‘’Özneden bahsederken ne kastederiz? Demek istediğimiz, imgelemin, basit topluluk halinden çıkıp, bir yeti haline geldiği; dağıtılan topluluğun bir sistem haline geldiğidir. Veri, verinin ötesine geçen bir hareket tarafından ve bu hareketin içinde yeniden ele alınmış; zihin insan doğası haline gelmiştir. Özne icat eder, inanır; özne sentezdir, zihnin sentezidir.’’
‘’Veri duyulur olanın akışıdır, der Hume, bir izlenimler ve imgeler topluluğu, bir algılar kümesidir. Veri görünür şeylerin kümesi, görünüme karşılık gelen varlıktır, o harekettir, değişimdir, ne özdeşliği ne de yasası vardır. İmgelemden, zihinden, bunlarla ne bir yeti ne bir organizasyon ilkesi kastedilerek, böyle bir küme, böyle bir topluluk olarak bahsedilecektir. Ampirizm ayrık algıların bir topluluğu, hareketli bir art arda gelişi deneyiminden yola çıkar.’’
''Özne icat eder, özne yapaylaştırandır. Öznelliğin çifte gücü budur: inanmak ve icat etmek; gizli güçlere ihtimal vermek, soyut, ayrık güçler varsaymak. Bu iki anlamda, özne normatiftir: Normlar ya da genel kurallar yaratır.''