Masal Masal İçinde kitabındaki hikayelerin ana fikri, açgözlülük, bencillik, sabırsızlık ve savurganlık gibi insan zaaflarının kötü sonuçlar doğuracağı, buna karşılık aza kanaat etmenin, sevgi, sabır ve erdemle yaşamanın huzur getireceğidir. Padişah ve vezirin yolculuğu çerçevesinde anlatılan masallar, adaletin ve iyiliğin en büyük güç olduğunu vurgular.
Kitaptaki Masalların Temel Ana Fikirleri:İnsanın açgözlü olmaması, elindekiyle yetinmeyi bilmesi ve sabırlı olması gerektiği.
Şapkacının Hikayesi:Kıskançlığın ve sabırsızlığın aileye ve aşka zarar verdiği, sevginin ise sabır gerektirdiği.
Demircinin Hikayesi:Paylaşmanın önemi,paylaşılmayan nimetlerin insana fayda sağlamayacağı.
Kör Adamın Hikayesi:Kibir ve açgözlülüğün fiziksel/manevi kayıplara (gözlerin kör olması) yol açabileceği.
Müezzin ve Kuyumcu Hikayeleri: Sabırsızlığın ve savurganlığın, insanın elindeki huzur ve varlığı yok ettiği.Kitap, her masalın sonunda bir ahlaki ders vererek, bireyin kendini sorgulamasını ve erdemli bir yaşama yönelmesini amaçlar.
Bir varmış, bir yokmuş.Evvel zaman içinde kalbur saman içinde genç bir padişah varmış. Kendini halkının mutluluğuna adamış ve bu uğurda servetini harcamaktan çekinmeyen bir padişah. Nazarlık kabilinden. Bu padişahın küçük bir kusuru varmış. Halkı için yaptığı iyilikler için övünmek. Ve tabi övülmek. Öyle ki sarayında bir dalkavuklar sürüsü besler olmuş. Bu hal tek bir kişiyi rahatsız edermiş koca sarayda. Padişahın çocukluk arkadaşı veziri.
Yine bir gün padişah yaptığı iyilikleri anlatıp dünyanın en cömert insanı olmakla övünür, dalkavuklar sürüsü tarafından da övülürken, vezir kendine hakim olamamış ve padişaha ondan daha cömert bir adamın var olduğunu söyleyivermiş. Padişah vezirinin bu çıkışından rahatsız olmuş, ancak merak da etmiş. Kimmiş o padişahtan