Hayat, derbederlik ve tembellik için çok uzun; fakat hırsla, yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır. Hayat duygularla çalışılacak ve resmedilecek bir kompozisyon, aynı zamanda mantıklı yazılacak bir rapor gibidir. Bu rapora göre yeniden üretim, yani gelecek nesilleri ortaya koymak için önem veririz.
Güven duygusu elbette önemlidir insan hayatı için, ama insanın yaratıcılığını büyük ölçüde kısırlaştırma tehlikesini de içeren bir duygudur. Güven içinde bir yaşama tercihi, özellikle de duygusal dünyamızın hiçbir endişe taşımadığı bir güven duygusu, biz isteyelim istemeyelim ,özünde uyumu, belli ölçülerde bir uzlaşmayı, öteki adıyla ölümü içinde taşıyacaktır. Bu edilgenliği Cioran’ın sözleriyle başka biçimde söyleyecek olursak, “sağlıkta değil hastalıkta yaşama belirtisi vardır.”