9/10
·216 syf.·
2026 28. kitabı
Her zaman bildiğimiz bir cümle vardır; ölümle yaşam arasındaki o çizgi. Felsefi bir söz olsa da bu kitap o sözü doğrulattı bana . İnsan dış dünyada yaşamak için bu kadar mücadele verirken neden iç dünyasında ölmek için çabalar ? Bir sebebe dayanması gerekiyor mu ? İntihar eden insanların çoğu dünyada bildiğimiz üzere , ölümle sonlanana kadar tekrar intiharlarını tekrarlıyorlar. Peki gerçekten az bir ömrümüzün kaldığını söyleseler bize bu sefer yaşayamadığımız hayatı yaşama cesareti gösterir , yaşama tutunmaya çalışır mıydık ? Yoksa zaten ölmeyi İsteyerek o günü mü beklerdik . Yaşamın yeni gününü mucizevi bir şekilde beklerdik. Ölümün geleceği o kısa vakti , yaşamımızı tekrar gözden geçirerek değerlendirir , cesaret edemediğimiz hayallerimizi yarım kalan hikayelerimizi tamamlaya çalışırdık . Yaşama bilincini bir deney üzerinde gerçekleştiren bu kitap ters köşe bitti . Sonu hüzünlü biticek sandığım bu kitabı okuduğum vakitte, son sayfaları büyük bir mutlulukla kapattım . Ölmek isteyen veronikanın içsel yaşam serüveni bütün okuyucuları umutlandırsın .
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Yabancı: Absürdizm,Yabancılaşma ve Bireyin Toplumla Çatışması
8/10
·128 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:30
Bundan yıllar önce Camus’nün Yabancı romanını üniversitede edebiyat ve felsefe dersimizde okuyup üzerine konuşmuş ve incelemeler yazmıştık. Bu seferki okumamda da eser hakkındaki fikirlerim büyük ölçüde değişmediği için kendi incelememi kısaltarak bir kısmının çevirisini buraya bırakıyorum. Başkahraman Meursault, toplumun yerleşik normlarına karşı oldukça kayıtsız bir karakterdir. Hayatı sürekli sorgulamaz; yaşamında meydana gelen olayları olduğu gibi kabul eder. Roman iki bölümden oluşur. İlk bölüm bir ölüm haberiyle başlar. Meursault annesinin öldüğünü öğrenir. Ancak bu haber karşısında büyük bir üzüntü ya da şok yaşamaz. Annesinin cenazesi sırasında kahve içer ve uyumak ister. Daha sonra Marie ile bir ilişkiye başlar ve annesinin cenazesinden hemen sonraki gün onunla sinemaya gider. Meursault’nun bu tavrı, Camus’nün ölüm anlayışıyla ilişkilendirilebilir. Camus’ye göre yaşamın kendisinde önceden verilmiş bir anlam yoktur; ancak bütün bu anlamsızlık içinde kesin olan tek gerçek ölümdür. Ölüm, yaşamın kaçınılmaz ve nihai sonucudur. Bu nedenle insanlar yaşadıkları sürece hayatın güzelliklerini deneyimlemeli ve yaşamlarını değerli kılmalıdırlar. Camus, ölümden sonra bir yaşam olduğuna inanmaz. Ona göre insanın görevi, ölümün kaçınılmazlığı karşısında özgürlük, tutku ve başkaldırıyla yaşamaktır. Bu nedenle Tanrı’ya inanmaz ve evrenin Tanrı tarafından yaratıldığı düşüncesini kabul etmeyi bir tür “felsefi intihar” olarak değerlendirir. Bu bakış açısı doğrultusunda Meursault, annesinin cenazesinde son derece sakin ve duygusuz görünür. Karakter, Camus’nün absürdizm anlayışını yansıtan bir yaşam görüşüne sahiptir. Toplumdaki diğer insanlarla aynı duyguları ve ahlaki değerleri paylaşmaz. Bu nedenle insanlar tarafından soğukkanlı ve duyarsız olarak görülür. Sonuç olarak
Alıntı
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2019137,1bin okunma
Reklam
4/10
·400 syf.··
2026 7. kitabı
Okudum evet ama bir de bana sorun Beni çok fazla rahatsız etti . Empati yaptığımda bu şekilde biri beni takip etse sanırım intihar ederdim erkek karakterin kendini tanrı olarak görmesi ayrı iğrençi insanların nasıl bunu beğendiğini anlamadım Rıza kavramı asla yok beni erkeklerden nefret ettirdi
Adeline’ın PeşindeH.D. Carlton · Lapis Yayınları · 20221,448 okunma
Özet
Puan vermedi
Kore edebiyatını okurken Kore’de hayatın bu kadar zor olduğunu bilmiyordum . Hem intihar oranı çok yüksek bir ülkeymiş hem de eğitim öğretime devam etmek zor ve baskıcı bir tutumdaymış . Kitabımıza gelecek olursak sakin akışta bir kitap okuduk ve inceledik. Youngju ile aramızda o kadar çok benzerlik var ki benim de en büyük hayalim bir kitap evi açmak . Roman tam bir karakter romanı ve karakterler de çok fazla bizden, Asya insanı. Kitapta en çok güzel güldüğüm karakter Jungseo saatlerce oturup sipariş vermemek için direniyor ama sonrasında kitapevi için yaptığı susemileri bağışlıyor. Youngju ‘nun annesi kitaptaki en gıcık olduğum karakter oldu
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Yine sabahlayrak kitap bitirdiğimiz birgün 2:50
10/10
·336 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:23
Hepinize selamm! Hizmetçinin ikinci kitabının incelemesiyle karşınızdayım. Hem spoilerli hem de spoilersiz olacak. Ona göre uyarı koyacağım. Öncelikle başlarında sıkıntıdan baygınlık geçirdim. Hizmetçi de başından itibaren olayların içine giriyorduk ve her bölüm sonu heyecanlı bitiyordu. Sürekli sayfaları çevirmek istiyordum. Ama bu kitapda böyle olmadı maalesef. Ne olduysa son 100 sayfada oldu. Ama o 100 sayfayı da soluksuz okuduğumu söyleyebilirim. Sonuyla Hizmetçi yi açık arayla geçti. Bakalım diğer kitapta ne olacak? SPOİLERLİ KISIM Şimdi... Okurken şöyle dedim Wendy şeytana pabucunu ters giydirir. Ama sonra fikrimi değiştirip Millie'nin daha tehlikeli olduğuna karar verdim. Kız iki dakikada iki insanın da sonunu getirdi. Ayrıca olayları bu kadar iyi planlayıp buna bir intihar süsü vermesi de zekiceydi. Öte yandan Wendy... Herşeyi güzel planlamıştı fakat belli ki sonunu hesaba katmamış. Hele o adam yok mu? Russell. Adamın ne ... olduğu belli değil. Karısını aldatacak kadar aciz, ama adam öldüremeyecek kadar iyi kalpli. Başta aldatıyor karısını sonra da "ben söylerim boşanırız, sonra da senle evleniriz" yok ya. Ee madem başta karına söyleseydin ben senden boşanacağım diye. Wendy'de keşke sevse adamı. Adamı sevdiği için yapmıyor ki. Wendy kendine koca aramıyordu, kocasını öldürmesine yardım edecek bir aptal arıyordu ve buldu. Tabi o adam bir "melek" çıkınca işi kendisi yapması gerekti, adam görevini yerine getirmemiş oldu ve o da bunu açıkça belirtmek için şu cümleleri kurdu: "Russel gülümsediyse de yüzünde bir gerginlik vardı. Douglas'ı öldürmek istemediğini saklamamıştı. Kendisi mutfakta saklanırken pis işi bana yaptırmasına hâlâ inanamıyordum. Eh, mutlu değilse şirret karısına geri dönebilirdi, ben kendime milyon dolarımın tadını birlikte çıkaracak yeni
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,3bin okunma
7/10
·164 syf.·
2026 21. kitabı
Gömülü Dev’den sonra okuduğum ikinci Kazuo Ishiguro kitabı. Uzak Tepeler, ilk kitabı olmasına rağmen oldukça başarılı, Nobeli var. İki kitabını da çok severek okudum hatta yazarın diğer kitaplarını da almayı düşünüyorum. Lütfen incelememi, kitabı bitirdikten sonra okuyun, çok ciddi spoiler içeriyor, işin bütün heyacanı kaçar, demedi demeyin. İngiltere’de yaşayam Japon kadın Etsuko’nun büyük kızı Keiko intihar etmiştir. Küçük kızı Niki, bu kayıptan sonra annesini ziyarete gelmiştir. Etsuko, Niki ile bağlarını güçlendirmeye çalışırken, bir yandan da 2. dünya savaşı sonrası Nagazaki’de ki yaşamına yolculuk yapar. Bu yolculukta komşusu Saçiko ve onun kızı Mariko ile kurduğu arkadaşlığı anlatır. Bir alt hikaye gibi görünmesine karşın, son sayfalarda gerçeği anlıyorsunuz. Dikkat Spoiler !!! Aslında Saçiko ve Mariko , Etsuko ve Keiko’dur. Aslında, Mariko ile iletişimini anlatırken, hep ayağına dolanan bir ipten bahsediyor, ama ben o ipin anlamını ancak sonunda anlayabildim, okurken bağlantı kuramamıştım. O ayağına dolanan ip, Keiko’num intihar ettiği iptir. Bunun yanında, savaş sonrası Japonya’ya dair çok güzel tespitler var. Amerika’nın onları nasıl değiştirdiği, aile yapılarını, düşünce yapılarını, okul kurallarını bozduğunu, özgürlük adı altında onları da kendilerine benzetmeleri anlatılmış. Okuyunuz, seveceksiniz…
Uzak TepelerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20181,938 okunma
Reklam
Reklam