Bir kahramanın acı sonu
Puan vermedi·352 syf.··
2026 10. kitabı
Arap ihanetine uğrayan Teşkilat-ı Mahsusa reisi Süleyman Askerî Bey intihar edecektir. Onun kaleminden ise şu sözler dökülecektir; "Binlerce yıl hür yaşayan bir milletin torunlarıyız. Steplerin kurdu, Arslan'ı, göklerin kartalıyız." Tarih sahnesinde nice kahramanların hikayesini yazılmıştır. Ama Süleyman Askerî Bey'in yeri ayrıdır. Türk ordusunun en şerefli subaylarındandı. Sorumlu olduğu birliği harp alanında bizzat en ön cephede yürüyemez halde ve yaralı olmasına rağmen yönetecek kurmaydı. Süleyman Askerî Bey Edirne askeri okuluna iken orada öğrenim gördüğü süre boyunca Kuşçubaşı Eşref ve Yenibahçeli Şükrü ile dost olmuştu. Bu bağlantının ileride Türk teşkilatının gizli yapılanmasına katılmasını sağlayacaktı. Harp akademisinden mezun olup Osmanlı ordusuna Yüzbaşı rütbesi ile katılmıştır. Meşrutiyetin ilan sürecinde ismi çok geçen Süleyman Askeri Bey; Makedonya'da yürütülen çete takibinde kendini göstermiş, Rumeli'de II. Abdülhamit'e karşı olan genç subaylar arasında yer almış, gayet teşkilatçı bir insandı. 2. Abdülhamid'i tahttan indirecek olan harekat ordusuyla İstanbul'a gelen Askeri Bey 4 Eylül 1909 yılında kolağası olmuş ve Bağdat'a jandarmaları organize etmek için gönderilmiştir. Trablusgarp savaşı sırasında işgal teşebbüsü karşısında kılık değiştirerek yakın arkadaşlarıyla beraber Bingazi'ye gelmiş, Enver ve Mustafa Kemal Paşalarla birlikte mücadeleye katılmıştı. II. Balkan Savaşı sonrasında Bulgarlar ile yapılan İstanbul Anlaşması öncesinde Garbî Trakya Hükümeti'nin kurulmasını sağlamıştır. Teşkilât ı Mahsûsa'nın resmen kurulmasından sonra,ilk başkan olarak teşkilatın yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerini düzenlemiştir. Süleyman Askerî'nin kısa ve kariyerinin en önemli evresini 1914-1915 yıllarında Irak'ta yaptığı faaliyetler oluşturmuştur. Süleyman Askerî 3
Süleyman Askerî BeySüleyman Tekir · Kronik Kitap · 0235 okunma
9/10
·356 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 07:40
Her sayfasında tokat yediğim bir kitap...Kitabı alıp okuduğumda esasında pek de iyi gözle bakmamıştım. Neticede "best seller" kitapların esiri olduğumuz dönemde, farklı ve popülerliği az olan kitapları okuma noktasında sancılar çekmekteyiz... Tarihsel kurgu niteliğinde olan bu roman Sultan II.Abdülhamit devrinin "debdebeli" dönemini tarafsız biçimde anlatmakta olup vükela ricalinin ne kadar ihtiraslı hüviyete büründüğünü görmekteyiz. Nitekim ünü az olan kıymetli yazarımızın kullanmış olduğu Türkçenin lezzeti, takdire şayandır. Benim gibi tarihe meraklıysanız kütüphanenizden eksik etmeyeceğiniz güzide bir roman... Romanın ana izleğini oluşturan karakterlerin gerek psikolojik tahlillerini, gerekse dönemin havasını, çok iyi nakleden yazarımız, bana göre anlaşılmamış dimağdır. 2026 yılında bile akteülliğini koruyacak olan bu kitap düşündürücü ve bir o kadar da geleceğe ışık tutan metin...
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 2022633 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçki hep var...
Puan vermedi·250 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:14
İslam'da içki açıkça yasaklanmasına rağmen pek çok Selçuklu Memlüklü Eyyubi Osmanlı Babür Timurlu ve başka pek çok Müslüman devlet hükümdarlarının içki ve uyuşturucu kullanıp içkili eğlenceler düzenleyip kadin düşkünlüklerinden akademik bir tavırla bahsetmiş. Hatta pek çoğunun sonradan tövbe ettiğini ve bazen de tövbelerini tutamadiklarindan bahsetmiş. Ancak II. Abdulhamit'in içki kullanıp kullanmadığı bahsini yeterince tartışamamış. Hatta bu hususta akademik disiplinin dışına çıkarak televizyon programlarını gazete köşe yazılarını ve kimi internet sitelerindeki fikir ve yorumları kaynak olarak göstermiş. Özellikle II. Abdülhamit'in şehzadeligi dönemindeki içki kullanımı söylentilerini tartışmamış
Tarih
Yıldız Sarayı'nın İçki DefteriÜmit Doğan · Destek Yayınları · 202412 okunma
8/10
·397 syf.··
2026 102. kitabı
Daha önce Sultan 2. Abdülhamid Han'ın hayatı ve padişah olduğu dönemdeki siyasi ve tarihi olaylar hakkında bilgisi olmayanlar için tam bir başlangıç kitabı olduğunu söyleyebilirim. Sultan 2 . Abdülhamid Han tahta çıkmak için 33 sene bekledi 34 yaşında tahtta çıktı ve 33 sene Osmanlı Devletini yönetti onun tahta olduğu dönem dünyanın en bela zamanıydı yani sömürgeciliğin zirve yaptığı dönemdi. Sultan diğer devletlerle denge siyaseti kurarak Osmanlı Devletinin yıkılmasını geciktirmiştir. Kitap dönemin tarihi olaylarını bölümlere ayırarak bilgiler veriyor. Sultan ve o dönem hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim.
Ulu Hakan Abdülhamit Han ve Liderlik SırlarıHüseyin Tekinoğlu · Kamer Yayınları · 201598 okunma
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 07:38
Ateş Kırmızısı, II. Abdülhamit döneminde İstanbul'da geçen tarihî ve kurgusal bir romandır. Kitap, şöhret ve zenginlik peşinde Osmanlı'ya gelen İtalyan ressam Fausto Zonaro'nun gözünden dönemin saray entrikalarını, aşklarını ve toplumsal yapısını anlatır. Her şeyden önce tarihle kurgunun iç içe geçtiği eserleri okumayı çok seviyorum. Kitapta da tarih ve özellikle İstanbul gibi içinde doğup büyüdüğüm şehrin tarihini okumak çok farklı duygular hissettirdi. Şehri buraya yabancı bir ressamın gözünden aktarabilmek ise gerçek bir maharet istiyordu, ki bana kalırsa yazar bu kısmı da fazlasıyla iyi yerine getirmişti. Üstelik anlatılan olaylar o kadar gerçek ve o kadar yalındı ki okurken kendimi 1800lü yılların sonlarında görür ve Fausto Zonaro ile birlikte olaylara şahit olur gibi hissettim. Aslında o dönemin tarihine ilişkin ne çok şeyi bilmediğimi, ne çok özel olay ve kişinin olduğunu nispeten kısıtlı denebilecek bir öykü akışı içinde görmüş oldum. Bu kısıtlı yani tek kişinin düşünce ve hayatını ifade eden romanda resim sanatının yeri de çok özeldi. Kesinlikle herkese yürekten tavsiyemdir...
Ateş KırmızısıOrhan Bahtiyar · İnkılap Kitabevi · 2016126 okunma
10/10
·208 syf.··
2026 3. kitabı
BOTTER APARTMANI AYŞE ÖVÜR ​Mazi'nin izlerini bugünün hissiyatı ile buluşturan etkileyici bir roman okudum. Çok çok beğendim. Hikayenin merkezinde yer alan Botter Apartmanı, sadece bir bina değil; içinde yaşanan hayatların, saklanan sırların ve maziden bugüne taşınan duyguların sessiz tanığı olarak karşımıza çıkıyor. ​Mekan betimlemeleri oldukça güzel... İnsan kendini Botter Apartmanı’nın koridorlarında dolaşıyor gibi hissediyor. ​Kaan eğitimini yurtdışında tamamlamış başarılı bir psikiyatristtir. Geçmişte ailesiyle yaşadığı Botter Apartmanı’nda anne ve babası öldükten sonra, erkek kardeşi de başka bir eve taşındıktan sonra tek başına yaşamaya devam eder. Eşyaları bile hala muhafaza etmektedir... Alt katta yaşayan babaannesi ve dedesinin evini muayenehane çevirir. ​Danışanlarını burada kabul eder. Ailevi yaralarını iyileştirecek olan danışanı Zehra ile tanışır. Zehra ile bambaşka hayatlardan gelseler de Zehra’nın sorunları Kaan’ın kendi geçmişiyle yüzleşmesine sebep olur. ​Vakti zamanında Botter Apartmanı, II. Abdülhamit'in saray terzisi olan Jean Botter tarafından yaptırılır. Apartman hem bir moda evi, hem terzihane, hem de aile bireylerinin yaşayacağı şekilde tasarlanır. Osmanlı'nın başmimarı Raimondo’nun eseri olan apartman, çok şık ve özenli kabartmalarla ayrıca apartmanı koruduğuna inanılan kadın başı figürleriyle süslenmiştir. ​Günün birinde İtalyan mimar Esta, büyükbabasının inşa ettiği apartmanın gizemli hikayesini merak edip İtalya’dan İstanbul’a gelir. Esta ve Kaan’ın yolları kesişir. Böylece Botter Apartmanı’nın yapıldığı dönemden günümüze uzanan güzel ve hüzünlü sırları yavaş yavaş gün yüzüne çıkar. Bu sırların içinde sadece İtalyan mimar Raimondo değil, Kaan'ın kendi aile sırları da barınmaktadır. Eseri çok beğendim, naçizane tavsiye ederim. Botter Apartmanı
Edebiyat
Botter ApartmanıAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 20191,527 okunma