Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları… İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeye başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.” Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı” diye fısıldadılar, “sen bir-az gelişmişsin.” Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişân-ı zîşân” gibi gururla benimsedi aydınlarımız. Cemil Meriç
Tarih
Cemil Meriç
Kıtaları İpek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan . Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer Sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, Unutkanlığa bıraktığı yerini,’’ben Avrupalıyım’’ demeye başladı,’’Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.’’ Avrupa dostları acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına:’’delikanlı,’’diye fısıldadılar,’’sen bir az gelişmişsin’’ve Hristiyan batının göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir’’nişan-ı Zîşân ‘’gibi gururla benimsedi aydınlarımız. Bu sözler fikir dünyamızın dışa vurulan sesi ‘’izm’’lerin i̇draklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir diyen Cemil Meriç’e ait fildişi kulesi mütefekkirini rahmetle anıyoruz
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İhtiyar Dev ve İdam Yaftası
“Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları… İhtiyar dev, mâzîdeki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini; Ben Avrupalıyım…demeye başladı; Asya bir cüzzamlılar diyarıdır. Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına; Hayır delikanlı…diye fısıldadılar; Sen bir-az gelişmişsin. Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir «nişân-ı zîşân» gibi gururla benimsedi aydınlarımız.” /CEMİL MERİÇ
Şiir
Sen Bir Az Gelişmişsin
Kıt’aları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar... Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.” Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı” , diye fısıldadılar, “sen bir az-gelişmişsin.” Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişân-ı zîşân” gibi gururla benimsedi aydınlanınız.
Bir biz vardık Cihânda...
"Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları… İhtiyar dev, mâzîdeki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini; «–Ben Avrupalıyım…» demeye başladı; «Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.» Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına; «–Hayır delikanlı…» diye fısıldadılar; «Sen bir-az gelişmişsin.» Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir «nişân-ı zîşân» gibi gururla benimsedi aydınlarımız.”
“İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupa’lıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.” Avrupalı dostları acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına “Hayır delikanlı” diye fısıldadılar, “sen bir az-gelişmişsin.” Ve Hristiyan batının göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir nişan-ı zişan” gibi gururla benimsedi aydınlarımız.