Henüz tıp eğitimini yeni bitirmiş genç bir doktor, Rusya’da uzak bir köyde görevlendirilir. Doktor, genç olduğu kadar tecrübesizdir. Sağlık kuruluşuna geldiğinde, orada çalışan ebe ve sağlık memuru, önceki doktor Leopold Leopoviç’in ne kadar olgun ve işinde yetkin olduğunu vurgulayarak, genç doktorun bir uzmandan çok bir öğrenciye benzediğini söylerler.
Zaten toy ve deneyimsiz olan doktor, bu yaklaşım karşısında iyice tedirgin olur. Sürekli başarısız olacağını, bilgisinin yetersiz olduğunu, bir sahtekâr olduğunu herkesin anlayacağını düşünerek kendi hayatını zorlaştırır. Oysa ki bu doktor, okulunu dereceyle bitirmiştir.
Bu durumun bir adı vardır: “İmposter Sendromu” (Sahtekâr Sendromu). Yani kişinin, özellikle teorik bilgisi güçlü olmasına rağmen, kendini yetersiz görmesi ve başarılarını hak etmediğini düşünmesi.
Buna rağmen, sağlık kuruluşunda çalışanların da desteğiyle pek çok insanı tedavi eder. Genç Bir Köy Hekimi yer yer otobiyografik özellikler gösterir; zira Bulgakov’un da doktor olduğunu ve kısa bir süre hekimlik yaptığını biliyoruz.
Ben kitabı çok beğendim; akıcı, etkileyici ve güçlü bir anlatıma sahip.