ihtiyar

ihtiyar
Sınırlı karakterlere sığmayan bir karakter miyim diye endişelendim... #65954273
Okur
Lisansüstü
Trabzon
Bursa
1792 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
Yol
Buldozerlerin dişleri toprağa saplandığı zaman... Motor gürültülerinin yavru kuşları yuvalarından ürküttüğü zaman... Ağaçların devrildiği, kayaların demir matkaplarla delindiği, suların önünün kesildiği zaman... Bulutların kirlendiği zaman... O durgun göl kenarında, kamışlıkta, akşam, balıkların ve su kuşlarının, rüzgârın ve titreyen çimenlerin, kertenkelenin, sincabın ve tarla kuşunun birlikte söylediği ilâhi ansızın kesildiği zaman... Görüldü ki; Ovayı bir baştan bir başa bıçak gibi kesen, geniş, kara, parlak, sıvaşık bir yol açılıvermiş...
Sayfa 36·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
GELDİM, GİDİYORUM
Ölmek için anneye, babaya yakın bir yere geçmeli. Uzaklarda ölmek ağır olur, bulunması var, taşınması var, bir de sessizce göğe bakarken yolunu gözleyenler var. Zahmetsiz olmalı ayrılış, anne kokusuna yakın bir yerde, mesela anne göğsüne bırakılan baş mesafesinde bir bebek gibi huzurlu, bir bebek gibi sessiz. Hayat bir daireyse doğduğun yere dönmeli insan. Son bir defa, son bir nefes, geldim, gidiyorum.
Yapacağımız ilk şey, tüm avukatları öldürmek olsun.
Shakespeare Kral VI. Henry -11-'de 1450 tarihli Jack Cade Isyanı'nı anlatırken sıradan bir isyancı olan Kasap Dick'in bürokrasiye duyduğu antipatiyi mantıklı bir sonuca vardırmasını sağlar. Dick'in planı daha iyi bir toplumsal düzen inşa etmektir. İlk önerisi şöyledir: “Yapacağımız ilk şey, tüm avukatları öldürmek olsun.” Dick'in önerisiyle harekete geçen isyan lideri Jack Cade bürokrasiye, özellikle de yazılı belgelere savaş açar. “Masum bir kuzunun derisinden parşömen yapmak, acınası bir şey değil midir? O parşömene yazılanlar, bir adamı mahveder mi? Kimileri arının soktuğunu söyler; fakat ben, arı aslında balmumudur, derim. Zira bir kez bir mühür bastım, o gün bugündür bir daha asla kendim olamadım.” Tam o sırada isyancılar bir kâtibi yakalayıp okuma yazma bilmekle suçlar. Kısa bir sorgulamanın ardından Cade adamlarına, “Onu kalemi ve mürekkep hokkasıyla birlikte asın” emrini verir.”
Sayfa 90
Yıl 2019, Eylül...
Mesela kirlenme endişesi yüzünden, daha önce değindiğimiz Temiz Hindistan Misyonu çalışmalarında çeşitli sorunlar çıktı, çünkü sözde “saf” insanlar tuvalet inşa etmek, bakımını yapmak ve temizlemek gibi “saf olmayan” işleri yapmaya ya da kamuya açık tuvaletleri sözde “saf olmayan” kişilerle paylaşmaya isteksizdi.” 25 Eylül 2019'da Hindistan'ın Bhakhedi köyünde iki Dalit çocuk, 12 yaşındaki Roshni Valmiki ve 10 yaşındaki yeğeni Avinash, daha üst Yadav kastından bir ailenin evinin yakınına dışkıladıkları gerekçesiyle linç edildi. Evlerinde tuvalet olmadığından halka açık bir yerde dışkılamak zorundaydılar. Sonra yerel bir yetkili, köyün en yoksullarından olmalarına rağmen ailelerinin, tuvalet inşası için devlet yardımı almaya hak kazananlar listesinden çıkarıldığını açıkladı. Çocuklar diğer kast temelli ayrımcılıklara da uğruyordu; mesela okula ayrı kilimler ve yemek kapları getirmeye ve diğer öğrencileri “kirletmemek?” için onlardan ayrı bir yerde oturmaya zorlanıyorlardı.
Sayfa 88
1948 tarihli Komünist Manifesto'sunda, “Gelmiş geçmiş tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir. Hür insanlar ve köleler, aristokratlar ve köylüler, efendiler ve serfler, lonca üstatları ve kalfalar, kısacası ezenler ve ezilenler, sürekli karşı karşıya gelmiş, kâh gizliden gizliye kâh açık açık, süreğen bir mücadeleyi devam ettirmişlerdir,” der. Tarihin bu iki kutuplu okuması her insani etkileşimin ezenler ve ezilenler arasında yaşanan bir güç mücadelesi olduğunu ima eder. Dolayısıyla biri bir şey söylediğinde sorulması gereken, “Ne diyor?” veya “Doğru mu söylüyor?” değil, “Bunu kim söylüyor?” veya “Kimin imtiyazlarına hizmet ediyor?”dur.
Sayfa 24