Puan vermedi·128 syf.·
2026 453. kitabı
Olan şeyler, olabilecek bazı şeylerin yolunu açarken, bazı şeylerin yolunu tıkar. Olmayan şeyler ise, bazı şeylere—olmak imkânını kuvvetli bir şekilde taşısalar bile—fırsat vermez Mehmet Erte Dört bölümle karşılıyor okuru erte Delik: Kitabın ilk bölümüdür. Sıradan olayların paranoyak bir zihnin işleyiş süreci içinde, ironik ve paranoyak Bir zihin süzgecinden geçirerek gerçek soyutu altüst edern eden bir dille öyküleştirilmesini kapsar İnsan nereden devam edebilir? S:22
Hikaye (Öykü) Edebiyat
Bakışın Kirlettiği AynaMehmet Erte · Yapı Kredi Yayınları · 200843 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 4144. kitabı
Kitabın ismi ve çıkış fikri bende büyük bir merak uyandırmıştı. Farklı coğrafyalar, ambulans mesleğinin içinden ilginç anılar ve insan hikâyeleri okuyacağımı düşünerek başladım. Ne yazık ki beklentimle karşılaştığım metin arasında ciddi bir fark vardı. Kitabın temel fikri aslında ilgi çekici olsa da anlatımın dağınık olması okuma keyfimi oldukça azalttı. Olaylar arasında geçişler zaman zaman kopuk hissettirdiği için hikâyeye tam anlamıyla odaklanamadım. Daha planlı bir kurgu ve akıcı bir anlatımla çok daha etkileyici bir eser ortaya çıkabileceğini düşündüm. Beni en çok zorlayan nokta ise dil ve anlatım oldu. Cümlelerin daha özenli kurulması, metnin editoryal açıdan daha sıkı çalışılması gerektiğini hissettim. Yer yer tekrarlar ve anlatımdaki düzensizlik, kitabın vermek istediği duygunun önüne geçti. Elbette her kitap her okura hitap etmeyebilir. Benim için maalesef beklediğim etkiyi yaratmadı ve okuma sürecinde sık sık kopmalar yaşadım. Güçlü bir fikir taşımasına rağmen, anlatım ve kurgu açısından daha derli toplu bir çalışmayla çok daha başarılı olabileceğine inanıyorum. Benim için biraz zaman kaybı hissi yaratan bir okuma oldu. Fikrine değil, işleniş biçimine takıldığım kitaplardan biri olarak aklımda kaldı. Daha güçlü bir editörlük sürecinden geçseydi çok daha fazla okurun beğenisini kazanabilecek bir eser olabilirdi.
Ambulansla Dünya TuruMelida Tüzünoğlu · April Yayıncılık · 201123 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·
Değerli dostlar, Heyecanla beklediğimiz, kıymetli hocamızın "İslam ve Hayat" adlı eseri yayımlandı. Bu eser, adeta karanlıkta yolumuzu aydınlatan bir aracın uzun farları gibi önümüzü görmemize, istikametimizi daha net belirlememize vesile oluyor. Rabbim hocamıza sağlık, afiyet ve bereketli bir ömür ihsan eylesin. Yolumuzu aydınlatan, ufkumuzu genişleten ve bizlere rehberlik eden nice güzel eserler kaleme almasını nasip eylesin. Amin "İslâm; insanın, fıtrat / yaratılış düzeni üzere, bir başka ifadeyle; ruh-beden, akıl ve vicdanının gereklerine göre hayatı yaşamasıdır. Bu manada İslâm, evrendeki ilâhî düzenin; insan hayatındaki izdüşümü mesabesindedir. Ne var ki diğer varlıklar; istem-dışı (zorunlu olarak) bu yaratılış düzenine tâbî olarak varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürürken; insanoğlu, yaratıcı kudret tarafından biyolojik yaşamında bu kurallara zorunlu olarak tâbî kılınmış, ancak manevî / ahlakî yaşamında kendi irade ve isteğiyle yaşama özgürlüğüne ve sorumluluğuna sahip kılınmıştır. İnsanın bu özelliği; bir taraftan ona özgürlüğü armağan ederken, diğer taraftan da sorumluluğu getirmektedir ki insanın sınav alanı da burasıdır. Bu sınav, insanoğlunun; hayatın her alanında ve bütün faaliyetlerinde, yaratan ve yaratılanlarla iletişiminde, insanîliği, ahlakîliği gözetmesidir.
İslam ve HayatHasan Elik · Marmara Akademi Yayınları · 20260 okunma
Gerçekler farklı olabilir
Puan vermedi·76 syf.··
2026 32. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 10:36
Sevgili kitap dostlarım, Bugün sizlerle, Penceredeki Yüzler adlı eseri üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır; bazıları ise insanın içine yerleşir, uzun süre sessizce konuşmaya devam eder. Bu eser, benim için ikinci gruba dâhil olan kitaplardan biri oldu. Cuma Bozkurt, bu romanında yalnızca karakterlerin hikâyesini anlatmıyor; aynı zamanda her insanın içinde taşıdığı görünmeyen yaraları, özlemleri, pişmanlıkları ve umutları da satır aralarına ustalıkla işliyor. Kitabın adı olan “Penceredeki Yüzler”, aslında hayatın penceresinden birbirine bakan ama çoğu zaman birbirini gerçekten göremeyen insanları simgeliyor. Her pencerenin ardında farklı bir hayat, farklı bir acı ve farklı bir bekleyiş olduğunu hatırlatıyor. Romanın konusu, hayatın farklı dönemlerinden geçen insanların yollarının kesişmesini ve bu karşılaşmaların onların iç dünyalarında meydana getirdiği değişimleri merkezine alıyor. Günlük hayatın sıradan gibi görünen olayları üzerinden insan ruhunun derinliklerine inen yazar, okuyucuya “Ben olsaydım ne yapardım?” sorusunu sık sık sorduruyor. Hikâyenin en güçlü yönlerinden biri de karakterlerin yapaylıktan uzak, gerçek hayattan alınmış gibi canlı ve samimi olmasıdır. Beni en çok etkileyen taraf ise, insanların çoğu zaman dışarıdan görünen yüzleriyle değil, görünmeyen yükleriyle yaşadığını hissettiren bölümler oldu. Yazar, kimseyi yargılamadan; her insanın bir hikâyesi, her sessizliğin bir sebebi olduğunu zarif bir dille anlatıyor. Bu yaklaşım, okurun empati duygusunu güçlendirirken, insan ilişkilerine daha derin bir pencereden bakmasını sağlıyor. Kanaatimce yazarın okuyucuya vermek istediği asıl mesaj şudur: İnsanı anlamadan onu değerlendirmek büyük bir eksikliktir. Hayat, yalnızca görünenlerden ibaret değildir; her yüzün
Penceredeki YüzlerCuma Bozkurt · Play Kitaplar · 202531 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2026 27. kitabı
Tarımla ilgili bir kitap olması ilgimi çekmişti. Kendi bahçemde de aktif kullandığım kimyasaldan uzak, doğayala iç içe bir tarım yöntemi üzerine güzel bilgiler mevcut. Benzeri bir kitap da öğrencisi tarafından yazılmıştı. Temel mantık aynı elbette. Doğayı taklit et, olabildiğince insan müdahalesinden kaçın. Bırak doğa kendini tedavi etsin. Kitabın edebi boyutu yok elbette. Kısa notlar halinde net bilgileri yazıp aynı kitabı kısa bir dergi olarak da yayınlayabilirlerdi. Elbette ticari kaygılar vardır. Ama kısa bir özet yeterliydi. Bir kereye mahsus olarak okunur.
Ekin Sapı DevrimiMasanobu Fukuoka · Kaos Yayınları · 2006168 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Bazı kitaplar vardır; bittiğinde kapağını kapatırsınız ama anlattıkları uzun süre sizinle kalır. Anlaşılmak Şifadır benim için tam da böyle bir kitaptı. Gülseren Budayıcıoğlu'nun danışan hikâyelerini anlattığı kitaplarını yıllardır severek okuyorum. O hikâyelerde insan ruhunun ne kadar derin, karmaşık ve bir o kadar da kırılgan olduğunu her defasında yeniden görmüştüm. Bu kez ise danışanlarının değil, Gülseren Hanım'ın dünyasına misafir oldum. Mert İnan'ın gerçekleştirdiği bu söyleşide; çocukluğundan gençlik yıllarına, meslek hayatından özel yaşamına kadar uzanan yaşam yolculuğunu okurken samimi bir sohbeti dinliyormuş gibi hissettim. Sayfalar ilerledikçe yalnızca onun hayatına değil, insan ruhunun en görünmez köşelerine de bir yolculuk yaptım. Çocukluğun bıraktığı izlerden ilişkilerde taşıdığımız yaralara, aşkın karmaşık dünyasından değersizlik duygusuna, depresyondan mutluluğun peşindeki arayışımıza, kadına şiddetten dijital çağın yalnızlıklarına kadar hayatın içinden pek çok konuya değiniliyor. Üstelik bunu akademik bir dille değil; sanki karşılıklı kahve içiyormuşsunuz da size içtenlikle hayatı anlatıyormuş gibi bir sıcaklıkla yapıyor. En sevdiğim yanı ise okura bir şeyler öğretmeye çalışmamasıydı. Hayatı anlatıyor, insanı anlatıyor ve gerisini sizin kalbinize bırakıyor. Belki de bu yüzden okurken sık sık satırların altını çizdim. Çünkü bazı cümleler yalnızca okunmuyor; insanın içine yerleşiyor, düşüncelerine karışıyor ve uzun süre orada kalıyor. Bazen kendime döndüm, bazen geçmişime. Bazen de çevremdeki insanları, onların kırgınlıklarını ve sessizliklerini daha iyi anlamaya çalıştım. Kitabı bitirdiğimde elimde yalnızca psikolojiye dair bilgiler değil, kendime dair küçük farkındalıklar da vardı. Ve bir kez daha anladım ki insanın en büyük ihtiyacı kusursuz olmak
Anlaşılmak ŞifadırGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 202638 okunma