İlayda G.

İlayda G.
@ilayda25140
7 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
8/10
·404 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 00:00
Bayıldım. Çok sürükleyiciydi. Elimden bırakamadım. Uzun zamandır böyle hissetmemiştim. Kirle, hep kendini kaybolmuş sandın ama aslında hep ne yapacağını biliyordun. Yolun hep belliydi. Merhametinle, saflığınla, o lekeli ilahlığınla yolun belliydi. O dünyaya ait değildin. En sonunda yine doğru kararı verdin, doğru büyüyü yaptın. Mutlu olmana seviniyorum. Çünkü herkesi kendin gibi sanmanla, çabucak güvenmenle mutluluğun uzak bir hayal gibiydi.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Reklam

İlayda G.

, bir kitap okudu
8/10
·404 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 00:00
·
2025 1. kitabı
Madeline Miller
8/10 · 44,2bin okunma
7/10
·142 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 00:00
“Bahar erişince toprağın her tarafı baştan ayağa tazelik kesilerek ‘Yuhyil arza ba’de mevtiha’ sırrı ortaya çıkar.” (s.1) diyerek başlamış Namık Kemal. Kitabın başında baharı ve İstanbul’u betimlemesi her ne kadar o dönemde yaygınlaşan romantizmin bir eseri olsa da ben de baharın aşığı olduğumdan başlangıç beni kitaptan itmedi. Belki de beklentim düşük olarak kitabı elime aldığımdan ama ben beğendim. Beğeneceğimi de düşünmemiştim aslında, ama ne zaman yazılmasının üzerinden 150 yıl geçmiş bir kitabı okusam ve beğensem yazara olan saygım artıyor. İntibah edebiyatımızın ilk edebi romanı kabul edilir. Belki de bundandır, Namık Kemal önsözünde isyan ediyor: “İnsan öyle kuru kuruya öğüt dinlemeyle yetinmiyor. Eğlenerek istifade etmek istiyor. Ne yapalım? Dünyayı değiştirmek elimizden gelir mi? Acizane inancıma göre hikaye, hakikaten insanlar arasında itibara değerdir. İnsan, eğlencesinde de yarar görecek birtakım öğütler bulursa zarar mı etmiş olur?” Ve daha sonrasında da içindeki öğütleri takdir etmekle birlikte ‘Ahlak-ı Alai’yi okumaktansa okunması için gereken zaman kadar hapiste kalmayı tercih edeceğini, hatta birçok yazar arkadaşının da bu görüşüne katıldığını belirtiyor. Burada da aslında bu romanı kaleme alma amacını açıklamış oluyor. “Yolumuzun doğruluğunu göstermeye, görülen genel rağbet yeterlidir.” Demiş. Haklıydı. :) - “İnsan her adımını mezardan uzaklaştırmak için atar, yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır. (Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır. Yine ner nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır.)” -s.15 “İnsan garip bir hayvandır, her şeye alışır, alışmadığı şeyden korkar. …(Kuvettle olasıdır, ölüm korkusunun bütün insanlığı kaplaması da ölümün bir kişiye bir kez gelmesi bakımından alışkanlığa olanak vermemesindendir.)”
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma
6/10
·72 syf.··
2026 1. kitabı
Kızıl Veba, ölümcül ve son derece bulaşıcı bir hastalığın bütün dünyaya aniden yayılmasıyla dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir gerçeklikte geçiyor. Tamamen şans eseri hayatta kalan bir üniversite profesörü, anlattıklarını kavrayamadığını çok iyi bilmesine rağmen, vahşileşmiş ve ilkelleşmiş bir toplumun genç bireyleri olan torunlarına, öğretme ve bildiklerini aktarma arzusuyla yaşadıklarını ve veba öncesi hayatını anlattığı, kısa ve okuması keyifli bir kitaptı. Kitabın en etkileyici kısmı sanırım kitabın sonunda yer alan çevirmen notlarında belirtildiği gibi, Jack London’ın öngörüşüdür. Çünkü 1910 yılında kaleme alınan bu eseri yazarken yazarın ilham alabileceği bir pandemi durumu söz konusu değildi. 1900’lerin başında San Francisco’da yüz kişinin etkilendiği küçük bir veba salgını görülmüştü. Dünyada 20 milyon kişinin ölmesine sebep olan İspanyol Gribi ise 1918 yılında, yani bu kitap kaleme alındıktan 8 yıl sonra ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla yazarın elindeki tarih kitapları ve insan doğasına dair izlenimlerinden başka bir kaynağı yoktu. 2020 yılında yaşanan pandemiden anladık ki, Jack London’ın bir asırdan fazla süre önce çizdiği gerçeklik, aslında yaşanabilirliği oldukça yüksektir. Bunu da yazarın insan doğasından anlamasına yoruyorum. Bu eser köşeye sıkıştırılan insan beyninin hayatta kalmak ve bazen de egosunu tatmin etmek için neler yapabileceğini tekrar gösteriyor. Şöför’ün davranışları hayatta kalmak için hiç gerekli değilken, bir felaketin ortasında bile sırf kendi egosunu tatmin edebilmek için yaptığı davranışlar, insanoğlunun çirkin yüzünü ortaya koyuyor. Yaşlı adam elinden geldiğince torunları ile bir bağ kurmaya çalışsa da başaramıyor. Çünkü hayatta kalma içgüdüsü asıl endişe olmuşken geri kalan her şey önemsizleşiyor. Medeniyet, sadece
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma