Reformist Yahudilik: Modern Yahudi akımları içinde en liberal kanadı temsil eden Reformist hareket, Aydınlanma ruhunun etkisiyle akılcılık, evrenselcilik ve ilerlemecilik gibi ilkeler üzerine kurulmuştur. Fakat bu ha reketin ortaya çıkışı, söz konusu teorik zeminden ziyade, Yahudi dinini ça ğın şartlarıyla uyumlu ve bilhassa dinden uzaklaşmaya başlayan Yahudiler için cazip hale getirmek amacıyla Alman Yahudi cemaatinin ileri gelenleri öncülüğünde ritüel üzerinde yapılan değişiklikler yoluyla olmuştur. Bu bağlamda, ı8ıo'lu yıllardan başlamak üzere, sinagog ibadeti ve Şahat kural ları ile ergenlik ve evlilik merasimlerinde çeşitli değişiklikler uygulamaya konmuştur. Muhteva ve biçim itibariyle Yahudiliğin Protestan Hıristiyan lığa benzetildiği bu değişimlerin başında ibadetin kısaltılması ve sıkı bir düzen doğrultusunda, erkeklerin yanı sıra kadınların da iştirakiyle, koro ve org eşliğinde icra edilmesi, ibadet sırasında -kadınların da anlayacağı şekilde- İbranice yerine yerel dile (Almanca) ağırlık verilmesi, hem erkek hem kız çocuklar için cemaate katılım amaçlı konfırmasyon merasimleri nin düzenlenmesi gelmektedir.
1840'lı yıllara gelindiğinde ise başta Abraham Geiger ve Samuel Hold heim olmak üzere, Yahudi dininin modern bilimsel metot ışığında incelen mesini savunan ve modern Yahudi araştırmalarının (Wissenschaft des Ju dentums) öncülüğünü yapan liberal görüşlü rabbiler tarafından bir takım teorik düzenlemeler ve yenilikler devreye sokulmuştur. Talmud'un otorite olma özelliği reddedilmiş, Yahudiliğin en ayırt edici özelliklerinden olan sünnetin ve Şahat kurallarının belli ölçüde terki savunulmuş, Yahudi teo lojisinin merkezinde yer alan seçilmişlik, vahyin değişmezliği ve kurtarıcı Mesih fikri ile kutsal topraklara dönüş ve Mabed'in yeniden inşasına yö
1. Kendinizi şanslı saymalıyız çünkü ölüm bizi ya hayattan daha iyiye ya da en azından daha kötü olmayana götürecektir. Ruh bendensiz yaşıyorsa, yaşamı ilahidir ve hisleri yoksa, kötü diye bir şey yoktur (Lactantius, Inst. 3.19.2).
Kendimizi şanslı saymalıyız çünkü ölüm bizi ya hayattan daha iyiye ya da en azından daha kötü olmayana götürecektir. Ruh bedensiz yaşıyorsa, yaşamı ilahidir ve eğer hisleri
yoksa, kötü diye bir şey yoktur (Lactantius, Inst. 3.19.2).*
Engizisyon'un cadılık davaları konusunda geleneksel uy gulamalardan kopuşunun önemi, bunun temsilcisi olan Inst ructio'nun ilk sözlerinden bellidir:
Her şeyin efendisi olan deneyim, bize açıkça öğretiyor ki, her gün sayısız piskopos, piskopos vekili ve engizitör tarafından, ca dılar, büyücüler ve malefici [şer işler] failleri aleyhinde açılan da valarda, yargılanan kadınlar kadar yargının saygın kesin hüküm ilkesine karşı da ciddi hatalar yapmaktadırlar. Kutsal Roma En gizisyonu Genel Kurulu ve Evrensel Engizisyon tarafından, kâfir sapkınlara karşı, doğru ve yasal bir şekilde yürütülmüş tek bir dava bile bulmanın zor olduğu uzun zamandır gözlenmektedir.