Genç Bir Doktorun Anıları
Kitapta Genç Bir Doktorun Anıları hoşuma giden bir kısımdan bahsedeceğim. Doktorumuz mesleğinin ilk zamanlarında ne zaman önemli bir iş üstünde olsa bunun üstünden gelemeyeceğini düşünmekte ve derin bir utanç duymaktadır. İçindeki çatışmalarına rağmen dışarıdan soğukkanlı görünür. Bu durumun psikolojide bir adı var: İmposter Sendromu veya tam Türkçe karşılığı ile Sahtekarlık sendromu. Bu dışarıdan son derecede soğukkanlı ve yeterli görünmene rağmen "Aslında ben yetersizim. Bunu anlayacaklar,rezil olacağım" gibi düşüncelerle boğuşmaktır. Derin bir endişe ve utanç halidir bu. Bunu yaşayanlarınız vardır mutlaka. Belki sınıfın başarılısısınız,sınava sakince giriyorsunuz ama içten sınavı batıracağınızı ve gerçeğin açığa çıkacağıyla ilgili kaygılanıyorsunuz.Ya da resim çiziyorsunuz ve her çizgiyi şüpheyle atıyor kendinizden emin olamıyor,buna rağmen yine de profesyonel gözükmeye çalışıyorsunuz. Böyle onlarca örnek verilebilir. Şunu bilin ki aptal insanlar kendini sorgulamaz. Sorumluluk bilinci olan işini önemseyen insanlar kendiyle ilgili kuşkular duyar. Buda kaygıyla birleşince bu kaygı ve utancı maskeleme ihtiyacı duyulur. Yakalanmaktan korkarlar.Yani sanki sorunlusunuz da bunu rol yaparak örtbas etmeşe çalışıyorsunuz. Bu bir savunma mekanizması. Unutmayın ki sandığınızın aksine fazlasıyla yeterlisiniz. Ve çok değerli bir insansınız. Endişeleriniz hep olacak ama elinizden gelenin en iyisini yaptığınız sürece zamanla bunun bir rol değil sizin gerçek beceriniz olduğunu anlayacaksınız. Kendinize çok iyi bakın ^^
Psikoloji
Oku (İkra) ve Kalem
Hira’da, Ramazan’ın o serin gecelerinden birinde, ümmî bir adam derin tefekküre dalmışken Cebrail (a.s.) gelir ve üç kez sıkarak “Oku!” der. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Ben okuma bilmem” diye karşılık verir. Üçüncü sıkıştan sonra kelimeler iner: “Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı alaktan yarattı. Oku! Rabbin en cömert olandır. Kalemle öğretendir. İnsana bilmediğini öğretendir.” (Alak, 96/1-5). Bu ilk vahiy, okuma bilmeyen birine “oku” diye hitap ederken aynı anda kalemi zikreder. Sanki Allah, “Sen oku, çünkü ben seni alaktan yarattım ve sana bilmediğini kalemle öğrettim” demektedir. Burada “oku” (ikra’), sadece harfleri seslendirmek değil; anlamak, tefekkür etmek, tebliğ etmek, varlığı ve kendini keşfetmek anlamına gelir. Arapçada “ikra” hem yazılı metni okumayı hem de ezberden, hafızadan “okumayı” kapsar. Peygamber’e vahiy yazılı olarak gelmemişti; bu emir, daha çok “kabul et, içselleştir, taşı” çağrısıydı. Ama hemen arkasından kalem gelir. Kalem, bilginin kaydedilmesi, kalıcılığı, nesilden nesile aktarımıdır. Hadislerde Allah’ın ilk yarattığı şey olarak Kalem zikredilir. Ubade b. Samit’ten rivayetle: “Allah’ın ilk yarattığı şey kalemdir. Ona ‘Yaz!’ buyurdu. Kalem ‘Ey Rabbim ne yazayım?’ dedi. Allah da ‘Kıyamete kadar olacak her şeyin kaderini yaz!’ buyurdu.” Kalem yazdı ve kurudu. Bu, Levh-i Mahfuz’la birlikte anılır; ezelî ilmin tezahürü, ilahî takdirin kaydedildiği metafizik bir gerçeklik. Kalem’in yaratılışı, varlığın rastgele olmadığını, her şeyin bir ölçü, bir nizam içinde olduğunu gösterir. “Oku!” emri ise bu nizamı insan bilincine açar. Kalem kaderi yazar, “Oku!” ise o kaderin içinde insanın özgür iradesini, öğrenme kapasitesini, sorumluluğunu devreye sokar. İkisi birleştiğinde şu çıkar ortaya: Yaratılışın başından itibaren bilgi ve bilinç vardır.

Eren Kartalmış

@erenkartalmiss
·
Hira’nın serin gecesinde başlayan o “Oku!” emriyle, Allah’ın ilk yarattığı Kalem’in birleştiği yer burası. Ümmî bir insana inen ilk vahiy ile ezelî kaderin kalemi nasıl bir araya geliyor? Bu yazı, sadece dini bir olaydan ibaret değil; okumak, yazmak, düşünmek ve varoluşun anlamını sorguladığım uzun bir tefekkürün ürünü. Kalem yazıyor, biz okuyoruz… Peki ya biz ne yazıyoruz? erenkartalmis.wordpress.com/2026/05/08/oku-...
Reklam
2025'in benim için "en"leri
🎄Bu yıl da istikrarımı korudum ve 44 kitap okudum. Beni şaşırtan veya üzen bir sayı olmadı bu, ama her zaman daha ileriye en iyiye diyelim bakalım.💫 📚 En sevdiğim 5 kitap: 1. 🤖 Robot serisi (evet hepsi): Isaac Asimov 'u tanıdığım icin o kadar mutluyum ki✨️ olayların akıcılığı, karakterlerin özgünlüğü, evrenin anlatımı, tahmin edliemezliği... Her şeyiyle mükemmel bi seriydi. 2. 😻 Aradığın Şey Kütüphanede Saklı : içindeki tatlı öykülerle içimi ısıtan, birkaç günlüğüne de olsa çevremdeki insanların daha dikkatli incelememi sağlayan bir kitap oldu. Okuduktan sonra yenilenmiş gibi hissettim. 3. 🌄 Drina Köprüsü : Bu yıl yazım dilinden en etkilendiğim kitap olabilir. Bir köprü üzerinden bir halkın yüzyıllar boyunca hem tarihi hem kültürel değişimini fikirlerin gelişimini okumak cok keyifliydi ve anlatımı mükemmeldi. Bu yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okumak istiyorum. 4. 💭 Kendime Düşünceler : Her bir alıntısında kendimi veya çevremi bulduğum, bu kadar yalın olmasına rağmen beni derinden etkilemeyi başaran kitap. Belli aralıklarla tekrar tekrar okumak istiyorum. Hoşuma gidecek tek kisisel gelişim kitabı muhtemelen. 5. 🌾 Toprak Ana : Cengiz Aytmatov sevgim bu yıl katlanarak arttı. Kitabi tekrar okumama rağmen yine ayni sekilde etkilenip ağlayabildim. Yapacağımız kitap tahlilinin de ilk kitabı oldugu icin tamamen ayrı bi yer edindi bende. 🏆Honorable mention: 🎋 Nagasaki’nin Çanları : bu yıl beklemediğim bi sekilde beni en sarsan kitap olduğunu söyleyebilirim. Atom bombasının etkilerini bu kadar çarpıcı ama yalın ve bilimsel bir sekilde okumak çok güzeldi. Takaşi Nagai'nin savaşta hayata tutunması, insanları kurtarması ve bilime katkı sunmaya/araştırmaya devam etmesi beni çok etkiledi. 😔Beni en hayal kırıklığına uğratan 3 kitap: 1.🌕 1Q84 - 1. Kitap : beklentim cok yuksekti bu kitap icin belki ondan sevemedim ama anlatım çok tekrarlı ve
2025 Okuma Raporları
Arden Cho ft Cha Eun Woo - Free
"Between imposter and this monster I been lost inside my head Ain't no choice when all these voices Keep me pointing towards no end"
Müzik
Shout out to all my girlies💅 @Gelsenyanima @chaseatlanticq Gece yankısı @Talia_alaz @YeraltiVibrasyonu Ecrin Ela @papatyalarbanaait Bilgesu Nine (Arada bir imposter var)
Reklam
Reklam