Machajski

Aubrey merakını uyandıran nesnenin yakınında olsa da, bu gizemi çözmeye çalışmanın daimi heyecanından öte bir mükafat elde edemiyordu; böy­le olunca da, genişleyen hayal gücü, doğaüstü bir şeyle karşı karşıya bulunduğunu düşünmeye başlamasına yol açtı.
Sayfa 34 - İthaki·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Zaten hep böyle olmaz mı?
Onu izledi; temas kurmaları mümkün olmadığından, tamamen kendi içine kapanmış, çevresindeki nesnelerle il­gili gözlemlerini, onların varlığına verdiği sözsüz onay ha­ricinde pek belli etmeyen bir adamın kişiliğini kestirmenin imkansızlığından ötürü, hayal gücünün uçuk fikirlere mey­lini kışkırtıp kısa zamanda bu adamı bir macera romanı­nın kahramanı biçimine soktu, gözleri önündeki şahsı değil, kendi düşüncelerinin mahsulünü gözlemlemeyi kararlaştır­dı. Onunla tanıştı, ilgisini ona yöneltti, bu dikkati öylesine ilerledi ki, her zaman onun varlığını fark etmeye başladı.
Sayfa 31 - İthaki·Kitabı okudu
Edebiyat
Ama önce dünyaya vampir olarak gideceksin, Kabrinden bir hışımla çıkacak cesedin; Bir hayalet gibi musallat olacaksın yuvana, Kanını emeceksin kendi ırkından her kim varsa; Kızından, bacından, karından oracıkta Yaşam suyunu çekip alacaksın gecenin yarısında; Lakin kül rengi cesedini beslemek için Mecbur kaldığın ziyaretten nefret edeceksin; Kurbanların vermemişken son nefeslerini, Bilecekler ki artık iblistir efendileri; Sen ki lanetlisin, onları da lanetledin, Sapından yukarıya soldu işte çiçeklerin. Fakat suçun sebebiyle öleceklerden En genci, ziyade sevdiğin bütün hepsinden, Bir babanın ismiyle kutsayacak seni, İşte o kelime ateşlere salacak yüreğini! Ama mecbursun işini tamamlayıp yok etmeye, Yanağında kalan rengi, ışığı ise gözlerinde; İzlemek zorundasın son bir donuk bakışla Buza kesmiş cansız maviliği ve sonra, Kirlenmiş ellerinle bozacaksın Örgülerini onun sarı saçlarının; Yaşadığın günlerde o bukleler Sevginin en hoş timsaliydiler; Şimdi artık nişanedirler oysa, Her yere taşıdığın acılarına. Lakin yine akacak kanı en sevdiğinin, Korkunç ağzınla, gıcırtısıyla dişlerinin, Sokulacaksın yine kasvetli mezarına; Git - mezar cinleriyle, ifritlerle lafla; Çekip gidene dek onlar da dehşet içinde, Kendilerinden bile lanetli bu hortlağı görünce."
Sayfa 25 - İthaki·Kitabı okudu
Şiir
Bu hikayenin dayandığı batıl itikat, Doğu' da çok yaygındır. Araplarda sıklıkla görülür fakat Hıristiyanlığın kuruluşu­nun sonrasına dek, Yunanlılara sirayet etmemiştir. Mevcut biçimini ancak Latin ve Yunan kiliselerinin ayrılmasından itibaren kazanmıştır; bu dönemde, onların bölgesine gö­mülen bir Latin'in bedeninin çürüyüp bozulmayacağı dü­şüncesi hakim olmuş, mezarından çıkıp genç, güzel insan­ların kanıyla beslenen ölülerle ilgili giderek çoğalan, hala anlatılan nice şahane öykünün konusunu oluşturmuştur. Ufak değişikliklerle Batı'ya, Macaristan'ın, Polonya'nın, Avusturya'nın, Lorraine'in her yerine yayılan inanca göre vampirler geceleri kurbanlarının kanından bir miktar içer­ler; kurban zayıflar, kuvvetten düşer, hızla helak olup gider. Bu insan görünümlü kan emicilerse şişmanlardır, beslene beslene damarları öyle şişer ki bedenlerindeki tüm delikler­ den, hatta ciltlerinin gözeneklerinden bile kan akar.
Sayfa 23 - İthaki·Kitabı okudu
Edebiyat
Vampir türünün yaratıcısının ilginç sonu
Polidori kısa hayatının sonuna doğru bir kaza geçirdi ve sağlığı kötüye gitmeye başladı. Tıp mesleğinden ve edebiyat­tan uzaklaştı. Hukukla olan ilişkisi de kısa sürdü. Bir dok­tordu, ama kendi doktoru olamadı. Dozunu kaçırdığı ilaç­lar, 1821 'de genç yaşta ölümüne sebep oldu. 1815'te, kısa­ca "düş görürken yürümek" olarak açıkladığı "Oneirodynia" hastalığı üzerine akademik bir tez kaleme almıştı. Bundan bir yıl sonra, normal bir insanın uyuması gereken zaman diliminde uyanık kalan, tatlı düşler yerine canlı kabuslarla muhatap olan, geceye ait bir kahramanın öyküsünü anlata­cak ve edebiyat da onun gösterdiği düşün karanlığında yü­rümeye devam edecek, bu modern kahramanın adımlarını takip edecekti. İki yüz yıldır olduğu gibi...
Sayfa 13 - İthaki·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam