiddetli mes'ul oluruz. وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلاً âyetindeki şiddetli tehdidkârane nehy-i İlahîye mazhar olup, saadet-i ebediye zararına manasız, lüzumsuz, zararlı, kederli, hodfüruşane, sakil, riyakârane bazı hissiyat-ı süfliye ve menafi'-i
Alıntı
Lem'alarBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20205,7bin okunma
9/10
·397 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 07:34
İlk Sözden Önceki Söz Saffet Görmüş İLK SÖZDEN ÖNCEKİ SÖZ sen kimsin? Selam kitap dostlarımm İlk Sözden Önceki Söz: Sen Kimsin?, okuru yalnızca okumaya değil, hatırlamaya davet eden bir eser. Bu kitapta kelimeler, salt anlam taşıyıcıları olmaktan çıkar; niyetle, ruhla ve doğrulukla yoğrulmuş bir çağrıya dönüşür. Yazar, insanın varoluşunu tesadüfe bırakan bakış açılarını reddeder; her şeyin ilahi bir ölçü, bir plan ve bir hikmet dahilinde vücut bulduğunu vurgular. Eserde kader, anlık bir yazgı değil; insanın içsel yolculuğu, muhakemesi ve iradesiyle kurduğu derin bir bağ olarak ele alınır. Akıl, yalnızca düşünmek için değil; hak ile batılı ayırt etmek, görünenin ardındaki manayı sezmek ve eşyaya anlam yüklemek için verilmiş bir emanet olarak konumlandırılır. Bu bağlamda kitap, “Allah her şeyi bir ölçüyle yaratmıştır” ayeti etrafında şekillenen güçlü bir tefekkür zemini sunar. Her bölümün sonunda yer alan “Mantığın ve Vicdanın Yorumu”, okurun zihinsel ve kalbi sorgulamasını derinleştirirken; bölüm aralarına serpiştirilen Hikmetli Sözler, metnin ruhunu pekiştiren duraklar niteliğindedir. Tekrar kavramı ise eserin ana omurgalarından biridir: Başlangıç ve son arasındaki döngü, varlığın emre itaat eden yapısıyla birlikte ele alınır. Kitapta; Miraç’a davet, İlahi sevgi, Varlık âleminin manası, Kader ve onun müsebbibi, Ezel, ilahi irade, İhlas ve tevhid anlayışı, Yokluk Risalesi ve üç merhaleli tevhid gibi pek çok derin başlık, ayetler ve hikmet merkezli yorumlarla işlenir. Eserin sonunda yer alan Tefsir Risalesi ise kitabı benzerlerinden ayıran önemli bir detaydır; anlatılan hakikatleri daha sağlam bir ilmi zemine oturtur.
İlk Sözden Önceki SözSaffet Görmüş · Çıra Yayınları · 20252 okunma