Spoiler içermez.
5/10
·240 syf.··
2026 36. kitabı
Felsefe, şiir, resim, müzik, edebiyat, tiyatro, doğa ve Japon kültüründen esintilerle dolu bir kitaptı. Ancak okurken insanı sıkabilecek de bir kitap eğer derin kitaplar okumayı sevmiyorsanız asla size hitap etmez. Benim için biraz karışık bir okuma deneyimi oldu. Kitabı bitirdiğimde ne tamamen sevdiğimi ne de tamamen sevmediğimi söyleyebilirim tek emin olduğum şey okurken biraz sıkıldığım... Bazı bölümlerinde yer alan cümleler etkiledi beni ama genel olarak çok da sevemediğim bit kitap oldu. Yine de kitabın edebi değerini inkâr etmek elbette mümkün değil. Özellikle klasik Japon edebiyatını seven, sakin ilerleyen ve bolca düşünsel çözümleme içeren eserlerden hoşlananların sevebileceğini düşünüyorum. Aslında kitabın atmosferi ve hikayesi güzeldi. Ancak hikâyenin ilerleyişinden çok düşüncelere ve gözlemlere odaklanılması, kitaba bağlanmamı zorlaştırdı biraz. Kısaca konusunu anlatayım: Bir ressamın, sanat üzerine düşünmek ve doğayla bütünleşmek adına dağlık bir bölgede yer alan bir kaplıcaya yaptığı yolculuğu ve o kaplıcada kaldığı sürece edindiği tecrübeleri anlatıyor. Ama dediğim gibi, kitapta öne çıkan şey konunun ilerleyişi değil; tamamen felsefi boyut.
1000Kitap
Üç Köşeli DünyaNatsume Soseki · Tokyo Manga · 20251,933 okunma
Biomortem
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Serkan Karaismailoğlu.. Her kitabı benim için o kadar özel ki.. yine 2 günde bitirip keşke hiç bitmeseydi diye üzüldüm. Keşke seri olup devamı gelse diye düşündüm ki sanırım bir serinin ilk kitabıymış. Umarım öyledir. Her satırı çok güzeldi ama benim için en vurucu olanı şu ayeti bilimsel olarak ispat etmesiydi. Bakara 28 der ki, Allah’ı nasıl inkâr edersiniz ki; ölü idiniz (cansız birer varlıktınız), sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, sonra tekrar diriltecek ve nihayet O’na döndürüleceksiniz."
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,805 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
“-Karımın mı? Onun benim karım olduğunu kim söyledi size? Ben bekar biriyim, genç adam. Yani kendim aşığım... Anlayacağınız iş böyle..." Karısının peşindeyken bile onun kimliğini inkar eden kocanın içine düştüğü gülünç durumu gösteren bir diyalog.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Bahar Yayınları · 20055,5bin okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 02:13
bu kitabı okurken en başından beri içime oturmayan bir şey vardı. nietzsche’nin anlatmak istediği fikirlerin büyüklüğünü inkâr etmiyorum ama sunuş şekli bana gereksiz derecede ağır ve dağınık geldi. zerdüşt karakteri üzerinden sürekli “üst insan”, “kendini aşma” gibi kavramlar dönüp duruyor ama çoğu yerde sanki bir düşünceyi net anlatmak yerine etrafında dolaşıp duruyor. bu da okumayı benim için yorucu hale getirdi. bazı bölümlerde “tamam şimdi bir şey söyleyecek” diyorsun ama ya metafora boğuluyor ya da birden yön değiştiriyor. dil açısından da beni içine çeken bir akış yoktu. felsefi metin olduğunu biliyorum ama yine de bir noktada okuyucuya tutunacak bir ritim bekliyor insan. burada o ritim bana hiç geçmedi. en çok zorlandığım şey ise sürekli tekrar eden “insanlığı aşma” fikrinin bazen motive edici değil, daha çok baskıcı hissettirmesiydi. sanki insanı geliştirmekten çok, sürekli eksik hissettirmeye çalışıyor gibi. açık konuşmam gerekirse, bu kitap bana “derinlik”ten çok “fazla yüklenilmiş anlam” gibi geldi. belki felsefi olarak güçlü bir metin ama benim okuma deneyimimde karşılığı olmadı. sonuç olarak: fikrini anlıyorum ama benim için okunması keyifli değil, daha çok zorlayıcı ve yorucu bir deneyimdi.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Puan vermedi·349 syf.··
2026 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:53
Bakara Suresi tefsirinin 3. cildini de bitirmiş oldum. her satırını sindirerek okuduğum bir kitap oldu. Naçizane tavsiyem, bu eserin kesinlikle not alınarak okunması yönündedir. Konuyla ilgilenen herkesin satın alıp kitaplığına katması gereken çok başarılı bir tefsir çalışması. İyi ki okumak nasip oldu; konuları derinlemesine inceliyor ve çok güzel örneklerle açıklıyor. Kitapta 49 ile 89. ayetlerin tefsir açıklamaları yer alıyor. Kur'an-ı Kerim'in evrensel olduğunu, her döneme ve her kesime hitap ettiğini, kıyamete kadar da tek hak kitap olarak kalacağını bu eseri okurken bir kez daha derinden hissediyorsunuz. Şimdi, kitaptan çok beğendiğim bir bölümü sizlerle paylaşarak sözlerimi noktalamak istiyorum:" Allah (cc) ne buyuruyor ? “Yoksa siz, Kitabın bir bölümünü inanıp da bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz ? “ Tüm ayetler, hadisler ve tarihsel veriler,böyle seçmeci bir yaklaşımı reddeder.Bir kişinin,ayetlerin işine gelen kısımlarıni alıp,diğerlerini “mensup” diyerek geçersiz sayması; Allah’ın kelamının bir bölümünü geçersiz ilan etme cüreti göstermesi ; kendi teorisini vahyin önüne koyması ciddi bir inanç problemine işaret eder. Eğer bu tutum küfür değilse, küfür nedir ?
1000Kitap
Bakara Suresi Sohbetleri 3Nouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 2025170 okunma
Giyotinin Gölgesinde Bir İnsan
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:50
"Kitap bittikten sonra insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor. "Bir insanı öldürmek yanlışsa, bunu bir bireyin yapmasıyla bir devletin yapması arasındaki fark tam olarak nedir?" Bu soru, kitabı bitirmeme rağmen peşimi bırakmıyor..." Bu kitap, aslında bir idam hikâyesi değil ölümün gölgesinde insan kalabilmenin hikayesidir. Hugo mahkûmun ne suç işlediğini özellikle söylemiyor. Çünkü onun amacı suçu yargılamak değil cezanın kendisini sorgulatmaktır. Kitabı okurken bir katilin bir hırsızın ya da bir suçlunun zihnine değil, yaklaşan ölüm karşısında titreyen bir insanın zihnine gireriz. Kitap boyunca en çarpıcı nokta idamın yalnızca birkaç saniyelik bir infaz olmadığı gerçeğidir. Asıl idam kararın açıklandığı gün başlar. Mahkûm her geçen saat biraz daha ölür. Her çalan saat, her açılan kapı, her ayak sesi onu giyotine birkaç adım daha yaklaştırır. Hugo fiziksel ölümden çok psikolojik işkenceyi anlatır. Kitabın en sarsıcı taraflarından biri de insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini bütün çıplaklığıyla göstermesidir. Mahküm bazen umutlanır, bazen inkar eder, bazen öfkelenir, bazen de kaderine teslim olur. Bu yönüyle kahraman sadece bir mahkûm değildir. O ölümün geleceğini bilen ama zamanını bilmeyen her insanın sembolüdür. Son sayfalarda kızına duyduğu özlem ve geride bırakacaklarının ağırlığı, kitabı siyasi bir metnin ötesine taşır. O noktada artık bir suçlu görmeyiz. Bir baba görürüz. Bir insan görürüz. Ve Hugonun vermek istediği mesaj tam da burada ortaya çıkar. Devlet bir bedeni öldürebilir ama hiçbir zaman bunu insani bir eylem hâline getiremez.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma