Uzun zamandır okumayı istediğim bir kitaptı Huzursuzluğun Kitabı. İlk defa inceleme yazıyorum bir kitap için umarım anlaşılır bir şekilde ifade edebilirim :)
Çoğumuzun düşünmekten kaçtığı, üstünü örttüğü ve aslında korktuğu ne kadar huzursuzluk varsa dile getirilmiş gerçekten. Yazar kitabı için şöyle diyor: “Şimdi bu kitabı sunuyorum sana, çünkü onun gereksiz olduğu kadar güzel olduğunu biliyorum. Hiçbir şey öğretmiyor, hiçbir şeye inandırmıyor, hiçbir duygu uyandırmıyor. Rüzgarla savrulmuş küllerle dolu bir uçuruma akan, ne bereket ne felaket getiren, basit bir derecik.”
Evet hiçbir şey öğretmiyor, zaten bildiğimiz ne varsa önümüze açıkça seriyor. Mutlu olmanın önemsizliği, huzursuzluğun nimeti, asla kaçamadığımız fakat yaşamak zorunda olduğumuz gündelik hayatın barındırdığı tiksinti uyandırıcı duygular ve daha bir sürü konu başlığı… hepsi ayrı bir kitap ayrı bir tartışma konusu olabilir. Alıntılar bölümünü esir alacak kadar altını çizdiğim cümle var bu kitapta. Bitirince hissettiğim şey tam bir huzursuzluk!
Keyifli okumalar :)