Peygamberini çocuğunu tanıdığı gibi tanımak
"Kendilerine kitap hediye ettiklerimiz, O'nu öz çocuklarını tanır gibi tanırlar." (Bakara, 2/146; En'âm, 6/20)
Alıntı
Kadınlar (ve erkekler), “Ben (o/onlar) yapabileceğimin (yapabileceğinin/yapabileceklerinİn) en iyisini yaptım (yaptı/yaptılar),” diyerek eski olayların üzerine bir son çizgi çekmeye çalışma eğilimindedirler. Ama, “yapabileceklerinin en iyisini yaptılar,” demek bağışlayıcılık değildir. Hem bu doğru olsa bile, bu türden buyurgan ifadeler iyileşme olasılığını engeller. Derin bir yaranın üstüne turnike uygulamaya benzer. O turnikeyi uzun bir süre aynı yerde bırakmak kan dolaşımını engelleyeceği için kangrene neden olur. Kızgınlığın ve acının inkâr edilmesi İşe yaramaz.
Sayfa 401·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnkâr edilmiş uygarlıklardanım Ben ne zaman seni sevsem Fail-i meşru gider yandaşlarım... Hitabetim korsan Yazıtlarım yasaklı Dilim sakıncalı Kimliğim yitik
Sayfa 67 - Weşanên Arya·Kitabı okuyor
Şiir
Fâtiha-5: اِیَّاكَ نَعْبُدُ وَاِیَّاكَ نَسْتَعٖینُ ؕ Meali: (Ey Rabbimiz!) Yalnız sana (ibadet ve itaatle) kulluk eder ve (her hal ve ihtiyacımızda) ancak senden medet umar/yardım dileriz. Bu âyet inananların Allah’a verdiği bir taahhüttür. Bilmemiz gerekir ki Allah’a kulluk, yalnız O’na ibadet etmekle değil, hem ibadet hem de emir ve yasaklarına itaatle gerçekleşir. Çünkü Allah, yalnız ibadet ilâhı değildir. Bunun içindir ki İslâm “lâ ilâhe illallah” ile başlar, “iyyâke na‘büdü” ile yürürlüğe girer. Kur’an’da birçok yerde Allah’a kulluk emredilir. Çünkü insanları, bütün emirlerine itaatte kul etme hakkı ancak O’nundur. Zaten Allah da insanları bunun için yaratmıştır.{2} Çünkü Bir’e kul olmayan bine kul olur; Allah’a kullukta yücelik ve hürlük, kula kullukta ise esaret ve küçülme vardır. Seyyid Kutub, tefsirinde; “Öyle bir zaman gelir ki insanlar, Allah’ı sözde inkâr etmeyebilir, O’na ibadeti de terketmezler ama o ibadeti ya birine gösteriş olarak yaparlar, ya helal ve haramı (serbestlik ve yasakları) tayin ve ilanda, başkalarının İslâm’a aykırı emirlerine istekle itaat ederler ya da İslâm’a aykırı olarak bir kimseye sığınmak ve ondan bir pâye elde etmek isterler ki {3} bu durumda onları rab kabul etmiş, onlara tapmış ve kulluk etmiş olurlar.{4} Böylece ‘müslümanım’ dedikleri halde –Allah korusun– şirke düşerler.” der. “İslâm öncesi Arap müşrikleri de ideolojileri yönünden Allah’ı inkâr etmiyorlar fakat O’nun, hayatlarında hükümleri geçerli olan Rab olmasını kabul etmiyorlardı. İşte Allah’a Rab, Mâlik (Hükümran) ve tek İlâh olarak{5} inanmamak şirk olur.”{6} Dipnotlar: Dipnot 2: bk. 51/56 Dipnot 3: bk. 4/139; 35/10 Dipnot 4: bk. 9/31 Dipnot 5: bk. 112/1-4 Dipnot 6: (Seyyid Kutub, VIII, 284). bk. 2/107, 138; 5/52; 6/102; 12/40, 106; 16/49, 52; 29/25; 39/64, 65;
Kitap Alıntısı
“Bülbülde biçim var”dedi kendi kendine,koruluğun içinden yürüyüp giderken,”orası inkar edilemez;ama duygu var mı?Korkarım hayır.Aslında o da bütün sanatçılar gibi baştan aşağı içtenliksiz üslup.Kendini başkaları uğruna feda etmez.Tek düşündüğü şey müzik ve herkes bilir ki sanat bencildir.
Sayfa 34·Kitabı okudu