Düşüncelerim
8/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:24
Gerçek anlamda bir 'tıbbi gerilim' okumak isteyenler için kesinlikle bir başyapıt. Yazarın eski bir hekim olması, kitabın her satırında kendini belli ediyor. İnsan anatomisine dair detaylar ve travma vakalarındaki klinik yaklaşım o kadar güzel aktarılmış ki; tıbbi terimlere aşina biri olarak okurken olayları içerden yaşadım. Kitabın güzel bir diğer yanı ise okurken her şeyi baştan anlamıyoruz. Adım adım dedektiflerle ilerlemek ve absürt hatalarla karşılaşmamak beni sevindirdi. Tıbbi terminolojinin hikayeyi boğmadan, aksine gerilimi artıracak bir zekayla kullanılması harikaydı. Katilin medikal bilgisini tüyler ürpertici bir silaha (özellikle kurbanlarına anestezi uygulamadan yaptığı o 'kusursuz' kesilere) dönüştürmesi gerilimi güzel sağladı. Dedektif Jane Rizzoli'nin erkek egemen dünyada kendini kanıtlama çabası da karakteri çok gerçek kılmış. Kitabın kurgusuna gelecek olursak; Boston’da kurbanlarını gece yarısı yataklarında gafil avlayan ve onlara anestezi uygulamadan akılalmaz cerrahi işlemler yapan zeki bir seri katil dolaşıyor. Basının 'Cerrah' adını verdiği bu katilin tıbbi yöntemleri, yıllar önce öldürülmüş olan başka bir katilin yöntemleriyle birebir aynı. Bütün yollar ve şüpheler ise geçmişte o katilin elinden son anda kurtulan başarılı travma cerrahı Dr. Catherine Cordell'e çıkıyor. Katil, geçmişin hayaletleriyle birlikte geri dönerken Dedektif Jane Rizzoli'nin önderliğinde nefes kesen bir kedi-fare oyunu başlıyor. ****SPOİLER İÇERİR**** Sanırım ilk kitap olduğu için Rizzoli’nin henüz çıraklık yıllarını okuyoruz. Umarım bir sonraki kitapta daha kendiyle barışık ve güçlü bir Rizzoli izleriz. Her şeye rağmen sonda Catherine’in dedektif Moore ile evlenmesine şaşırdım. Peter’la olacakmış gibi hissediyordum. Umarım sonraki kitaplarda Moore hakkında biraz daha bir
Polisiye / Gerilim
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201217,2bin okunma
Simyacı
Puan vermedi·184 syf.··
2026 200. kitabı
Santiago’nun çıktığı yolculuk aslında hepimizin hayat yolculuğunu temsil ediyor gibiydi. Hayallerin peşinden gitmek, korkulara rağmen ilerlemek ve bazen aradığımız şeyin aslında içimizde olduğunu fark etmek..
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2015247bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yolculuk Önce İnsanın İçinde Başlar
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Santiago’nun çıktığı yolculuk aslında hepimizin hayat yolculuğunu temsil ediyor gibiydi. Hayallerin peşinden gitmek, korkulara rağmen ilerlemek ve bazen aradığımız şeyin aslında içimizde olduğunu fark etmek.. Paulo Coelho
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Rune Sembollerinin Uyanışı
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
Hayat Yolculuğunda Yönünü Mü Kaybettin? Gelin Sembollerin Gücünü Konuşalım çıkan kitap bizim sadece Viking çizgi filmlerinde,dizilerinde gördüğümüz o meşhur Rune işaretlerinin aslında hayatımızın tam ortasında kullanabileceğimiz birer enerji anahtarı olduğunu anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe sadece bir alfabeden ziyade, günlük hayatta tıkanan enerjileri açmak için kullanabileceğimiz somut frekanslarla karşılaşıyoruz .Kitap çoğunlukla sembollerin pratik işlevlerine odaklanıyor. Hayatımıza maddi kazanç ve hak edilmiş bereketi çekmek için Fehu Hastalıklardan sonra bedeni ayağa kaldıran, o saf direnci ve gücü veren Uruz Çevremizdeki negatif gözlerden, nazardan veya bizi aşağı çeken enerjilerden korunmak istediğimizde Thurisaz sembolü resmen bir kalkan. Doğru kelimeleri bulmak, bilgece kararlar almak için Ansuz Hayat yolculuğumuzda yönümüzü çizip güvenle ilerlemek için Raido İçimizdeki o yaratıcı gücü, körelen ilhamı tetiklemek için Kenazı Fırtınalı dönemlerde hayatta yolumuzu kaybetmemek için de meşhur denizci pusulası Vegvisiri İşin köken kısmında ise acayip iddialar var; Atlantis ve Mu gibi kayıp kıtaların batışıyla yeryüzüne dağılan kadim bilgeler, bu sembolik dili farklı coğrafyalara taşıdığı , sembollerin aslında Göktürklere, oradan da Orhun Kitabelerindeki damgalara kadar uzanan derin bağları olduğunu anlatılıyor. Yazarın bu detaylı ve derin araştırması, insana kesinlikle farklı bir vizyon katıyor, yeni araştırma kapıları açıyor. Bence Akıcı ve görsel destekli bu çalışma, spiritüel konulara körü körüne inanmak yerine, sembollerin pratik gücünü hayatında denemek ve sorgulayarak yeni kapılar açmak isteyenler için net bir rehberlik sunmuş.
Kadim Bilgilerin Işığında RuneŞebnem Ekşib · Ceres Yayınları · 202324 okunma
10/10
·239 syf.··
2026 20. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:56
İmam Gazali'nin kıymetli eserlerinden biri olan "Ölüm ve Ötesi", insanoğlunun bu dünyadaki yaşamı ve sonrasındaki ebedi evreni derinlemesine tefekkür etmesini sağlıyor. Kuran-ı Kerim ayetleri, Peygamber Efendimizin hadis-i şerifleri ve önemli ve derin sahabeler ile peygamberlerin hayatından verdiği örneklerle,bizleri hayatın gerçekleri ve ölümün ötesindeki hakikatler üzerine düşünmeye davet ediyor. Bu eser, inancımızı bir kez daha gözden geçireceğimizi ve derin bir tefekkür almamızı ölümün her an bizimle olduğunu derin düşüncelerin birliğini sağlayıp duyguların ve düşüncenin içinde bütünlüğü bozmadan ilerlemek ve yol bulmak için eşsiz bir fırsat bizler için manevi derinliği arayanlara en güzel tavsiye... Ölüm ve Ötesi
Din
Ölüm ve Ötesiİmam Gazali · Hikmet Neşriyat · 20153,829 okunma
8/10
İnsanın hayatını kendi seçimleri mi belirler yoksa rastlantılar mı? Yusuf Atılgan, Aylak Adam isimli romanında bu sorunun cevabını C.’nin yaşamı üzerinden bizlere anlatır ve kalemiyle karakterine ince ince işlediği ruhta, insanın özgür iradesinin çoğu zaman tesadüflerle kesiştiği yanıtını saklar. Eğer yaşamın belirli bir anlamı yoksa insan, anlamı tesadüflerde aramaya başlar. C., toplumun dayattığı yaşam biçimlerinden çok uzakta kendi çizdiği doğrularının etrafında yaşar. İş hayatı, evlilik anlayışı ve rutinleri sabit bir düzenin dışındadır. Bu yüzden hayatı süregelen planların etrafında ilerlemez, nereden geldiği bilinmeyen rastlantıların peşinden sürüklenir. Karşılaşmalar da kaçırılan anlar da hayatı şekillendirir. Bu noktada Atılgan, kaderci bir bakış açsından çok yaşamın belirsizliğini sunar bize. Olay örgüsü, C.’nin henüz rastlamadığı ama hayatında uzun zamandır var olan boşluğu dolduracağına inandığı, kendisini anlayacak ve hayatına anlam katacak, ruhunu derinden sarmalayacak “o kişiyi” aramasını merkezine alır. C., bu arayışta mantıklı seçimlerden veya toplumsal beklentilerden çok rastlantılara güvenir. Hayatın akışında süre gelen küçük tesadüflere büyük anlamlar, özel hisler yükler. Fakat bu hisler daima optimizmin merkezinde umutla şekil almaz. Onun için esen rüzgârın yönünde yürümek kendisine has bir düzende, kaos ve romantizmin asla kavuşmayan ama çok uzaktan baktığımızda sanki iç içeymiş gibi gözüken çizgisinde ilerlemek gibidir. Hikâyenin en dikkat çekici noktaları da o iki çizgiden doğar. B.’ye çok yaklaşmasına karşın onu hiçbir zaman fark edemez. Zaman, iki çizginin arasını öyle kusursuzca dokur ki ikili beklenmedik biçimlerde karşılaşıp farkına bile varamadıkları anlarda birbirlerinin kader ağlarından usulca sıyrılırlar. Atılgan, kelimelerin
Roman
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma