İnsan, Şükran'ım, elde edebildikleriyle idrak edebildiklerinin amansız bir muharebesi içinde. İşte ben bu muharebeden mağlup ayrılıyorum, geride kendime zafer bırakarak.
Peygamber Efendimiz'in şu duası, kanaatin aslında nasıl bir zenginlik olduğunu özetler:
"Allah'ım! Beni rızkında kanaat edenlerden eyle."
Bu, daha fazlasına ihtiyacı olmadığı bilincine ulaşan bir kulun duasıdır.
Kanaatle zenginleşmek, aslında dünyaya karşı özgürleşmektir. Çünkü kanaatkâr insan, ne malın kölesidir ne de insanların elindekine muhtaçtır. Minnet etmez, hırsla tükenmez, kıyasla yorulmaz.
Kocamı sevemedim ben. Evlatlarımı sevemedim. Gelinlerimi sevemedim. Torunlarımı sevemedim. Kendimi de sevemedim. Gün boyu cigara içtim. Gırtlak kanseri olup da bu cigarayı tüttürmeye devam eden kaç insan vardır? Ben devam ettim. Yaşamak gibi bir derdim yoktu. Her gün "Öleyim Allah'ım artık" diye dua ettim.
Kaçtığım her yerde bir pencere arıyorum yağmuru seyretmek için.
Zira dinlemeyi bilirse insan yağmur cama vurdukça bir musiki terennüm eder ve kuşlar ilahi bir şiir söyler.