Özlem Akbaş

Özlem Akbaş
@ilunga_ilunga
Emekli
Lisans
9 Kasım
2969 okur puanı
Aralık 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·477 syf.··
2025 26. kitabı
Sally Rooney fırtınasına ben de direnemedim.Aslında 2020 yılında Monokl'dan yayımlanan Arkadaşlarla Sohbetler'i hemen almıştım.Bu kadar popüler bir yazar olduğunu bilmeksizin.Monokl'dan yayımlanan çoğu kitabı alma gibi bir alışkanlığım vardı.Bir de istediğim kitapları almak bütçemi yormuyordu. Sally Rooney ile tanışma kitabım İntermezzo oldu. Babalarını yeni kaybetmiş birbirlerine zıt karakterli, ilişkileri arızalı iki erkek kardeşin, Peter ve Ivan'ın yaşamlarına odaklanıyor Sally Rooney İntermezzo'da. Kardeşlerin arasında yaklaşık 10 yaş fark var.Peter başarılı bir avukat.Üçlü bir aşk ilişkisinin içinde gidip geliyor.Naomi ve Slyvia da romanın önemli karakterlerinden.Onları da tanıma ve anlama ihtiyacı duyuyorsunuz okurken. Ivan, bir satranç oyuncusu, üniversiteden yeni mezun, yaşam tüm belirsizliğiyle geliyor üstüne.Kendinden yaşça büyük Margaret'le tanışması, iki kardeşin arızalı ilişkisine yeni bir boyut daha katıyor. Anneleri, çocuklarına oldukça uzak, yeni ailesi ile mutlu mutlu yaşıyor. İki kardeşin, birbirleriyle, çevreleriyle olan ilişkilerini yas süreci üzerinden güzel anlatmış Sally Rooney.Edebi yönünün güçlü olduğunu savunamam ama yerden yere vurulacak bir roman da değil İntermezzo.Başka Sally Rooney kitabı okur muyum? Okurum.
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,395 okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2025 20. kitabı
Paul Dumery, girdiği maddi sıkıntı sonucunda, bir cinayet işliyor. Suç ve Ceza benzerliği kurulmuş cinayetin işlenişi açısından.Raskolnikov'un vicdanı Dumery'de yok ama. Çok rahat bir şekilde hiçbir ahlâki ikileme düşmeksizin yaşamını sürdürüyor.Kumar oynuyor, bir aşka yelken açıyor. Bu arada işlediği cinayetin haberlerini takip ediyor, gazetelerde. Tüm bunları onun günlüğünden okuyoruz. Bir Katilin Günlüğü, başlangıçta Dostoyevski'nin Suç ve Cezası'nı çağrıştırsa da Albert Camus'nün Yabancı'sına doğru evriliyor. Beğendim Bir Katilin Günlüğü'nü. Özellikle okuma güçlüğü yaşanan dönemler için bire bir.Hiç yormuyor.
Bir Katilin GünlüğüTristan Bernard · Ayrıntı Yayınları · 2024124 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 32. kitabı
Ricardo Sumalavia Perulu bir yazar.Daha önce yine Holden Kitaptan yayımlanan Bir Kol Hikâyesi dikkatimi çekmişti.Ancak okumaya fırsat bulamadım. Beden Kaçarken oldu, tanışma kitabım. Başlangıç oldukça anlaşılır.Bir adam sokak ortasında karısını öldürerek intihar eder.Kadının kimliği belirlenmez, kısa süre sonra da unutulur.Görgü tanıkları da bilgi vermekten çekinir. Özel dedektiflik yapan emekli komiser Apolla'ya olayı araştırma görevi verilir. Bundan sonra kendisini bir polisiyenin içinde bulacağını düşünüyor okuyucu. Öyle olmuyor ama.Yazar devreye giriyor.Kendi yazma serüvenini anlatmaya başlıyor.Karakterine neden o adı verdiğini açıklamaya çalışıyor, bence yazar olarak da zihni çok karışık.Belki de yazar yazmanın ne kadar zorlu olduğunu göstermek istiyor. Sonra çocukluğundan kesitler vermeye başlıyor. Araya 12 seanslık bir bölüm giriyor.Bol bol Beckett alıntıları ekleniyor. Tam bir postmodern anlatı çıkıyor karşımıza.Postmodern anlatıları sevenler için ilgi çekici olabilir ama benlik değil Beden Kaçarke
Beden KaçarkenRicardo Sumalavia · Holden Kitap · 2024140 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 25. kitabı
Balıkçıl, Giorgio Bassani'nin 1969'da Yılın Kitabı, Campiello Ödülü'nü kazandığı, son yazdığı romanı. Balıkçıl'la birlikte Yapı Kredi Yayınları'ndan yayımlanan Bassani kitaplarının hepsini okumuş oldum. Savaştan sağ çıkmayı başarmış, 40'lı yaşlarda İtalyan Yahudi'si başkarakterimiz, annesi, karısı ve kızıyla yaşıyor. Karısının muhasebecisiyle beraber olduğundan emin, hatta kızının bile kendinden olmadığını düşünmekte. Büyük bir boşluk hissiyle dolup taşarken, geçmişte zevk aldığı ördek avcılığı gelir aklına. Avlanmak üzere yola çıkar. Roman zaten kahramanımız Limentani'nin evden çıkıp, eve dönmesiyle sonuçlanan bir günlük zaman dilimini anlatır. Avcılık için çıktığı yolda karşılaştığı kişilerle iletişimi en alt seviyede tutarken kuş vurmaktan da sakınır. Kendisine eşlik eden yardımcısının bir balıkçılı yaralaması, romandaki melankoliyi arttırıyor. Okuduğum Bassani eserlerinden çok farklıydı Balıkçıl.Betimlemeler çok daha fazlayken, karşımızda adı belli bir kahraman var.Ferrara geri planda kalmış yine diğer eserlerine göre.Yahudi olmak ve Yahudi soykırımı alttan alttan işlenmekte, eserlerinde ortak tema olarak. Varoluşsal sorgulamalar ise diğer eserlerine göre çok daha yoğun Balıkçıl'da. Okuduğum diğer Bassani metinleri hep bir anı kitabı izlenimi doğururken, Balıkçıl tam bir kurgu metin gibi geldi bana. Bassani'yi sıkıcı buluyor sanırım çoğu kişi ama ben seviyorum.
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 21. kitabı
JM Coetzee romanlarında genellikle ırkçılığı, "Apartheid" rejimini anlatır. Daniel Defoe'nun 1719 yılında sömürgecilik sonrası, sömürgeciliğe hizmet eden Robinson Crusoe kitabının yeniden yazımını yapar Foe adlı eserinde, Coetzee. Anlatıcımız ve başkarakterimiz Susan Barton 1700'lerin başında Robinson ve Cuma'nın yaşadığı adaya düşer.Kaçırılan kızının peşinde, kızını iki yıl arayan Susan Barton, Avrupa'ya geri dönmek için bindiği gemide çıkan isyan sonucu düşmüştür adaya. Robinson Crusoe'u beyaz bir kadının bakış açısı ile tekrar yazar Coetzee. Robinson nadiren konuşurken, Cuma hiç konuşmaz.Ekecek tohumları olmamasına rağmen sürekli toprağı hazırlamaktadırlar garip bir şekilde. Gittikçe monotonlaşan yaşamları Robinson'un hastalığıyla hareketlenir. Bir gemi ile adadan kurtulsalar da Robinson gemide ölür. Cuma ile yalnız başına kalan Susan, bir yandan Cuma'yla yaşama uyum sağlamaya çalışırken, bir yandan geçirdiği kaza öyküsünü Foe adlı bir yazara sunarak, kitaba dönüştürmesini ister. Bu arada Foe, borç batağında, alacaklıları ise peşindedir. Kızı olduğunu iddia eden bir kız ortaya çıkınca, (kendi kızı olduğunu kabul etmez) kızı babadan doğmuş ilan eder Susan.Çünkü o Foe'nun hayal gücünün bir ürünüdür. Susan'ın kafasını en çok kurcalayan şey, Cuma'nın dilini nasıl kaybettiği ve yamyamlık yapıp yapmadığıdır.Gerçi bu düşünceyi Foe yaratır zihninde. Başlarına gelen bir dizi maceradan sonra, Foe ile tekrar bir araya gelir Susan ve kitabın yazımı üzerine tartışır. Foe'ya göre Robinson ve Cuma'nın içinde bulunduğu gemi bir köle gemisi, Robinson da bir köle taciridir. Cuma'nın sessizliği, kendi adına konuşamaması, Susan'ın onun hayatını egemenliği altına almasına olanak sağlar.Cuma'nın sessizliği, siyahilerin sömürüsünün sembolik bir anlatımıdır. İlginç bir kitaptı Foe,
FoeJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2022135 okunma
Reklam