Bir kimsenin sevebilmesi için uzun zamanın geçmesi ya da bu kimsenin uzun uzadıya düşünüp taşınıp bir seçim yapması gerekmeyip o ilk ve tek bakışta belli ölçüde bir elverişliliğin ve uyumun karşılıklı olarak mevcut olması ya da günlük hayatta “kanın ısınması” dediğimiz ve yıldızların belli bir etkisine bağlı olan şeyin gerçekleşmesi yeter.
Alıntı
Bazı karşılaşmalara ihtiyacımız var
O mükemmel uyum bir kez denk geliyor aslında. İnsan birkaç kez âşık olabiliyor ama o uyumu her zaman yakalayamıyor. Birbirimiz için yaratılmadık elbette. Düşününce sen neden benim için yaratılmış olasın ki? Sen kendi içinde anlam dolu bir hazinesin. Ben de öyle. Karşılaşmamız ise ikimize verilmiş bir hediye. Değerini bilirsek tabii. Mesele burada başlıyor zaten. Her şeye rağmen yolumuza bakabildiğimizde. Yolumuza diyorum ama aynı yöne bakmak zorunda değiliz. İki farklı yolda ilerleyip yine de birbirimizi aydınlatabiliriz. Biri var işte. Senin için de benim için de. Karşılaşmamız gereken biri var. Ve biliyor musun, hissedeceğiz. Yan yana gelip susacağız belki de. Çifte sessizlik olacak. Ama olsun. O sessizlik ilk defa boş gelmeyecek. İlk defa tamamlanmış hissedeceğiz. Tabii bir gün karşılaşacak kadar şanslıysak.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rhys’in yüzü aniden solgunlaştı. “Burada değil­ler.” Cassian dükkâna girip Emerie’nin kapısının kilidini kırma­dan önce beklemedi. Biri onlara zarar verdiyse, aldıysa... Arkadaki rahat odada kimse yoktu. Ama aniden bu odada san­ki içeri girmişler gibi erkek kokuları vardı. Illyrialılann böyle bir büyüsü yoktu. Illyrialılann eski, vahşi bir güce sahip olduğu bir gece hariç. “Hayır.” Merdivenleri tırmandı, merdivenler erkek kokularıyla ve dişilerin korkusuyla sıralanmıştı. Nesta’nın odasını ilk o buldu. Kavga etmişti. Yatak odanın öbür ucuna itilmişti, komodin ters dönmüştü ve yerdeki su birikintisinin kokusunda kan vardı - erkek kanı akmıştı. Ama uyutan merhemin keskin kokusu, bir atı bayıltacak kadardı. Rhys onun yanına geldi, yüzü aynı korkuyla bembeyazdı. Devlon her şeyi doğruladı. “Kan Ayini gece yarısı başladı.” Gwyn, Emerie ve Nesta yataklarından kaçırılmıştı. Ayin’e ka­tılmak için.
Alıntı
Memede olan olmuştu. Gözüne uyku girmiyordu. Düşüncelere kaptırmıştı kendini. Düşünceler kafasına akın ediyordu. Düşünüyordu artık. Dünya kafasında büyümüştü. Dünyanın genişliğini düşünüyordu. Değirmenoluk köyü bir nokta gibi kalmıştı gözünde. O kocaman Abdi Ağa, karınca gibi kalmıştı gözünde. Belki de ilk olarak doğru dürüst düşünüyordu. Aşk ile şevk ile düşünüyordu. Kin duyuyordu artık. Kendi gözünde kendisi büyümüştü. Kendini de insan saymaya başladı. Yatakta bir taraftan bir tarafa dönerken söyledi. "Abdi Ağa da insan, biz de..."
Sayfa 80 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Ben onun uzak bir işaretiyle derhal hayatımı veririm. Acaba o, bana elini verecek mi?
İlk başlarda birini gerçekten sevdiğimizde en çok korktuğumuz şey onun bizi sevmekten vazgeçmesidir. Elbette aslında korkmamız gereken ölseler de, gitseler de onları sevmekten vazgeçememektir.