Sen onların milletine tabi olmadıkça, Yahudiler ve Hiristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir." (2/120)
Bu âyeti, yukarıdaki kavramsal tanımlama çerçevesinde anlamaya ve anlamlandırmaya çalışırsak, bugünün dünya-sında olup bitenleri ve ümmet olarak karşı karşıya kaldığı-mız tehdit ve tehlikeleri daha doğru kavrama imkanına sahip oluruz. Mesela; mürettep 11 Eylül 2001 olayının akabinde ABD etBaşkanı Bush'un ve Temmuz 2005'te İngiltere Başbakanı Blair'in söylemiş oldukları: "Bu bizim hayat tarzımıza yönelik bir saldırıdır." sözünün ne anlama geldiğini daha iyi kavrayabiliriz.
Onların hayat tarzlarının yani milletlerinin ana
Millet bir topluluğun çevresinde toplandığı ve üzerinde yürüdüğü, bir diğer deyişle ictimaî ruhunun tabi olduğu, toplumun kendisinin de bağlı bulunduğu egemen prensipler ve tutmuş olduğu yoldur. Hakkı hak, bâtılı bâtıl, eğrisi eğri, doğrusu doğrudur; şu kadar ki, bâtıl hüsrâna, hak da güzel sonuca götürür. Demek ki, millet, toplumun kendisi değildir; ona 'cemaat, ümmet, kavm veya ehl-i millet' denilir.
la d
Kur'ân, hakkı tebliğ
Gözünün etrafındaki çizgiler saklamaya çalıştığı şefkatini açığa vuruyordu, ayağa kalktı.Degiştiremeyeceğiniz şeyi iç huzurla kabul edin.
Elinizden geleni değiştirme cesaretini gösterin ve özellikle bu ikisini birbirinden ayırma bilgeliğini edinin." "Değiştiremeyeceğiniz şeyi iç huzurla kabul edin.
Fazla vaktimiz yok," dedi Fernstein, "biyopsiden vazgeçiyorum, çok tehlikeli. Genç adamın bu küçük anomaliyle, bilimin de bu bilinmeyenle yaşaması gerekecek."