Dünya Bankası uzmanları Kemal Derviş ve Sherman Robinson tarafından hazırlanan raporda, Türkiye'nin tarihinin en ağır bunalımı yaşadığı ifade edildikten sonra, 'ağır sanayide gelişme beklemek gerçekçi değildir. Kaynaklar, ihracata yönelik hafif sanayi dallarına kaydırılmalıdır. Tek bir devalüasyon yapmak çare değildir. İhracatı gerçekleştirebilmek ve gerçek kuru sağlayabilmek gerekmektedir” denilmiştir.
22 Ağustos 1978 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Yalçın Doğan imzasıyla yayınlanan bu haberin ardından, büyük bir gürültü kopar. Aynı hafta, The Economist dergisi de raporun Türkiye'ye yaklaşımını bir cümleyle özetler: “Türkiye bölgesinin manavı, kasabı, sütçüsü olursa çok daha iyi olacaktır.”
Bu cümle, IMF'li günler yaşayan, yaşanan krizin aşılması için oradan gelecek 45 milyon doları bekleyen Türkiye'deki tartışmaların, “Bölgenin manavı kasabı olur muyuz, olmaz mıyız?" biçimini almasına neden olur. Derviş'e itirazların ağırlığı, soldan gelir.