Puan vermedi·399 syf.··
2026 10. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:24
Kitap başlı başına bir şaheser insanı silkeleyen aynada kendine dönüp bakmasını sağlayan insan olmanın,Müslüman olmanın, inanışı teslimiyeti özenle anlatan ince detaylarla bu zamana kadar okuduğum en güzel kitap teşekkürler emeği geçen herkese Ayrıca herkesin okuması gereken bir kitap naçizane tavsiyem
Din
Ahirzamanda Fıtrat MücadelesiYağmur İbiç · Kudema Yayınları · 20221,094 okunma
Ruha sifa derler ya hani :-))
10/10
·1409 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
372 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:46
Esselamualeykum,benim icin ifadesi anlatmasi oldukca zor bir eser.. Haddim degil diye dusunuyorum bu derya deniz bir esere inceleme yazmak.. lakin bu guzelligin bende biraktiklarini paylasmadan edemeyecegim…Yaklaşık iki sene önce Mektûbât-ı Rabbânî ile tanıştım. İlk başlarda okumakta çok zorlandım. Konular ve kullanılan ifadeler bana ağır geliyordu. Hatta çoğu zaman okuduklarımı tam olarak anlayamadığımı hissediyordum. Buna rağmen okumaya devam ettim. Sohbetler dinledim, notlar aldım ve anlamadığım yerleri tekrar tekrar okumaya çalıştım. Mektûbât hakkında kendi adıma şunu söyleyebilirim: Ne kadar okusak da tamamını hakkıyla anlayabileceğimizi sanmıyorum.Bazı bölümleri defalarca okumama rağmen hâlâ tam kavrayamadığım yerler oluyor. Ama ilginç olan şu ki, anlamakta zorlandığım zamanlarda bile o satırların ruhuma bıraktığı etkiyi hissedebiliyorum. Zamanla bu eserin neden bu kadar kıymetli görüldüğünü daha iyi anlamaya başladım. İmam-ı Rabbânî Hazretleri’nin mektupları; Ehl-i Sünnet anlayışını, iman esaslarını, sahabenin kıymetini, mezheplerin önemini ve tasavvufun din içindeki yerini çok farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Benim için özellikle günümüzün kafa karıştıran meseleleri karşısında sağlam bir ölçü oldu. Birçok konuda bakış açımı netleştirdi ve inandığım değerleri daha bilinçli şekilde anlamama yardımcı oldu. Ashâb-ı Kirâm’a bakıştan mezheplerin önemine, Ehl-i Sünnet’in temel esaslarından tasavvufun yer ve sınırlarına kadar birçok konuda ufkumu açtı. Eserde; akaid, tasavvuf, nefis terbiyesi, zikir, ihlâs, sünnete bağlılık, sahabenin fazileti, mezheplerin önemi, şeriat ve tasavvuf ilişkisi gibi birçok konu mektuplar üzerinden ele alınıyor. Bu yönüyle sadece bir tasavvuf kitabı değil, aynı zamanda insanın inancını ve bakış açısını şekillendiren
Mektubatı Rabbani Tercümesi (2 Cilt Takım)İmam-ı Rabbânî · İhvan Yayınevi · 2024656 okunma
Reklam
İman etmek cesur adamların işidir.
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Mehmet Salim Öztoksoy’un, İslamiyet’i kabul etme sürecinde yaşadığı tecrübelerden ve hatıralardan oluşan bu eser, yazarın kendi anlatılarına dayanmaktadır. Müslüman bir ülkede, sözde Müslüman bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Öztoksoy, tamamen Batı kültürüyle yetişmiştir. Türkiye’deki Batı hayranı pek çok insan gibi, İslam’a karşı önyargılı bir tavır benimsemiş; onu araştırmayı dahi gerekli görmemiştir. Ancak bir gün, mürtet olmuş eski bir müftünün (Turan Dursun) İslamiyet’i çürüttüğüne dair duyduğu bilgiler üzerine, İslam aleyhine kaleme alınmış bir kitabını okumaya karar verir. Başlangıçta amacı, İslamiyet’in yanlışlığını öğrenmek ve çevresini de bu düşünceden uzaklaştırmaktır. Fakat okudukça, eserde yer alan iddiaların ve iftiraların boyutunun tahmin ettiğinden çok daha ileri seviyede olduğunu fark eder. İslam’a karşı son derece olumsuz duygular besleyen Öztoksoy bile, yazılanların önemli bir kısmının gerçekle bağdaşmadığını kısa sürede anlar. Bununla birlikte, kitapta yer alan bir iddia özellikle dikkatini çeker: Kur’an’ın kendi ayetleriyle çeliştiği ve bu nedenle tutarsız olduğu ileri sürülmektedir. Yazar, bu iddiasını sure ve ayet numaralarıyla desteklemeye çalışmaktadır. Kur’an’a uzun yıllar boyunca mesafeli duran Öztoksoy, ailesini İslamiyet gibi bir düşünceden uzaklaştırmak amacıyla söz konusu ayetleri bizzat incelemeye karar verir. Ancak yaptığı araştırma sonucunda, adı geçen yazarın açıkça çarpıtma ve iftiraya başvurduğunu görür. Daha da dikkat çekici olan ise, bu yazarı referans gösteren pek çok kişinin, Kur’an’da gerçekten böyle bir ifade olup olmadığını araştırma ihtiyacı dahi duymamasıdır. Bu durumun farkına varan Öztoksoy, kendi ifadesiyle, sorgulamadan başkalarının düşüncelerini tekrar edenlerden biri olmak istemez ve okumaya, araştırmaya
1000Kitap
"Ol" Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Tin Yayınları · 2025172 okunma
Puan vermedi·361 syf.··
2026 9. kitabı
Od " ateş " demektir. Ateştir ki sadece yakmaz, bazen içinde ki cevheri ortaya çıkarır. Öyle ki bir insan sınanmadan, ızdıraplara, acılara katlanmadan başardım diyemez ve Kemâle eremez. Bu kitapta da İskender Pala bizlere bir Yunus Emre' nin nasıl ortaya çıktığını molla kasımın kaleminden anlatmış. Detaylara inmeden Yunus' un Allah vergisi bir âlim olduğunu düşünmek kolaydır. Ama yaşadıklarını anlayınca âlimliğine iman edersin. Zira ancak bir âlim bu kadar acıya dayanabilir. Roman' nın dili de akışı da çok sürükleyici, kendi kendini okutan cinsten. Zor kararlı güçlü iradeler verir diyerek bu incelemeyi bitiriyorum. Bu kitapla beni tanıştıran Sema' ya çok teşekkür ediyorum. Sizlerin de hayatına değer katan kıymetli arkadaşlarınız olması dileğiyle iyi okumalar...
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,9bin okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 59. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:54
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Snorri Sturluson “Nesir Edda Viking Mitolojisi” oldu. Viking evreninin doğuşuyla anlatım başlar. Tanrıların eski kadim, mitsel hikâyelerini ilk kısımlarda düzyazı şeklinde anlatılırken, sonraki bölümlerde manzum hikâyelere doğru bir üslupla ilerler. Skald yani hem bir edebî tür olarak manzumelerdir. Hem de okuyan ozanlara verilen addır. Eser İkinci bölümden sonra bu yöne kayar. Ortaçağ Avrupası ve İskandinav kültürü on üçüncü yüzyılda yazıya geçirilmiş, mitolojik öyküler Nesir Edda ile bilinmeye başlanmıştır. Odin, Thor, Loki, Freyr, Freyja gibi birçok tanrı ve tanrıçaların kısaca hikâyeleri anlatılır. Bildiğim efsanelerin de yer alması, ikinci kısımdan sonra tıpkı bir antoloji sözlüğü okurken buldum kendimi ve bu yüzden yorucu ve karmaşık bir anlatım yaşattı. #kitapalıntıları &“Ymir'in etinden, Dünya yaratıldı, Terinden de denizler; Kemiklerden kayalar, Saçlarından ağaçlar, Kafatasından gökyüzü, Ancak kaşlarından, O şen şakrak güçlerinden, İnsanoğlu için Miðgarðr yapıldı. Beyninden tüm melankolikliğiyle Bulutlar yaratıldı.” &“Gerçekten de anlamak ve kavramak için çok ağır bir yük olduğu doğru, size kısaca anlatmanın yolu dillerin, her insan topluluğu onu kendi adıyla anmak istemiştir, ona kendi dillerine iman etmişler, dualarını kendi dillerinde etmişlerdir. Ancak bazı durumlarda yolculuklarında yeni isimler edinmiştir ve bu durum efsanelerde kaydedilmiştir. Bu büyük olayların anlatıldığı efsaneleri anlamadığın müddetçe bilge bir adam olarak anılamazsın.” &Freyr AEsir'in en meşhuruydu; yağmuru ve güneşin parlamasını yönetirdi ve böylece de dünya nimetlerini; o yüzden ona bereketli mevsimler ve barış için dua edilirdi. Üstelik insanların refahını da yönetirdi. Ancak Freyja da tanrıçalar arasında en meşhuruydu; cennete
Edebiyat - Destanlar - Efsaneler - Mitolojiler
Viking MitolojisiSnorri Sturluson · Yeditepe Yayınevi · 2018213 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 20. kitabı
Hepimizin çocukluk veya gençlik zamanlarında aklına tuhaf ve bir o kadar da tehlikeli sorular gelmiştir. Mesela Allah nerededir, neden 1 tane tanrı var, cinler nasıl varlıklar, Allah'ın her şeye gücü yetiyorsa neden kötülükleri engellemiyor gibi. Tabii ki bu soruların bizi tatmin eden cevaplarına bir türlü ulaşamamıştık. Çünkü hem anne babamız hem de yakın çevremiz bu konularda maalesef oldukça cahildi. Biz İslam dinini genellikle anne ve baba başta olmak üzere büyüklerimizden öğrendik yani taklidi iman. Bu yüzden birçok konuda "Neden" veya "Nasıl" sorularını sormadık, soramadık. Yazar giriş bölümünde bu konuya değinerek güzel bir tespitte bulunuyor: "En büyük hatalar, soru sormaktan korktuğumuzda gerçekleşir" Kitap, daha çok çocuklar ve gençlerin zihnini meşgul eden tehlikeli ve merak uyandıran sorulara cevap arıyor. Allah'ın varlığı, birliği, kader, peygamberler gibi klasikleşen soruların yanında modern çağda karşımıza çıkan batıl inançlar, burçlar, teknoloji, şiddet, evrim gibi konularda zihnimize takılan soruları yanıtlamaya çalışıyor. Eserin ortaokul ve lise çağlarındaki çocuklara daha uygun olduğunu düşünüyorum. Tabii ki yetişkinler de okuyabilir. Çünkü yukarıda bahsettiğim konularda çocuklar ve gençlerin yüzeysel de olsa mantıklı bilgiler edinmesi şart. Aksi takdirde art niyetli insanlar bu konularda çocukların zihnini bulandırabiliyor, daha da kötüsü ayağını kaydırabiliyor. Bir de işin şu boyutu var: Bizim çocukluk ve gençlik zamanlarımızda zemin bu kadar kaygan değildi. Belki çok dindar değildik, belki dinimizi sağlam kaynaklar yerine aileden aldığımız bilgilerle yaşıyorduk ama en azından bizi dinden soğutmaya veya çıkarmaya çalışan bir çevre yoktu. Bugün maalesef sosyal medya bu konuda oldukça tehlikeli bir hal almış durumda. Yazarın ilahiyatçı kimliğinin
Bi Sorun mu Var?Abdurrahim Karabulut · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20253 okunma
Reklam
Reklam