Kitap adaya düşsen yanına alacağın üç şey tadında başlamasına, karakterleri itibariyle bir tatil hikayesi olacağını düşündürmesine rağmen bir gerilim filmini andırmaktadır. Betimlemelerdeki bütünlük ve akıcılık kitaptan sizi koparmamakta, hem bedeniniz hem de ruhunuz üzerine bir karabasan gibi çökmektedir. Kitabı kapattıktan sonra uzaklara bakıp varoluş sorgulamasına girmek ise kaçınılmaz gibi durmaktadır. Melek yüzlü çocukları izlediğiniz için konu daha da sarsıcı bir hale bürünmektedir. İyinin ve kötünün kaynağı, süperego, saflık, vahşet, hayatta kalmak, hazlar ve mantık kitabın hararetli konusunun baş hususlarıdır. Kitabı kapattıktan sonra ise kendime sorduğum soru şuydu; benim duracağım yer neresi olurdu?