iyi de; hem dua etmesine izin verip hem hem kabulünü de istemişse; bu tüm duaların kabulü anlamına gelir. öyleyse en basitinden örnek, yavrusunun SMA hastalığı iyileşsin diye dua eden annenin duası kabul olmalı ve bu şartlarda SMA hastası çocuk kalmamalı ( bu hastalığa mustarip bir annenin dua etmeme olasılığını gözardı ediyorum.)
diğer durum: dua etmesine izin vermediyse; ortada kabul olacak bir şey de yoktur zaten dua edilmemiş olacak, buradaki hikmet nerede? Hikmet şurada o zaman, hem dua etmesine izin verme hem de etmediği bir duayı kabul et! Nerden baksan tutarsızlık çünkü bu sefer dua edenlerin hakkı yenmiş oldu! her duanın kabul olmayacağı şeklinde bir savunma yapılacaksa yine çelişki olur: "murad etmişse" diyor hadis, murad etmek istemek demek, tanrının isteği dini olgulara göre kabul anlamındadır yani olmalıdır. ee hem isteyecek hem olmayacak?!...
daha da yazılır da neyse özet olarak şunu bırakayım
ünlü futbol adamı Johan Cruyff şöyle der: Tanrıya inanmam, İspanya'da 22 futbolcu da istavroz çıkarır, eğer bir faydası olsaydı bütün maçların berabere gitmesi gerekirdi...
Tüm maçlar berabere bitmiyorsa, minicik bir bebek iyileşmiyorsa, 5 yaşındaki kız çocuğu ıssız bir yerde tecavüze uğrayıp, canlı canlı toprağa gömülüp öldürülüyorsa ve buna ilahi müdahalede bulunulamıyorsa, ya dualar yanlış ediliyor ya ya duaların ulaşacağı bir yer yok ya edilen duaları seçici ve ayrıştırıcı bir dua kabul sistemi var o malum yüce adalet sisteminde!!!
"Hepsini unutacaksınız... Anlayışsızlığı, ihaneti, haksızlığı, aldırışsızlığı, hızla geçen zamanı, hiç geçmeyen zamanı, kavuşamadıklarınızı, yalnızlığınızı, yenilgilerinizi..."