Puan vermedi
Binlerce yıl önce anlatılan bir hikaye, bugün hâlâ neden bu kadar tanıdık geliyor? Bu kitapta Eros yalnızca mitolojik bir karakter olarak karşımıza çıkmıyor; insanın sevilme, ait olma ve bağ kurma ihtiyacının da bir sembolüne dönüşüyor. Mitoloji ile psikolojiyi bir araya getiren eser, aşkı sadece romantik bir duygu olarak değil, insanın kendini tanıma yolculuğunun önemli bir parçası olarak ele alıyor. Sayfalar ilerledikçe Eros ve Psykhe’nin hikayesinin aslında hepimize dair olduğunu fark ediyoruz. Çünkü çağlar değişse de insanın sevme ve sevilme arzusu değişmiyor. Mitolojiye ilgi duyan, insan ruhuna dair sorgulamalardan hoşlanan okurlar için düşündürücü ve keyifli bir okuma oldu. Belki de bütün hikayelerin merkezinde aynı ihtiyaç vardır: Sevilmek. #eros #tuğbasarıünal #destekyayınları
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20267 okunma
Yürek Kocamaz, Ağzınızın Tadı Bozulmasın!
10/10
·248 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 08:00
Ben bir kitabı elime aldığımda okumaya başlamadan önce küçük bir ritüelim vardır. Önce sayfa sayısına bakarım, sonra varsa önsözü okurum. Kitabı okurken de arada gayriihtiyari kaçıncı sayfada olduğuma bakarım. Ama Altı Harfli Bir Tatlı’da bir noktadan sonra bunun hiçbir önemi kalmadı. Kitap beni aldı götürdü. Şermin Yaşar’ın bu kadar basit cümlelerle, bu kadar yalın bir anlatımla insana böylesine dokunabilmesi bence gerçekten büyük başarı. Kitapta büyük laflar, karmaşık anlatımlar, gösterişli cümleler yok. Ama tam da bu sadelik yüzünden bazı yerler insanın içine daha doğrudan işliyor. Okurken birkaç kez içimden “aaay, kıyamam” dediğimi fark ettim. Çünkü karakterlere dışarıdan bakmıyorsunuz, ister istemez onların kırgınlığının, yalnızlığının, bekleyişinin içine giriyorsunuz. Evet, bazı okurlara yer yer fazla acıklı gelebilir. Bunu anlayabilirim. Ama bana kalırsa bu kitap acı çektirmek için değil, unuttuğumuz bazı duyguları hatırlatmak için yazılmış. Özellikle yaşlılık, aile, ihmal edilmek, görülmemek ve insanın sevdiklerinden küçük de olsa bir ilgi beklemesi çok sade ama etkili bir şekilde anlatılmış. Kitabı bitirdikten sonra insan ister istemez kendi çevresindeki insanlara başka türlü bakıyor. En azından bende öyle oldu. “Nasıl olsa yanımda”, “nasıl olsa biliyor”, “sonra ararım”, “bir ara giderim” dediğimiz insanların aslında beklediğini, kırıldığını, özlediğini daha fazla düşünüyorsunuz. Bence bu kitabın en temel cümlesi şu olabilir: Henüz sevdikleriniz hayattayken onlara “seni seviyorum” deyin. Çünkü bazı şeyler geç kalınca sadece hatıra oluyor..”hatıra” bile olmuyor belki.. “İnsan en çok da unutulduğunu hissettiğinde kırılır.”
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BU GÜNÜN TARİHİ- Bütün Yarınlara
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Selam. ekin ✧ sayesinde başlayabildiğim ve kesinlikle hakkının verilmesine ihtiyacım olan bir kitaplayız bu gün. Bir de Balçın ile okumaya karar verince tüm bu süreç daha büyüleyici bir hâl aldı. All Tomorrows’a başlamadan önce bile beni sarsacağını biliyordum çünkü ben hortlaklardan değil, biyolojiden korkuyorum. Bir canavarın saldırmasından çok, bir gün bambaşka bir şeye dönüşebilecek olmamız fikri beni rahatsız ediyor. İnsan bedeninin ve evrimin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu düşünmek bile ürkütücü geliyor. Bu yüzden kitabın yarattığı korku, klasik bir korku değil; insanın kendi potansiyelinden duyduğu korku. Kitabı okumaya başladığım ilk anda kendimi sanki bir Star Wars evrenindeymiş gibi hissettim; ancak bu kez yaratıkların yalnızca var olduğu değil, biyolojik olarak nasıl işlediğinin de anlatıldığı bir versiyonuydu bu. Genişletilip filme uyarlanabilecek muazzam bir potansiyel taşıyor. Üstelik bütün bunların arkasındaki kişinin henüz genç yaşlarda bu fikri ortaya atmış olması hayranlık uyandırıcı. O tasarımlar, o düşünce biçimi, o ölçekte bir hayal gücü... İnsan ister istemez etkileniyor. Daha da etkileyici olan şey ise yaratıkların yalnızca ilginç görünmesi değil, gerçekten yaşayabilecekmiş hissi vermesi. Çok büyük bir biyoloji bilgisine sahip olduğumu iddia edemem ancak bildiklerim ve sonrasında yaptığım araştırmalar sayesinde yaratık tasarımlarındaki ustalığı görebildim. Gözleri olmayan bir canlıya farklı algı organları verilmesi, ağır uzuvlara sahip bir türün vücut dengesinin düşünülmesi gibi detaylar bile yazarın konuya ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor. Sadece biyoloji de değil; tarih, felsefe, coğrafya ve hatta sosyoloji bilgisi de satır aralarında kendini belli ediyor. Böylesine özgün, cesur ve hayal gücü yüksek bir eserin yaratıcısının Türk
Duygu ve Düşünce
All Tomorrows Bütün YarınlarC. M. Kösemen · Kara Karga Yayınları · 041 okunma
Ya İstiklal Ya Ölüm: Bir İnancın Zaferi
Puan vermedi·388 syf.··
Beğendi
·
2026 76. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:16
Yarının Adamı 3 - Ya İstiklal Ya Ölüm serisinin üçüncü kitabı yalnızca Kurtuluş Savaşı'nı anlatmıyor; umudun en azaldığı zamanlarda bir milletin ayağa kalkma iradesini de gözler önüne seriyor. Milli Mücadele dönemi, sadece cephelerde verilen bir savaş değildir. Aynı zamanda bir kimlik, bağımsızlık ve gelecek mücadelesidir. Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde yaşanan belirsizlikler, halkın yaşadığı çaresizlik ve işgaller karşısında ortaya çıkan direniş ruhu, kitabın satırlarında canlı bir şekilde hissediliyor. Bugün sonucu bildiğimiz için her şey bize net görünüyor. Oysa o günlerde insanların önünde kesin bir başarı garantisi yoktu. Bilim insanlarının "kolektif dayanıklılık" olarak tanımladığı kavram tam da burada karşımıza çıkıyor. Bir toplumun kriz anlarında ortak bir hedef etrafında birleşebilmesi, tarih boyunca birçok dönüşümün temelini oluşturmuştur. Milli Mücadele de bunun en güçlü örneklerinden biridir. Kitapta yalnızca savaşın değil, fikirlerin de mücadele ettiğini görüyoruz. Çünkü bir ülkenin geleceği önce düşüncelerde şekillenir. Bu nedenle eser, bağımsızlığın yalnızca askerî bir zafer değil, aynı zamanda zihinsel bir özgürleşme süreci olduğunu da hatırlatıyor. Yazarın dili akıcı ve sade. Tarihî olayları ağır bir anlatıma boğmadan okuyucuya ulaştırmayı başarıyor. Bu yönüyle kitap, tarih okumayı sevenler kadar bu alana yeni ilgi duyan okurlar için de güzel bir başlangıç niteliğinde. Bazen bir milletin kaderini değiştiren şey, sahip olduğu imkânlar değil; vazgeçmemekte gösterdiği kararlılıktır. "Ya İstiklal Ya Ölüm" sözü de bu yüzden sadece bir dönemin parolası değil, insan iradesinin sınırlarını aşan bir inancın ifadesidir. Serinin sonraki kitaplarında buluşabilmek dileği ile keyifli okumalar ve bol öğretiler dilerim.
Yarının Adamı 3 - Ya İstiklal Ya ÖlümCon Sinov · Masa Kitap · 2024517 okunma
7/10
·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
Yüzbaşının Kızı, akıcı ve keyifle okunan bir hikâye. Kitabı severek okudum, ancak açıkçası okurken "Bu eser neden dünya klasiği olarak kabul ediliyor?" sorusunu da kendime sık sık sordum. Aslında tabi klasik eserleri değerlendirirken onları bugünün gözüyle okumamak gerekiyor. Yazıldığı dönemde edebiyata kattıkları ve sonraki yazarlara açtıkları yol, onları klasik yapan en önemli nedenlerden biri olabilir. Benim için güzel bir okumaydı ama "unutulmaz bir eser" hissi bırakmadı. Buna rağmen özellikle Rus edebiyatına ilgi duyanların rahatlıkla okuyabileceği, sade ve akıcı bir roman olduğunu düşünüyorum.
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 202536,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 4130. kitabı
Oldukça ilginç bir fikirle başlayan ama okudukça daha çok karakterin hikâyesine odaklanan bir roman. Kitap, bir havaalanında karşılaşan iki eski tanıdığın sohbetiyle başlıyor ve anlatılan hikâye giderek derinleşiyor. Bir adamın yıllar önce denizde yaşadığı garip bir olay ve bu olayın hayatında bıraktığı izler üzerinden ilerleyen bir anlatı var. En sevdiğim tarafı, hikâyenin merak uyandıran yapısı oldu. Başta anlatılan olay gerçekten ilginç ve insanın aklında “sonra ne olacak?” sorusunu sürekli diri tutuyor. Anlatım da oldukça akıcı, bu yüzden kitap kısa sürede okunuyor. Fakat bazı yerlerde hikâyenin daha da derinleşmesini beklerken biraz yüzeyde kaldığını hissettim. Yine de farklı bir kurgu okumak isteyenler için ilgi çekici bir kitap. Özellikle tesadüfler, ikinci şanslar ve insanların hayatını değiştiren küçük anlar üzerine düşündüren bir hikâyesi var. Benim için merakla okunan ama bittikten sonra “biraz daha güçlü olabilirdi” duygusu bırakan bir roman oldu.
Ağızdan AğızaAntoine Wilson · Tersine Kitap · 2025119 okunma