İlişki kurmak ve devamını sağlamak ne kadar zorlu.
Kimi zaman özerklik, bireye değer verilmesi ve aşk duygusunun varsaydığı bağımlılık arasında neredeyse bir uyuşmazlık vardır. Seviliyor olmak, aynı zamanda ötekinin "değer vermesi", ondan onay ve kabul görmektir; fakat aşk gelişebilmek için bu kabulün eksiksiz olmasına mı ihtiyaç duyar? Durum bu olduğunda, bu yeniden bir bağımlılık biçimi almaz mı ("ben" "sen"in bakışına bağımlıdır)? Tersine, eğer ötekinin bakışı fazla "gevşek"se, yeterince sıkı, onaylayıcı, çok yakınımızda değilse, aşk eksikliği çekmez miyiz, kendimizi neredeyse inkâr edilmiş saymaz mıyız? Memnuniyet ile ketlenme arasındaki, özgürlük ile ötekini arzulama arasındaki gerilimlerin kaynağının aşkın kendisi olduğunu saptamaya bizi yönelten de budur.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
İlişkiler
insan her şeyin tek ölçüsü olarak kabul edilince, bu hümanizm, ferdî veya sosyal bir hayat düzeninin adı olur. Tabiatüstü hiçbir gerçeği kaale almayan Tanrısız bir hümanizm. Tanrı’yı, ya topyekûn agnostik bir tutum için paran­teze alır, yahut düpedüz inkâr eder. .
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şeytan kötülüğün sebebi değil bahanesiydi.
Sayfa 136·Kitabı okuyor
Çünkü ne kadar gülünç olursa olsun, biz yine hayatı tam inkâr edemiyoruz. Onda kafamızın vehimleri olsa bile, iyi, kötü diye kıymetler arıyoruz. Aşka, ihtirasa yer veriyoruz. Sanatkârcasına yaşamanın, küçük hesap ve israflarda kaybolmanın farklarını buluyoruz.
Sayfa 132 - Dergah Yayınları 40. Baskı: Kasım 2022
Enbiyâ Suresi 94. Ayet-i Kerîme
Bu durumda her kim mümin olarak dünya ve âhiret için yararlı işler yaparsa çabası asla inkâr edilmez, biz onu yazmaktayız.
Din
"Aile denen, varlığı inkâr edilemez olan o birlik, yıllar içerisinde birer birer azaldı. Ansızın bir başıma kaldığımı hatırlayınca gözlerimin önündeki her şey birer birer gerçekliğini yitirdi. Doğup büyüdüğüm odada ben bir başıma otururken zamanın böyle geçip gitmesi şaşırtıcıydı."