İntisap ve patronaj, bürokraside, orduda ve ilmiyyede sosyal ilişkilerin esas biçimidir. İnalcık bu yapıyı şöyle özetler: " ... genelde, Osmanlı patrimonyal toplumunda terbiye, kulluk, intisap sosyal ilişkilerin temeli olmuş hem patron hem kul için gerekli bir bağ oluşturmuştur. Patron için şöhretini ve mevkiini yüceltmek, kul için hayatta kalmak, ilerlemek için bu bağ esastı." Hoca/usta/sahip konumundaki erişkin erkekler ile şakirt/ çırak/köle konumundaki oğlanlar arasındaki ilişkiler farklı bağlamlarda farklı biçimler alsa da bu hiyerarşinin toplumsal, iktisadi ve politik gerekliliklerince şekillenir. Egemen konumdaki erkek, kendisinden aşağı konumdaki erkeğe bilgisini, deneyimini aktarır, onu korur ve hiyerarşinin üst basamaklarına yükselirken ona destek olur; karşılığında da tam bir adanma ve sadakat bekler. Egemen konumdakiler, güçlerini hep bir üstteki konumdan ve nihai olarak da sultandan devşirdiklerinden, bu konumdakilere erişebilmek için kıyasıya bir rekabet söz konusudur. Egemen konumdaki erkek çevresini seçerken de dikkatli davranmak durumundadır. İnalcık, işler kötüye gittiğinde sultanın, paşaların değil, onların musahiplerinin suçlandığından söz eder.