Puan vermedi
Honoré de Balzac’ın "Goriot Baba" romanı,yalnızca bir babanın kızlarına duyduğu sınırsız sevgiyi değil,paranın ve toplumsal hırsın insan ilişkilerini nasıl acımasızca çürüttüğünü anlatan sarsıcı bir eserdir. Goriot Baba,bütün servetini kızlarının mutluluğu ve toplum içinde saygın görünmeleri için harcar.Fakat para bittiğinde,sevgi sandığı bağların ne kadar çıkar üzerine kurulu olduğunu acı biçimde görür.Kızları onun fedakârlığını bir baba sevgisi olarak değil,bitmeyen bir kaynak gibi tüketirler. Balzac burada sadece bir aile dramı anlatmaz;Paris sosyetesinin iki yüzlülüğünü, sınıf atlama arzusunu,paranın ahlakı nasıl bastırdığını ve insanın en kutsal bağları bile menfaat uğruna nasıl feda edebildiğini gösterir. Romanın en çarpıcı yanı,Goriot Baba’nın sevilmediğini bile bile sevmeye devam etmesidir.Bu yönüyle eser,baba sevgisinin yüceliğini gösterirken aynı zamanda kör fedakârlığın insanı nasıl tüketebileceğini de sorgulatır. “Her şeyi,her şeye katlanan birinin sırtına yüklemek”cümlesi romanın ruhunu çok iyi özetler.Çünkü bazı insanlar sevdikleri için o kadar çok susar, katlanır ve verir ki; sonunda herkes onların dayanıklılığını hak edilmiş bir borç gibi görmeye başlar. "Goriot Baba", sevginin, fedakârlığın ve çıkar ilişkilerinin iç içe geçtiği,okurken insanın aile, vefa ve insan doğası üzerine derin derin düşündüğü unutulmaz bir klasiktir. "Goriot Baba",bir babanın sınırsız sevgisinin ve çocukları uğruna kendini tüketişinin acı hikâyesidir. Balzac bu romanda sadece bir aile dramı anlatmaz; paranın, statü hırsının ve çıkar ilişkilerinin en kutsal bağları bile nasıl aşındırdığını gösterir. Goriot Baba’nın trajedisi, çok sevmesinden değil; karşılıksız sevgiyi bile sadakat sanmasından doğar. Bu yüzden roman, yalnızca baba sevgisini değil, fedakârlığın sınırlarını
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
Kitap Adı: Dört Duvar Beş Pencere Yazar Adı: Cemil Kavukçu Sayfa Sayısı: 120 Kitap Türü: Öykü / Hikaye Buradaki yerel kütüphaneye yolum düşünce, daha önce okumadığım kitaplara göz gezdirmeye karar verdim. Derken iki kitaba takıldı gözüm: Biri bu kitap, diğeri ise bir sonraki sefere kalsın. Daha önce hiçbir kitabını okumadığım Cemil Kavukçu'nun kalemiyle böylece ilk kez tanıştım. Yazıları bana oldukça yalın, içten ve samimi geldi. Okurken insanı hiç yormuyor, hikayeler akıp gidiyor. Sanki biri yanıma oturmuş da, o öyküleri bana anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyelerde abartıya yer yok, yaşanmış gibi, doğal ve sıcak. Kitapta toplam 12 hikâye yer alıyor. İçlerinden en çok Dört Duvar Beş Pencere, Çizgi İçi ve Avludaki Tren dikkatimi çekti. Her biri kendine has bir atmosfer taşıyor. Özellikle karakterlerin duyguları, iç dünyaları öyle güzel yansıtılmış ki, kimi yerde durup düşündüğümü fark ettim. Bu kadar spoiler yeter. Kitaptan beni etkileyen bazı alıntılar ise şöyle: -Biraz düşünün, biraz yorgundur ve kırgındır. -Avlumuzdan bir tren geçmişti ama sen küçüktün. -Yazmaya başladığım nereye gideceğini bilmediğim ve bir noktada tıkanan bir öykünün, beni tedirgin eden havasından kurtulmak için dolmuştaydım. -Bütün umutlarını yitirmiş biri gibi oturuyordu; omuzları, dudakları, kasları, yüzündeki çizgiler… hepsi sarkmıştı. -Kimseye etmem ben şikayet, ağlarım kendi halime. -Hepimiz gülerken o başlıyordu ağlamaya. ‘Boşver’ dedikçe biz, o daha da çok ağlıyordu. -Bu umutsuz yolu daha önce denemiştim. -Ne yazık ki başka yollarda yürüyoruz, demiştim. -Çünkü ikisinin de rengi siyah, dedim. Bazen farklı yazarların kitaplarına şans vermek gerek. Bu da benden olsun: "Herkes kendi hikâyesinde ya var olur ya da yok olur. Var etmek zor gelince, yok olmak kaçınılmazdır." Aylin Özgür
1000Kitap
Dört Duvar Beş PencereCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2024130 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·410 syf.·
2026 47. kitabı
Tüm kayıplara, ayrılıklara, hüzünlere, yok oluşlara, acımasızlıklara, zamansızlıklara rağmen sıcacık bir kitaptı. Samimiydi. Tüm karakterler yaşananlar çok gerçekti. Okurken hep bir merak söz konusuydu. Peri ve Abdullah'ın etrafında birleşen hayatlar...Okurken ya şöyle olsaydı denilen yerler...Hayatın onlara getirdikleri ve onlardan götürdükleri üzerine düşünmeler. Hayatlarının geç döneminde de olsa kavuşmaları en güzeli. Masalsı bir roman. Duygularla bezenmiş, insanı içine alan. Okumak şimdiye kısmetmiş, okuru bol olsun. Hissettirdikleri çok derindi. Derinlik arayanlar, satırlarda kaybolmak isteyenler mutlaka okusun.
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma
Spoiler yok.
9/10
·%27 (23/84 syf.)··
Beğendi
Kitap başlarda biraz zorluyor insanı, gerek dili gerekse akışı olsun biraz alışmak ve anlamak gerekiyor. Ancak 3-5 sayfa okuyunca tamamen hakim oluyorsunuz dile de olayın akış tarzına da. Hem güldüren hem şaşırtan en çokta günümüzde hala yaşanılan şeylere çok benzer bir hikayeye tanık oluyorsunuz. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizahı zaten çok güçlü bunu birçok defa okumuştum ama bu romanda toplumsal eleştiriyi mizahla birleştirme biçimini bizzat okuyarak hayran kaldım. Sahiden de çok büyük bir isimmiş, kıymetini bilememek benim ayıbım olsun... Sanırım Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kaleminden okuduğum ilk eseri bu ancak o kadar geç kalmış bir tanışıklık oldu ki kendime çok kızıyorum daha önce okumadığım için. PDF olarak okumuştum bu kitabı fakat kütüphanem için mutlaka alacağım bu ve diğer tüm eserlerini. Kısaca konuya değinirsem eğer: İnsanların batıl inançlara ve sözde doğaüstü güçlere ne kadar kolay inanabildiğini konu alan mizahi bir roman. Mahallede "efsuncu" olarak tanınan Ebulfazl Enveri'nin etrafında gelişen olaylar üzerinden hurafeler, aldatmacalar ve insan zaafları anlatılıyor. Aradan geçen onca yıla rağmen anlattığı insan tiplerinin hâlâ günümüzde karşımıza çıkabilmesi de kitabı şaşırtıcı derecede güncel hissettiriyor. Öyle güzel işlenmiş ki hikaye hayran kaldım gerçekten çok çok sevdim. Kısacık bir kitap ama insanda çok büyük etkiler bırakıyor. Özellikle son 5 sayfa falan inanılmazdı. Çok büyük keyifle okudum. Muhakkak okuyun.
1000Kitap
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Moby Dick
8/10
·888 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:19
Kitap sadece bir balina avı macerasından çok daha öte, derin bir insan psikolojisi ve bir takıntı hikayesi. Hırsı, nefreti ve sadakati okuyoruz. Yazar aralarda denizcilik ve balinalar hakkında çok detaylı bilgiler veriyor, buralarda tempo biraz düşüyor doğrusunu söylemek gerekirse. Ama geminin atmosferi, dostluklar ve karakterlerin derinliği insanı öyle bir içine çekiyor ki bir süre sonra siz de o güvertede gibi hissediyorsunuz. Klasik okumayı seven, "şöyle karakterleri ve atmosferi sağlam bir kitaba gömüleyim" diyen herkesin mutlaka kitaplığında olması gereken bir eser. Okurken sabrettiğiniz her sayfaya sonuna kadar değiyor, kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Moby Dick Ya Da BalinaHerman Melville · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 344. kitabı
Fyodor Dostoyevski, Ölüler Evinden Anılar (Zapiski iz Myortvogo Doma) adlı bu otobiyografik, sarsıcı ve belgesel niteliğindeki başyapıtında, yazarın bizzat kendi çarptırıldığı Sibirya'daki kurgusal bir hapishane olan Omsk kampında geçirdiği dört yıllık kürek mahkûmiyeti dönemini ve oradaki acımasız yaşam koşullarını konu alır. Yazar; soylu bir mahkûm olan Aleksandr Petroviç Goryançikov’un gözünden, her sınıftan, dinden ve kökenden gelen katillerin, hırsızların ve siyasi suçluların kapalı bir alandaki hayatta kalma mücadelelerini anlatırken; insan ruhunun en karanlık ve en yüce yönlerini, özgürlük kavramının hayati önemini, sistemin insanı canavarlaştıran yapısını ve en ağır cezaevinde bile yok edilemeyen insanlık onurunu, Dostoyevski'ye özgü derin psikolojik gözlemler, felsefi sorgulamalar ve gerçekçi, sarsıcı bir edebi dille işler.
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma